• $16,192
  • €17,4658
  • 965.283
  • 2438.84
24 Aralık 2010 Cuma

İş dünyasında örgütler ne işe yarar?

Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün'ün geçmişteki çarpıcı açıklamalarındandı. Türkiye, 'dünyanın en örgütlü toplumlarından biri!'

Sivil toplum örgütlerinin sayısı gelişmiş Avrupa ülkelerinin bile kat be kat üstünde. Gerçekten örgütlü bir şekilde haklarımızı savunuyor muyuz? Tabii ki savunmuyoruz. Kağıt üstündeki sivil toplum örgütlerinin çoğunluğu 'filanca kalkınma derneği' adı altındaki lokaller.

İş alemine bakıyoruz, örgütlerin sayısı hiç fena değil. Sivil toplum, çıkar grubu, kamusal adı ne olursa olsun bu örgütlerin etkinliği de tartışılır.
Bir iddiam var, isterseniz tartışalım. İş aleminin en istikrarlı örgütü TÜSİAD. Kurulduğu günden bu yana başkanı kim olursa olsun, tutumu, politikası hiç değişmedi.
Diğerlerinin çoğunluğunda örgütler başkanının yeteneğine, karizmasına, duruşuna göre politika belirliyor, sesini yükseltiyor veya durgunluğa bürünüyor hatta yok olup gidiyor.

Gelin beraber DEİK'in durumunu, İKV'nin, genç işadamlarının bir aralar etkin örgütü TÜGİAD'ı, genç yöneticilerin örgütü GYİAD'ı, Türk-Amerikan İşadamları'nın kuruluşu TABA'yı hatta TOBB'u tartışalım. Kadınların örgütünü de ele alalım.
Kaç tane dernek kurulduğu ilk günden itibaren kurumsal istikrarını koruyor, koruyabiliyor?


Elektrikli araba fuarına giden lider
Bir lider, ülkenin ünlü, yüksek ratingli talk-show programında konuk. Programın sunucusunun esprilerine bir yandan gülüyor, bir yandan da lafı döndürüp, dolaştırıp 'yeşil enerji'ye getiriyor.

'Cari açığımıza bakın, en büyük açık nedeni petrol ithalatı.'
'Ekonomiyi ayağa kaldırmamız gerekiyor, en önemli yolu da otomotiv endüstrisi.'
'Ülkemiz geçmişte otomotiv endüstrisinde önemli bir markaydı ama artık eski, geleneksel üretim biçimiyle iddiamızı koruyamayız. Dünyanın gidişatını iyi okumamız gerekir. Gelecek elektrikli arabalarda. Bu programdan çıkıp, elektrikli arabalarla ilgili bir fuar var, ona gideceğim.'

'Devlet yeşil teknolojiyi teşvik etmeli. İstihdamı en yüksek yaratacağımız yer KOBİ'ler (küçük ve orta ölçekli işletmeler) ve temiz enerji.'
Evde, televizyonun karşısında mest olmuş şekilde izledik, lideri. Ne yazık ki bizim siyasi liderlerimizden biri değildi. ABD'nin eski Başkanı Bill Clinton'dı.

Gelecek öngörülebilir mi?
ARAMIZDA hiç kahve içtikten sonra falına bakmayan ya da gazetelerdeki burç yorumlarını okuyan var mıdır? Kehanet, falcılık, geleceği bilme tutkusunu taşıyanlardan emeline ulaşan olmuş mudur?
Kimilerine göre geleceği görmek mümkünken, kimileriyse evrenin belirsizlik üzerine kurulduğunu, pozitif bilim sayılan meteorolojinin dahi en fazla bir haftalık öngörüde bulunabildiğini söyler.
Ya ülkeler?
Ülkeler için uzun soluklu, 50 yıllık, 100 yıllık planlar yapılabilir mi? Günlük değişkenler, öngörülen planları etkileyebilir mi? Peki, her şeyin değiştiğinden yola çıkarsak, 50 yıllık planlar aynen modada olduğu gibi çağdaşlıklarını yitirmezler mi? Yoksa bir ülkenin 50 yıllık planları, o ülkenin temel gereksinimlerini dünyanın mevcut kaynaklarını kullanmak üzere mi kurulmalı?

Bu planlar kimlerin sorumluluğunda, takipçileri kimler olmalıdır? Sivil toplum kuruluşlarını bu planların hangi safhasına monte etmek gerekmektedir?

<p class='MsoNormal'>Arkadaşımız Ahmet  Arı İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'ndeki son haz

85 MİLYONUN BAHÇESİNDE HAZIRLIKLAR TAMAM

7 bin yıllık buğday Diyarbakır'da boy gösterdi! Çiftçiler 'Buğday sorunu kalmayacak' dedi

Lamborghini Sian FKP 37 modeli İstanbul'da! LEGO'ları kullanarak yaptılar

Azerbaycan'da TEKNOFEST heyecanı! Başkan Erdoğan festivalde konuşma yaptı