• $9,2915
  • €10,8333
  • 533.426
  • 1429.16
14 Ekim 2013 Pazartesi

Güler Sabancı da gençliği anlamaya çalışıyor

Cenevre seyahati öncesi İstanbul’da uçağımızı beklerken, Güler Sabancı yardımcısının kızının cep telefonundaki fotoğraflarını gösteriyor. İki yaşındaki Güler için, Güler Sabancı, “18 aylıktan beri iPhone, iPad üstadı” diyor. 
Küçük çocuğun ‘sevgisini, ilgisini’ çekebilmek için Güler Sabancı bir arkadaşının tavsiyesiyle çocuk programı yüklemiş laptop’una. “Çocuklar çabuk unutur derler, 10 gün New York’taydım döndüm beni gördü ilk sözü abla iPad oldu” diye anlatıyor. 
Ben yeğenim Nar’ı anlatıyorum, Güler Hanım Güler’i. 
Küçük çocuğu, çevresinde küçük çocuk olanlar bilir. Yeni teknolojiye vakıflar. İşaret parmaklarıyla ekran üstünde sayfa çevirmeyi sanki doğarken öğreniyorlar. 
Güler Sabancı “Farklı bir gençlik yetişiyor” diyor ve anlatıyor: 
“Sabancı Üniversitesi’nde de geçenlerde konuştuk. Bu gençliğe paralel yeni bir akademisyen profili olmak zorunda. Artık sadece iyi bir araştırmacı veya iyi öğreten hoca yetmiyor. Her şeyi bir arada yapacak. İyi danışman olacak, iyi danışman olabilmek için de psikolojiyi iyi bilecek.” 
Eğitim sistemi sık sık değişirken, ‘talepkâr’ yeni gençliğe yönelik öğretmen kadrosu yetiştirme derdi ne kadar ön planda tartışılır. 

TEKNOLOJİ ONLARIN BİR UVZU

Güler Sabancı ile 1-2 yaşındaki çocukların bile teknoloji maharetini konuşurken, çantamda da Deloitte Eğitim Vakfı’nın ‘Y kuşağı’ çalışması duruyordu. Türkiye’nin 2023’te 500 milyar dolarlık ihracat hedefini gerçekleştirebilmesi için daha çok katma değerli üretim ve ihracat yapılmak zorunda. Bunun için de ‘yenilikçiliğe’ önem verilmeli. Yenilikçilik de “ne iş olursa olsun, yaparım abicim” dedirten bir eğitim sistemiyle olmaz. 
Potansiyel büyük, gençlik. 
Y kuşak çalışmasını yorumlayan araştırmacı Bekir Ağırdır diyor ki, “Gençler için teknoloji takip edilmesi ya da edilmemesi tercih meselesi olan bir şeyden ziyade bedenin bir uzvu kadar doğallaşmış durumda. Bizlere yeni, farklı, kimi zaman aykırı gelen şey, onların içine doğduğu yeni hayatın ritminin ve zihin haritalarının veri kabul ettiği şey.” 

ŞİRKETLER İNOVATİF DEĞİL Kİ

Deliotte Eğitim Vakfı’nın 17 ülkede yaptığı araştırmanın önemli sonuçlarından biri: 
“Türkiye’deki Y kuşağına (Ocak 1982 ve sonrası doğanlara) göre işletmelerin en önemli sorunu finansal kısıtlar. Gençlerin savunduğu diğer iki önemli sorunsa: Değişime kapalılık ve eğitim eksikliği. 
Nitekim araştırmaya Türkiye’den katılanların sadece yüzde 43’ü çalıştıkları kurumun inovatif olduğunu düşünüyor. 
Türkiye dışındaki diğer 16 ülkede ise katılımcıların yüzde 60’ı çalıştıkları şirketin inovatif olduğunu söylüyor. 
Dahası da var: Türkiye dışındaki 16 ülkenin katılımcılarının yüzde 78’i diyor ki, “İşin büyümesi için inovasyon şart.” Türkiye’de ise inovasyonun işin gelişimi açısından önemine vurgu yapanların oranı yüzde 60. 

<p>Türkiye'nin attığı önemli adımlar  dünya medyası tarafından yakından izleniyor. Birçok ünlü düşün

“Türkiye yükselen ağır sıklet”

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (21 Ekim 2021)

''Her an her yerde yeni bir salgın patlak verebilir'' Korkutan uyarı

Edirne'de yoğun sis etkili oluyor