• $7,4788
  • €9,073
  • 442.095
  • 1565.01
11 Temmuz 2012 Çarşamba

Edwina ve Murat Özyeğin Van'da travma merkezi kurdu

Edwina Özyeğin telefonda anlatıyor:
'Tarık hocam önerdi. Model oluşturmak, ülkenin her yanına yaymak istiyor.'
Öneri, Prof. Dr. Tarık Yılmaz'dan. Edwina ve Murat Özyeğin sahiplendi. Van Hüsrevpaşa Konteyner Kenti'nde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ve Psikolojik Travma ve Krize Müdahale, Eğitim ve Araştırma Derneği (PAYE) işbirliğinde Travma Sonrası Aile Danışma Merkezi kuruldu.
Merkez deprem sonrası, başta çocuk ve kadınlar olmak üzere ailelere psikolojik rehabilitasyon ve psikososyal destek hizmetleri sunuyor. Bir de, Türkiye'de travma sonrası psikolojik destek ve müdahale alanında kapasite geliştirilmesini amaçlıyor.
Edwina Özyeğin de diyor ki, '28 Haziran'da resmi açılışını yaptık. İlgi, çok yoğun, özellikle çocuk ve kadınların ilgisi.'
Edwina Özyeğin, eşi Murat Özyeğin, kayınpederi Hüsnü Özyeğin'in kurduğu Özyeğin Vakfı ve kayınvalidesi Ayşen Özyeğin'in kurucusu olduğu AÇEV için 'Ailece ve vakıf olarak zaten bölgeyle çok ilgiliyiz. İstiyoruz ki, merkezden babalar, erkekler de faydalansın. AÇEV'in 'baba eğitim programı'nı entegre etmek istiyoruz.'
Van'a bugüne dek birçok sivil toplum örgütü el uzattı, 'sosyal sorumluluk' projesi üstlendi. Depremzedelere fiziki koşullar sunmak elbette çok ama çok önemli.
Unutmayalım ki, Vanlılar'da depremin ardından ilk günlerde görülen ve daha sonradan depreşen travma ve psikolojik destek ihtiyacı var. Merkezin oluşturulma fikri de bu ihtiyaçtan doğdu.
Edwina Özyeğin şunları da söylüyor:
'Depremden sonra travma yaşandı ama orada hayat devam ediyor. Merkeze gelenler sadece deprem travmasını çözmek istemiyor. İnsanların deprem dışında da birçok sıkıntısı var. Maalesef ki, merkeze gelenlerin büyük bir bölümü aşiret içi sıkıntıları ve ailedeki ensest sorununu anlatıyor.'
Edwina Özyeğin ile sohbetimizde Türk insanının maalesef ki genel tutumu da gündemimize geliyor. Çoğu insan psikolojik destek almayı tercih etmez, alsa da başkalarının duymasını istemez. 'Deli doktoruna gidiyor' denilmesin diye.
Van'da insanların böyle bir travma merkezine başvuruyor olması da hem çaresizliklerini, hem de mücadeleci güçlerini çok da güzel kanıtlıyor.

Türk işçisi hasta olmaz
THY ile 'business' uçan, ön koltuk ceplerinde görmüştür: Yabancı iş alemine 'Türkiye'de yatırım yapmanın avantajlarını' anlatan broşürler bulunuyor.
Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'nın hazırladığı 'Niye Türkiye' broşüründe bir bölüm:
'Çalışkan, kendisini işe adamış iş gücü: 26.7 milyon genç, iyi eğitimli, motivasyonu kuvvetli iş gücü.'
Bu sözü 'veri' ile de belgelendiriliyor, işçi başına hasta olunan gün sayısının tablosu yer alıyor:
Türkiye 4.6 gün ile en az hasta olan işçiye sahip.
İkinci sırada İngiltere 5.5 gün.
Almanya 6.6 gün.
Fransa 8.3 gün.
Bulgaristan 22 gün.
Üstüne üstlük Türk işçisi bu ülkeler arasında en çalışkanı:
Türk işçi haftada 52.9 saat çalışıyor. İngiltere 42.8 saat. Almanya 41.8 saat.
Bu satırları okurken, geçen günlerdeki bir haberi hatırladım:
Türkiye, ölümcül iş kazalarında Avrupa birincisi, dünyada ise üçüncü. 2011 yılında iş kazalarında bin 500'den fazla işçi yaşamını yitirdi.

<p>Trump Destekçileri Kongre Binası’nı bastı hayatını  kaybedenler ve gözaltına alınanlar oldu

ABD'de devir teslim töreni nasıl olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yusufeli Barajı'nda sona yaklaşıldı

Mandaların eksi 10 derecede yemek arayışı