• $7,4062
  • €9,0112
  • 443.354
  • 1543.15
14 Aralık 2011 Çarşamba

Erkekler şiddet yapmıyor ki

Bugün Mor Çatı gönüllüleri basın mensuplarıyla birlikte üç kısa filmi, kare kare izleyip, RTÜK'ün neye karşı çıktığını bulmaya çalışacaklar.
Ben bu yazıyı yazmadan önce izledim:
Kadına yönelik şiddete karşı çıkan, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı tepkiyi gösteren üç filmde de şiddetin 'ş'sini görmedim. Görüntülerde oyuncak var, perde var, kadın çantası var, her şey var ama gözü morarmış, bıçaklanmış, öldürülmüş kadın yok.
Dün konuştuğum Mor Çatı gönüllüsü, çalışanı Gülten Aslan da diyor ki, 'Özellikle yer vermedik ama film size kadına yönelik şiddetin hissini vermiyor mu?'
Veriyor, bence çok başarılı.
Peki, RTÜK neye karşı çıkmış?

Muhtemelen şu sözlere:

'Erkekler ağlamaz, ağlatır. Babalar kızlarını, ağabeyler kardeşlerini, kocalar eşlerini öldürüyor. Erkekler, kadın bedenini kendi mülkleri olarak görüyorlar. Kadının ne giydiği, ne yaptığı, kimi sevdiği bu yüzden şiddetin gerekçesidir. Her gün 5 kadın, erkekler tarafından öldürülüyor. Görmezden gelme, suça ortak olma.'
RTÜK bu filmlerin, ' toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı genellemeler' nedeniyle uygun bulunmadığını açıkladı.
Gülten Aslan 'Genelleme yapmadan nasıl anlatmamız gerekiyordu bilemedik' diyor.
Ben de 'RTÜK haklı, erkekler şiddet yapmıyor, Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin demeliydiniz' karşılığını verdim. Acı acı güldük.

Şunu da vurgulamak gerekiyor:
RTÜK kararıyla, bu üç filmin kamu spotu olması engellendi. Kamu spotu olsaydı, 'toplumsal yarar gözetildiği' gerekçesiyle tüm televizyonlarda ücretsiz yayınlanacaktı. Bu üç film, yine yayınlanacak ama ücret alıp, almamak televizyon kanallarının inisiyatifinde olacak.

Time'da da kamplaşıldı
Time dergisi her yıl olduğu gibi, bu yıl da 'yılın kişisini' seçmek üzere anket yaptı. 122 bin 931 oyla 'Erdoğan yılın kişisi seçilsin' denilmiş.
'Kim yılın kişisi seçilmesin?' sorusuna verilen yanıtlarda da yine Erdoğan birinci. 180 bin 564 oy almış.
İki soruda da Başbakan Erdoğan, açık ara önde.
'Seçilsin' diyenler de, 'seçilmesin' diyenler de ağırlıklı Türk'tür.
TIME jürisi bu anketi de göz önünde tutarak, yılın kişisini ve anti-kişisini seçecek. Jürinin ne düşüneceğini çok merak ettim doğrusu. Türkiye'deki kamplaşmanın halini nasıl yorumlayacaklar acaba? Bir de, diğer adaylar 20 bin-30 bin oy alırken (Obama'nın aldığı oy 10 binlerde) Başbakan Erdoğan'a her iki soruda da dört katı, beş katı oy çıkmasını, Türklerin yapacak başka işi kalmamış diye değerlendirirler mi acaba?

Delirenler, deliler
Beylik laf oldu:
İskandinav ülkelerinin üç yılda yaşayabileceği 'manşet' haberlerin biz her gün onlarcasına tanık oluyoruz. Tam sayfaya da gerek yok, bugün bu köşede ele aldığımız konular bile akıl sağlığımızı korumamızın ne kadar zor olduğunun kanıtı.
Bir tanıdığım 'olay gerçektir, 60'larda yaşanmış' diye göndermiş. Gerçek olması da gerekmiyor, tam da bizi anlatıyor:
'Akıl hastanesinden tüm deliler kaçar. 423 deli şehre dağılır, mülki erkan panikler. Başhekimin aklına bir çözüm yolu gelir: Alır eline bir düdük, hastane personeline de der ki, 'Peşimden gelin.' Başhekim önde, hastane personeli arkada 'Çuf çuf' diyerek, 'trencilik' oynarlar. Başhekimin tahmini tutmuştur, bütün deliler bu kuyruğa girer, vagon olurlar. Lokomotif, yani başhekim yönünü hastaneye çevirince tüm kaçan deliler, geri dönmüş olur. Herkes memnundur. Ancak asıl sorun akşam yoklama yapıldığında ortaya çıkar: Hastaneye trencilik oynayarak gelenlerin sayısı 612'dir.

<p>'Burası bizim topraklarımız. Ne  kadar yerli olursak o kadar sağlıklı bakarız'</p><p>Osman

Türkiye'nin Batılılaşma serüveni

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Binlerce su maymunu taşkın nedeniyle Edirne'ye geldi

Enerji timlerinin zorlu öesaisi