• $7,4676
  • €9,0743
  • 441.694
  • 1565.01
15 Ekim 2012 Pazartesi

İstanbul'da bir küçük kesim kadeh kaldırdı

Bu yıl yedinci kez düzenlendi, 'İstanbul Kadeh Kaldırıyor' haftası. Doluca Grubu'nun ürettiği, ithal ettiği şarapları, dileyen şişe açtırma zorunluluğu olmadan kadehte  tadabildi.
Farkındayım, 'konjonktüre' uygun bir yazı olmayacak.
Tam da Kırıkkale Belediye Başkanı, AK Partili Veli Korkmaz, çarşı esnafı ile halkın, birahane ve içkili mekanların merkezde ticaret yapıyor olmasından rahatsız olduklarını, bu konuda sık şikayet aldıklarını belirterek, 'Halkımız, bunların kapatılmasını ya da şehrin dışına taşınmasını istiyordu. Biz de birahanelerin hayvan pazarı mevkiinde belirleyeceğimiz alana taşınması için çalışma başlatacağız' demişken.
Kısa bir süre önce de Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 'Biz Sağlık Bakanlığı olarak şu anda dikkati iki noktaya yoğunlaştırıyoruz. Aslına bakarsanız dört noktaya yoğunlaştırmaya çalışacağız. Bir, sigara kullanmayın. İki, alkol kullanmayın. Henüz girmedik bu konuya. Çünkü alkol, sigara kadar büyük bir sorun değil Türkiye'de. Bu konuya da gireceğiz. Ama sırası var' demişken.
Bakan Akdağ'ın, kimi hekimlerin 'günde bir kadeh şarap için' önerisine yönelik tepkisini de not etmeden olmaz:
'Sigara da bir zehir, alkol de bir zehir... Günde bir kadeh şarap öneren doktorlar da tamamen yanlış öneriyorlar. Açık söylüyorum, öyle bir şey yok. Bunlar uyduruk işler. Yok öyle bir şey diyorum. Bunlar ilgili firmaların yutturmacaları.'
Doluca Şarapları Yönetim Kurulu üyesi Sibel Kutman Oral ile birlikte, iki kadın oturduk şaraplarımızı yudumlayarak sohbet ettik dersem 'Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar iç' bedduasıyla veya tepkisiyle karşılaşır mıyız?
'Hala kadeh kaldırıyor mu İstanbul?' diye ilk sorumu soruyorum.
İlk yıl, 11 bin kadeh kaldırılmış, bu yıl 50 bin kadeh.
Bir haftalık etkinliğe birer kadehten hesaplasak, demek ki 50 bin kişi katılmış.
Sibel Kutman, 18 yaş üstü nüfusun yüzde 28'inin alkol tükettiğini hatırlatıyor. Bu yüzde 28'in de sadece yüzde 7'si şarap içiyor.
Şarap pahalı Türkiye'de. Hoş, alkollü tüm ürünler pahalı ve son vergi zamlarıyla daha da pahalandı da, biz dönelim şaraba:
Avrupa ülkeleri arasında en yüksek vergi Türkiye'de. Kişi başına gelir baz alındığında da şarap pahalılığında rekortmen yine Türkiye.
Peki tüketim?
İstanbul ve denize kıyısı olan illerde tüketimde önemli bir değişiklik yokmuş.
Sibel Kutman 'Ankara  etkilendi tabii ki' diyor, bir de şu vurgu:
'2007'den beri büyüme hızı, durakladı.'

'Akıntıya karşı kürek çekiyoruz'
Türk Hava Yolları (THY) kabin ekibi, şarap isteyen yolcuya seçenek sunarken, sunduğu ürüne de vakıftı. Şimdilerde kırmızı ile beyaz arasındaki farkı bile bilmeyenler çıkıyor.
Sibel Kutman 'Eskiden THY kabin ekiplerine eğitim verili-yordu. Artık böyle bir eğitim talebi olmuyor' diyor.
Yakın geçmişe dönüyoruz:
'1990'ların sonunda, 2000'lerin başında çok ciddi yatırımlar yapıldı. Güzel ve kaliteli şaraplar üretilmeye başlandı. Arz edince gördük ki, talep varmış. Arz ve talep birbirini beslemeye başladı. 1 Şubat 2005'te vergiler yüzde 120 artırıldı ve şarap üretiminin dörtte üçü kayıt dışına çıktı. 2007'de bandrol uygulaması getirildi ve kayıt dışına çıkanlar, kayıt altına girmeye başladı. Kayıt dışı yüzde 60'lardan yüzde 15'lere düştü. Şimdi de sorunumuz iletişim. Deniyor ki, 'Reklam verebilirsin ama insanları özendirmeyeceksin.' Özendirmeyen reklam nasıl olur, bunu bulmaya çalışıyoruz. Elbette yerel yönetimlerde içkili mekan ruhsatlandırmasında da sorunlar yaşanıyor.'
Sibel Kutman'ın bu sözlerine, şarap üreticilerinin Tütün ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu'nun onayı olmadan adım dahi atamadığını, son dönemde bu kurumun izin vermede epey 'yavaş' davrandığına dair basında haberlerin de çıktığını hatırlatmalıyım.
Sibel Kutman 'Evet, akıntıya karşı kürek çekiyoruz ama ben yine de iyimserliğimi korumak istiyorum' sözleriyle 'Hangi şarap?' konusuna geçiyoruz:
'İnsanlar yanlış yapacağım korkusuyla şarap mönüsüne bakıp, rakıda karar kılıyor. Şarabın tek kuralı vardır: Isısı. Olması gere-kenden daha sıcak veya soğuk olmayacak. Gerisi önemli değil ki. Senin lüferle sevdiğin üzümü, ben kalkanla severim.'

<p><span>Facebook'un Türkiye ile ilgili temsilcilik açma kararını ve Türkiye ile ilgili kullanmış ol

'Facebook'un dili tehditkar bir dildir'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Edirne Müftülüğünde meydana gelen yangında ahşap bina kullanılamaz hale geldi

Dev piton yılanının avı görenleri şaşırttı