• $7,524
  • €8,9731
  • 412.358
  • 1541.98
20 Aralık 2010 Pazartesi

Enerjide hastalığa karşı olalım, hastaya değil

Bir yanda yapılması gereken enerji yatırımları, diğer yanda çevrecilerin tepkisi. Nasreddin Hoca'nın lafı gibi, 'Sen de haklısın, o da.'

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkan Yardımcısı Dr. Vedat Gün ile sohbet ediyoruz.
Dikkat çekici bir tanımlama yapıyor:
'Hastalığa karşı olmak ayrı bir şey, hastaya karşı olmak ayrı. Hastaya karşı olmayalım, hastalığa karşı olalım.'
'HES'in (hidroelektrik santralları) hastalığı nedir? Çevre tahribatı. O zaman tahribata kesinlikle neden olmayacak yatırımlar yapmak zorundayız. İnşaat dönemi iyi yönetilmeli, inşaat kalitesi iyi denetlenmeli.
Ya da nükleer santralların hastalığı nedir? Nükleer patlama. Bu hastalığı da doğru bir teknolojiyle giderebiliriz.' Kaldı ki Türkiye, nükleer santral yapımını geciktirerek büyük bir şans elde etti. Teknoloji büyük aşama katetti. 4. nesil yatırımlardan söz ediliyor. Bu son teknolojide, 11 Eylül'deki gibi uçaklar binaya çarpsa dahi her hangi bir zararın verilmeyeceği savunuluyor.
EPDK Başkan Yardımcısı Dr. Vedat Gün,  çuvaldızı bürokrasiye de batırıyor: 'Konunun, toplam reddiyeciliğe dönüşmemesi için süreç şeffaf bir şekilde anlatılmalı, kamuoyu zamanında doğru bilgilendirilmeli.'

Dünyanın en pahalı defteri hangisi?
HER yurtdışına çıktığımda, pasaportuma damga vuran görevliye 'Büyük yer heba etmeyin' diye rica ediyorum. Eklemeyi de ihmal etmiyorum: 'Elinizde tuttuğunuz dünyanın en pahalı defteri.'
Pasaportlarımızdan daha pahalı bir defter daha varmış: TIR karnesi. 4 yapraklı karnenin fiyatı 65 TL, 14 yapraklısı 128 TL.
TIR karnesi ne işe yarıyor? Olmazsa olmaz resmi belge. TIR, taşıdığı malı bir gümrükten alıp, diğer gümrükten geçerken, geçtiği ülkelerin devletine teminat vermiş oluyor, resmi mühür sökülmedi diye.
TIR sahibi diyelim ki İtalya'da Trieste Gümrüğü'nden geçiyor. Malı, parça parça Halkalı, Erenköy, Adana'da boşaltıyor ve defter bitiyor. Taşıdığı malın son bölümünü, Antalya'da boşaltmaya karnesi kalmıyor.

Mudo: İş hayatında mucize yok
MUDO'NUN yaratıcısı Mustafa Taviloğlu'na çevresi Mudo diye hitap eder. Mudo, Akdeniz Üniversitesi'nde öğrencilere hitap etti, geçenlerde.
Diyordu ki, 'İş hayatında mucize yok. Hayaliniz olsun. Kendinize hedef koyun. Hedeften şaşmayın. Hedeften saparsanız karşınıza çok engel çıkar.'
Gençlere 'Sağınızdakini, solunuzdakini taklit etmeyin' diye de tavsiyede bulunuyordu.
'Eskiden balıkçılar birbirine bakıp, balığın bol olduğu yeri bulup avlanırdı. Artık eskisi kadar balık yok. Balığı ilk tutan para kazanıyor. Taklit eden değil, bakılan olun.'
'İş hayatında takip çok önemli, işinizi takip edin.'
Hadis de söylüyordu: 'İki gününüz birbirinin aynı olmasın. Aynıysa zarardasınız demektir.'
Üniversiteli gençler Mudo'nun tavsiyelerini çok beğenmiş olsa gerek, konuşmadan sonra birlikte bol fotoğraf çektirmişler.

Damdan düşenlerden biri
ENERJİ Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkan Yardımcısı Dr. Vedat Gün ile konuşurken laf lafı açtı, çocukluk hikayesini anlattı:
'Benim köyüm GAP ile birlikte sular altında kaldı. Sular yükselmeye başladığı yıllarda her sabah gider, bir önceki akşam toprağa sapladığım demir boru sular altında kaldı mı diye bakardım. Bir gün o sular geldi, bizim evi de yuttu.'
Hem enerji uzmanı hem de çevreye duyarlı bir insan Vedat Gün.

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı