• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
30 Mayıs 2014 Cuma

Gerçek bir orta gelir hikayesi var

Dün ‘her 10 gençten 8’i yatırım yapıyor veya yatırım yapmayı düşünüyor’ sonucunu veren bir araştırmayı okurken, ‘ekonominin erbabı’ olan işadamları ve profesyonel yöneticilerin gidişata dair not aldığım yorumlarını aktarayım dedim.
Gençlerin yatırım yapması veya yatırım yapmayı düşünmesinin olumlu bir gelecek beklentisi içerdiğini uzun uzun aktarmaya gerek yok herhalde.
Procter &Gamble’ın (P&G) Türkiye ve Kafkasya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu sohbetimizde “Türkiye’de gerçek bir orta sınıf hikayesi var” dediğinde, alt başlıkları açmasını istedik.
Dünyanın dört bir tarafındaki tüketicilere ulaşan, dev şirketlerden P&G’nin ‘merkez’ yönetiminin Türk pazarına önem verdiğini anlatıyor, Tankut Turnaoğlu ve devam ediyor:
“Türkiye’de pazar büyüyor. Pazarı büyüten de orta gelir grubu. Halen kişi başına düşen geliri 4 bin dolar civarında olan Doğu ve Güneydoğu’dan da yeni tüketim hikayesi çıkacak. Yaşam standartlarında çok büyük bir gelişme var.”
Son günlerde ‘sıkıntılı’ bir süreç yaşasak da barış ortamı geçerliliğini koruyor. Tankut Turnaoğlu da “Barış ortamıyla artık insanlar daha rahat çarşı pazara gidiyor” vurgusunu getiriyor.

Türkiye çok güçlü bir marka

Dubai’nin en sosyetik yeri Jumeirah Beach-JBR’da Fettah Tamince’nin Palm Adası’ndan sonra ikinci Rixos Oteli yükselirken, Dubai’nin yine sosyete dergisi A&E şu satırları yazmış:
“Geleneksel Türk ev sahipliğinin temsilcisi Rixos yeni bir zincirini de Ras Al Khaimah’taki Al Marjan Adası’nda açtı.”
Haberde Türk yatırımcılarının Dubai’ye olan ilgisi de övülüyor.
Fettah Tamince geçenlerde sohbetimizde de “Türkiye çok güçlü bir marka” diyordu. Komşularla karşılaştırıldığında Türkiye’nin son yıllardaki kazanımları aşikâr. Türkiye’nin avantajları olarak da Fettah Tamince şunları sıralıyordu:
“Sahip olduğu altyapı, yollar, THY, havalimanları, şirketleri ve en önemlisi müteşebbisleri.”

Ortaokul öğrencileri köşe yazısı yazınca

Gazeteci, yazar, düşünür Ahmet Rasim’i yaşatmak adına Darüşşafaka, yedi yıldır İstanbul’daki ortaokullar arasında köşe yazısı yarışması düzenliyor. İstanbul okullarının ayrı, Darüşşafaka öğrencilerinin köşe yazılarının ayrı değerlendirildiği jüride de ben de ilk günden beri yer alıyorum. Ve inanın her yıl yüzlerce köşe yazısını büyük bir keyifle okuyorum.
İzninizle pozitif ayrımcılık yapıp, Darüşşafaka birincisi, 6’ncı sınıf öğrencisi Nida Nur Ergen’in köşe yazısından alıntı yapacağım:
“Doğu’da çocuk olmak hele de bu kız çocuksa ne demektir bilir misiniz?” diye başlıyor. Kız çocuğunun okul yerine tarlaya gitmesini, ahırda süt sağmasını, ev işleri yapmasını ve en kötüsü çocuk yaşta evlendirilmesini, yalnızlığını, çaresizliğini çok da güzel anlatmış.
Yatılı okulda okuyan, günleri yeşil kapının ardında, fanusta geçen bir genç bu kadar duyarlıysa, geleceğimiz emin ellerde demektir.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor