• $9,4927
  • €11,0592
  • 543.606
  • 1455.42
1 Mayıs 2013 Çarşamba

Dünya Türkiye'ye geliyor, biz hastayı dışarı yolluyoruz

Liv Hospital Genel Müdürü Meri İstiroti sağlık sektörünün nadir kadın üst düzey yöneticilerinden ve sektöre de hâkim isimlerden. Daha önce Türkiye'nin bölgesinde sağlıkta bir cazibe merkezi olması için önerilerin sıralandığı raporu yazan kalemlerden biriydi.
Henüz faaliyete geçmiş olan Liv Hospital, 120 milyon dolar ile sağlık sektöründeki en büyük yatırım olarak biliniyor. Yakın zamanda üç Liv daha açılacak, ikisi İstanbul'da, biri Ankara'da.
48 dalda ruhsat almış olan Liv için Meri Hanım "Özellikle onkoloji, kalp sağlığı, ortopedi ve kök hücre merkezinde iddialıyız" diyor.
Liv faaliyete geçmesinden hemen sonra yurtdışından hasta kabul etmeye başlamış. Üç ayda cironun yüzde 10'unu yurtdışından gelen hastalarla sağlamışlar. Meri İstiroti, "Avrasya, Balkan ülkeleri, Ortadoğu, Kore, Peru'dan bile hastamız var" diyor. 
Bildiğim kadarıyla 'sağlık sektöründe' kaliteli hizmet veren tüm hastaneler, yurtdışından hastaların rağbetinde.
Neden yurtdışından Türkiye'ye ilgi var?
Meri Hanım, "Hekimlik altyapısı Türkiye ile karşılaştırıldığında yeterli değil. Hekimlerin pratiği de yeterli değil. Teknolojide Türkiye'nin 30-40 yıl gerisindeler" diyor.
Sağlık sektörü Türkiye'nin ne kadar ileride olduğunu anlatmaya çalışırken, siyasiler hâlâ pusulayı yurtdışına çeviriyor.
En son Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kanser hastası Dilek'e, "Herkes üstüne düşeni yapıyor. İçini ferah, moralini yüksek tut. İlaçlar bizim görevimiz" deyip, hastanenin yeterli olmaması durumunda Ankara veya İstanbul'daki hastanede o da yeterli olmazsa yurtdışında tedavi sözü verdi.
Türk sağlık sisteminde sorun hekimlerde veya hastanelerde değil, ilaç temininde.

Hastanın ciğerinden parça alan hastane
Sağlık sektöründe 'kötü örnekler' yok mu? Elbette var. Her sektörde, her meslekte olduğu gibi. İnsanlar birbirlerine anlatıyorlar: "Hasta öksürük şikayetiyle gitmiş, akciğerinden parça almışlar."
İnsan ister istemez, bilmediği, referans almadığı hastaneye, doktora gitmekten çekiniyor. Harcanan para bir yana, sağlığına kavuşamamaktan, daha da kötüsü sağlığını kaybetmekten korkuyor.
Ciro artışı hedefiyle kimi hastaneler, hekimlere kota koyuyor, günlük gelir sınırı çiziyor.
Meri İstiroti, "Bizde ciro kotası yok" diyor ve ekliyor: 
"Kurumsallaşmış hastanelerde sorunlu uygulamalar daha azdır. Marka yönetmek kolay değil. Güven unsurunu, hekim ve hizmet kalitesini sağlamak zorundasınız. Elbette hekim bakış açısı çok önemli. Etik yaklaşımı temel alıyoruz. Etik ilkelerinde gereksiz cerrahi işlem istenemez. Muayene odası mahrem ama biz yine ne işlemlerin yapıldığını takip ediyoruz."
Çözüm nasıl sağlanıyor?
"Doğru insana baştan yatırım yaparak" diyor.  

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu