• $8,5121
  • €10,2827
  • 499.558
  • 1441.33
20 Aralık 2013 Cuma

İş dünyası ‘karanlıkta’ yolunu bulmaya çalışıyor

Başlıktaki metafor değil, ciddi ciddi karanlıktan, kör gibi olmaktan söz ediyorum. Gayrettepe-Esentepe Metro durağını kullanan İstanbullular bugünden itibaren kolaylıkla görebilecek Dialogue in the Dark (Karanlıkta Diyalog) sergisini. Sergi açılmadan önce ‘gezdim.’
Hiçbir şeyin sergilenmediği muhteşem sergiyi bilahare anlatacağım.
Önce iş dünyasıyla ilgili boyutunu aktarayım.
Alman Andreas Heinecke’nin 1995’te kurduğu Dialogue Social Enterprise, 6 yıldır da şirketlere, iş atölyesi yaptırıyor. Danışmanlık firması McKinsey, Andreas Heinecke’ne başvuruyor, ‘işe başlayan en fazla 1.5 yıl içinde işten ayrılıyor’ sorunuyla. Heinecke de, mülakatları zifiri karanlık bir ortamda yapmalarını öneriyor. “Önyargılar dışarıda kalsın, birbirimizin kimliğiyle, dış görünüşüyle ilgilenmeyelim, güzel, çirkin ya da yaşlı, genç tamamen kapıda bırakalım. Bu yol haritasının sonunda da sadakat yükselecek” diyor.
Sahiden de yükseliyor. Aydınlıkta subjektif alınan kararlar, karanlıkta yerini objektif kararlara bırakıyor.
İşe girmede ilk 7 saniye önemlidir kuralı da çöpe gidiyor. Bir de şu tespit yapılıyor: İnsanlar yüzde 80 görme duyusuyla karar verir.

Vuslat Hanım, Dilek Hanım katılmış

Andreas Heinecke’ye bugüne kadar hangi şirketlerin ‘iş atölyesi’ programını aldığını soruyorum:
“Ekip çalışması, verimlilik sorunu yaşadığını düşünen şirketler talep ediyor. En son Airbus ile yaptık. 38 uluslararası yöneticisi katıldı, amaçları yeni liderlik becerilerini öğrenmekti. Geçen hafta İsviçre’deydik, UBS’in 17 üst düzey yöneticisi iş atölyesine katıldı. UBS’in en varlıklı müşterilerinin de katıldığı bir atölye oldu. Türkiye’den Vuslat Doğan Sabancı ile Dilek Sabancı katıldı. Onun dışında müşterilerimiz IBM, Google, Microsoft, Deutsche Bank” diye anlatıyor.

Kör rehberin eşliğinde sergi

İş atölyesinin dışında serginin de insanlara öğreteceği çok şey var. Dialogue in the Dark İstanbul kurucu ortakları Hakan Elbir ve Kerem Okumuş ile birlikte sergiyi geziyorum. Rehberimiz bir şirkette personel müdürüyken, üç yıl önce gözlerini kaybeden Özden Çetin.
Sergide en büyük yardımcım âmâ bastonu ve Özden Çetin’in yönlendirmeleri. “Sağınızda duvar var, sola döneceğiz, yokuş çıkıyoruz, merdivene dikkat” diyerek, uyarıyor. ‘Boğaz’da vapura biniyoruz’, sonra bir cafe’ye giriyoruz, yine görme engelli garsonumuz kahve getiriyor. Kahve yerine su mu içseydim diye düşünüyorum, ‘görmediğim’ için dökmekten korkuyorum.
Şunu anlatıyorlar: “Biz körüz engelli değil, bizleri engelli yapan gören insanlar.”

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı