• $8,4106
  • €9,9812
  • 489.27
  • 1408.81
26 Ekim 2014 Pazar

Ekmek zeytinle ekonomi dönmez taksit 10 aylık zararı kapatır

Zen Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Emil Güzeliş: Altın ve pırlantada taksit uygulaması yasaklandıktan sonra 1.800 kuyumcu kapısına kilit vurdu. 4 taksit de olsa taksit imkânın geri gelmesiyle sektör kurtuldu.

Türkiye’nin toplam pırlanta ihracatı 40 milyon dolar, yarısını Zen Pırlanta yapıyor. Yedi yıldır ihracatta birincilikte açık ara önde, bir sonraki ihracatçının tutarı 2 milyon dolar kadar. Zen Pırlanta’nın sahibi Emil Güzeliş “Aslında Türkiye’nin pırlanta ihracatı, altın ihracatı rakamlarına ulaşabilir” diyor. Nasıl ulaşacağının cevabı söyleşimizde. Kuyumculukta üçüncü kuşak olan Emil Güzeliş ile buluştuğumda morali epey bozuktu. Ne de olsa 10 aydır kuyumculuk sektöründe kredi kartına taksit yasaktı. Bir sonraki gün Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle 4 taksite izin verildi. Yeni gelişmeyi yorumlaması için EmilGüzeliş’i bir kez daha aradım. Etekleri zil çalıyordu.

KEPENK KAPATANLAR GERİ DÖNEBİLİR

Gözünüz aydın mı diyeyim, kuyum sektörüne 10 aylık bir aradan sonra yeniden dört taksit imkanı sağlandı. Bu karar sektörü nasıl etkileyecek?
4 taksit, bu sene kuyumculuk sektörünün kaybettiği yüzde 30 daralmayı geri almasını sağlayacak. Çok da güzel bir zamanda taksit uygulaması geldi aslında. Yılbaşı bildiğiniz gibi pırlanta ve altın sektörü için iyi bir zaman. Zaten satın alma planları vardı, insanlar alamadı ya da bütçeleri diyelim ki 5 bin liraydı ama taksit imkanı olmadığı için 2 bin liralık, bin 500 liralık ürün almışlardı, şimdi satın alacaklar ya da aldıkları taşları büyütecekler. Ekim ayının kalan günlerinde ve kasım, aralık aylarında bu açığın kapanacağına inancım oldukça büyük. Bu yıl toplam 1.800 kuyumcu kapanmıştı, eminim ki onlar da tekrar sektöre geri dönmeyi, tekrar dükkan açmayı düşünecekler. Sektör kurtuldu diyebilirim.

Yasakla İşler yüzde 30 düştü

Altın ve pırlantada, kuyumculuk sektöründe taksit uygulamasının kaldırılmasıyla piyasalar neler yaşadı?
Geçen senenin sonunda kredi kartlarına taksit sona erdirilecek dendiğinde maalesef ki sektör çok da önemsemedi. Sektörün örgüt temsilcileri de tembellik yaptı, üzerine düşmedi. Ocak sonunda kredi kartına taksit imkanı sona erdirildi. O günden sonra işler yüzde 30 seviyesinde düştü. Sektörde bin 800 kuyumcu kapısına kilit vurdu. Zaten zorla dönen mağazalar, kredi kartlarındaki taksit yasağıyla yüzde 30 iş kaybı yaşadı.

İHRACAT 2 MİLYAR DOLARA YAKIN

1800 kuyumcunun kapanmasının tek müsebbibi kredi kartlarına taksitin sona erdirilmesi miydi?
Kredi kartı çok büyük oranda etkiledi. Ekonomide de ufak tefek daralmalar var elbette ama asıl büyük sebep kredi kartlarıydı. Kredi kartlarına taksit imkânının yeniden sağlanacağı geçen ayın başında söylenmişti. Biz de epey umutlanmıştık. Geç de olsa yeniden başladı. Biliyorsunuz herhangi bir sektör bir şekilde var olur gelişir, ihracata başlar. Ancak aynı sektör öldükten sonra, yeniden yaşatmak çok zordur. Bizim sektörden binlerce aile ekmek yiyor. Altın sektörünün ihracatı 2 milyar dolara yakın. Kredi kartlarına yeniden taksit imkanı tanınmasaydı, sadece ihracatla sektörün dönmesi mümkün değildi. 2 milyar dolarlık ihracatı da kaybedecektik ve elimizde ölü bir sektör kalacaktı. Sektör öldükten sonra canlandırmak çok zordur. Bu sefer büyük teşvikler vermek gerekir. Nitekim sektör de ufak tefek sızlanmaya başlamıştı. Yanıyoruz, bizi görün diyenler olmaya başlamıştı.

Kuveyt, Katar'dan sonra Abu Dabi'de mağaza

Ortadoğu ülkelerinde, Körfez yarımadasında son dönemde Türkiye’de, özellikle İstanbul’da evlenme, düğün yapma modası başlamış. Türkiye’den altın, pırlanta alma modası da var mı?
Çok olmamakla birlikte var ama oranlar çok büyük değil. Zen olarak 2001’den beri Dubai’de ofisimiz var ve Dubai merkezli olarak bütün Ortadoğu’ya ve Kuzey Afrika’ya mücevher satıyoruz. Geçen sene de Kuveyt’te 2 mağaza, Katar’da 1 mağaza açtık. Gelecek hafta da Abu Dabi’de açılacak çok lüks yeni AVM’de bir mağazamız olacak. Bölgede satışlarımız iyi de gidiyor. Yıllık yüzde 15 büyüme beklentimiz vardı, bunu yakaladık. Hedefimiz zaten Ortadoğu’da büyümek. Malum Avrupa ve ABD’de köşeler tutulmuş ve zaten tüketim de yükselmiyor aksine azalıyor. Arap coğrafyasında tüketim her zaman yükseliyor. Türk markalarına karşı özel bir ilgi ve sevgi de var. Dolayasıyla o pazarlarda bir Türk markasının büyümesi çok daha kolay olabilir.

Dubai’de Global Village diye bir yer vardır. Ekim sonundan, mart sonuna açık olan fuar alanında tüm ülkelerin pavyonları arasında en fazla ilgiyi Türkler çekiyor. Tüm Türk stantların önünde kuyruklar alabildiğine uzuyor. Süleyman yüzükleri, Hürrem bilezikleri, kolyeleri kapış kapış kapış satıldığını gördüm. Sizlerin ürünlerine de Türk dizilerinden sonra ilgi oluşmadı mı?
İlgi oldu elbette. Önce dizilerimizi sattık Arap pazarlarına, o dizilerden sonra da Türk halkı da daha çok sevilmeye başlandı, Türk ürünleri de daha çok ilgi görmeye başladı. Araplar mesela elmas almazdı. Eskitilmiş, eski görünümlü elmas aslında tüm dünyada sadece Türkiye’de satılırdı. Türkiye’ye özgü bir ürün o. İngilizcede de pırlanta ve elmasın ismi aynıdır diamond, az kesilmiş, çok kesilmiş diye tanımlanır. Türkiye’de farklıdır pırlanta ve elmas diye. Bir takım işlemlerle karartıyoruz, eski gibi durur. Birkaç yıldır Arap pazarlarında ilgi görmeye başladı. Zen, Türkiye’nin, Avrupa’nın, Ortadoğu’nun en büyük üretim merkezi. Polonya’da da satmaya başladık, çok da ilgi görüyor.

Altın alan tasarruf yapmış oluyor

Hükümetin ekonomi politikası malum, tasarrufu özendirmeye çalışıyor, insanlara ayağını yorganına göre uzatması gerektiğini anlatıyor. Sonuçta altın ve pırlanta temel tüketim malı değil. Kredi kartına taksit imkanı, bir anlamda insanların gelirinin üstünde altın veya pırlanta alması anlamına da gelmez mi?
Temel tüketim malları dediğimiz çok kısıtlı, ekmektir, zeytindir, peynirdir. Onun dışındaki her şey temel tüketimin dışında, kıyafet, araba, ev, kuaför masrafı. Ancak bunlar da olmadan bir ekonominin dönmesi mümkün değil.

HER ZAMAN PARAYA DÖNÜŞEBİLİR

Altın için, pırlanta için evet haklısınız bir borçlanma söz konusu ama borçlandığında yatırım yapıyorsunuz. Durağan gittiği, düştüğü zamanlar da olmuştur ama her zaman bu iki maden hep yükselmiştir. Krizlerden Türkiye birçok zaman yastık altındaki altın ve pırlanta sayesinde çıkmıştır. Altın ve pırlanta yüzde 100 bir tüketim değildir, bir değerdir. Sonuçta elbisenizi istediğiniz zaman satamazsınız ama altın ve pırlanta bir gereksiniminiz olduğunda her zaman paraya dönüşebilir. Altın veya pırlanta aldığınızda aslında bir anlamda tasarruf da yapmış oluyorsunuz.

Altın evin malıdır pırlanta ise kadının

Pırlanta denildiğinde aklınıza hangi marka geliyor diye soruldu, kadınlar büyük oranda Zen dedi. Bir de 5 şehirde bir araştırma yaptık. Altın ile pırlanta arasındaki farkı sorduk. Kadınlar diyor ki, ‘Altın evin. Eşinin, evin ihtiyaçları için, acil durumlar için, sağlık sorunları olduğunda bozdurulacak ilk ürün.’ Altın sadece kadına emanet, kadın emanetçi. Pırlanta ise kadının, satılmaz. Erkek işini büyüttükçe de pırlantanın taşı büyüyecek. Bir de içimizde bir araştırma yaptık. Sürpriz evlilik teklifi oranı yüzde 80. Yani erkek mağazaya giriyor, tek taşını alıyor. Hatta diyor ki, evlilik teklifi yapacağım, kabul etmezse iade edebilir miyim? Biz de 15 günlük iade hakkı olduğunu söylüyoruz. Hatta bizim mağazalarda danışmanlarla birlikte senaryolar geliştiriyorlar, sürpriz evlilik teklifi için. Birlikte karar veriyorlar, nerede evlilik teklifi yapsın diye. Geçenlerde bir danışmanımız Çamlıca Tepesi’ni tavsiye etmiş.Kızlar artık tek taş ile evlilik teklifi almak istiyor. O şarkı olur mu hiç? Kadınlar niye tek taşını kendisi alsın ki. Tek taş, sen benim için değerlisin demek aynı zamanda.

ÖTV gitti KDV geldi ihracat artacak

Geçtiğimiz zamanda bir ÖTV illetimiz vardı, ÖTV kalktı yerine KDV geldi. Devletin kazancı aynen kaldı. ÖTV’li taş ithal edip, mücevher haline getirip, ihraç ettiğimizde ÖTV’yi geri alamıyorduk. Dolayısıyla Türkiye’nin 2 milyar dolarlık altın ihracatı varken, sadece 40 milyon dolar pırlanta ihracat yapabiliyordu. Bundan sonra eminim ki pırlanta ihracatı, altın ihracatı seviyesine, 2 milyar dolarlara gelebilecek.

Daha az müşteri AVM'ye gidiyor

Perakendede bir daralma yaşandı, yaşanıyor. Bir araştırmadan söz edildi, alışveriş merkezlerine girişte yüzde 25 azalma var. Perakende sektörü, AVM’lere kaydığına göre, en büyük tüketimin AVM’lerde olduğuna göre bu araştırma ortaya koyuyor ki hem müşteri sayısında bir azalma var, hem de müşterilerin bütçesinde bir azalma var. AVM’lerdeki kiralarımız, masraflarımız da arttı. Kiralarımızda yüzde 20 seviyesinde bir artış var.

Eşini, TV ekranından transfer etti

Eşiniz Şükran Güzeliş haber spikeriydi. Zen’e transfer mi ettiniz?
Transfer ettim. Daha doğrusu ikinci çocuğumuzdan sonra tam zamanlı çalışması zor oldu, spikerliği bıraktı, bizim pazarlama, satın alma tarafında. Beraber yurtdışı tarafında çalışıyoruz. Çocuklar büyüyor ama anneye ihtiyaçları var.

İtalya'yı tasarımda yakalarız

Mücevher sektöründe hep İtalya’yı geçme azminden söz edilir. Türkiye tasarımda ne zaman İtalya’yı yakalayacak?
Çok yakında. Tasarım biliyorsunuz, özgürlük ister. Türkiye’de zamanını bekliyor. Aslında Türkiye’den de iyi tasarımcılar çıkmaya başladı. Eski Emil’i düşünüyorum, yurtdışında fuara giderken ne yapacağımızı bilemezdik, artık özgüvenimiz var, Türkiye’nin özgüveni var. Tasarımcılarımız da var. Maalesef ki henüz buluş tarafında değiliz.

1 milyon $'lık pırlantayı elimde tuttum

Fotoğraf çekiminde elimde 1 milyon dolarlık pırlanta vardı. İnsan ne olursa olsun çekiniyor, bir sakarlık yaparım da düşürürüm diye. Pırlanta almak isteyen müşterilerde de çekingenlik olur mu?
Çok eski bir kuyumcuyum, bu deneyimlerimi yöneticilerimle paylaştım. Türkiye’deki 50 mağazayı tek tek ziyaret ettim, eğitim yaptık. Satış aynı zamanda ilişki yönetimidir. Siz fotoğraf için yüzükleri elinize aldığınızda tedirgindiniz. Müşteriler de öyle aman bir şey olmasın diye bakıyor. Aksine satış temsilcisi olarak ben onu, hem diğerlerini taktırmalıyım. Müşteriye kraliçe, kral gibi hizmet veriyoruz.

<p>Sosyal medyadan #HelpTurkey etiketiyle yayılan ve bir kesimin devletin mücadelesini hiçe sayarak

'Help Turkey' provokasyonu

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor