• $8,5149
  • €10,2709
  • 498.754
  • 1441.33
02 Mart 2011 Çarşamba

'Dünya Bankası'ndan 10 yıl önce söyledik duyan olmadı'

Tunus, Mısır, Bahreyn, Yemen, Libya ne oldu da isyan bayraklarını açtı? İlk günden beri tatmin edici yanıt arıyorum. 'Domino etkisi' lafı boş kalıyor.
Ayaklanmaların altında elbette bir sürü faktör var, El Cezire faktörü de twitter, facebook gibi sosyal paylaşım ağları da.
Temel faktörü Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick söylüyordu: 'Gıda fiyatlarının aşırı yükselmesi ve fiyatlardaki sürekli artış sebebiyle milyonlarca insan daha da yoksullaşacak. Bu da siyasal istikrarsızlığı körükleyecek.'
İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı, peynir üreticisi Erdal Bahçıvan 'Böyle giderse toplumsal barış daha da sıkıntıya girecek' diyordu, geçenlerde.
Siyasi analistlerin belki de kulak kabartması gerekiyor, gıda üreticilerine bugünlerde.
Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Kooperatifleri Birliği Başkanı Cahit Çetin de geçenlerde sohbetimizde, şunları söylüyordu:
'Dünya Bankası Başkanı '1 milyar kişi açlık sınırında' diyor, gıda fiyatlarındaki artışın yarattığı tehlikeye dikkat çekiyor. Biz bu tehlikeyi 10 yıl önce söyledik. Şimdi de Dünya Bankası'na 'Sen yarattın bu kabusu' diyorum. Dünya Bankası müsebbibi bugün yaşanılanların.'
Tariş, Dünya Bankası'ndan az çekmedi. Hatırlayalım, Başbakan Ecevit'in koalisyon hükümetinde patlayan krizle birlikte Türkiye'ye kurtarıcı olarak gelen Kemal Derviş döneminde tarım kooperatifleri birlikleri 'zapturapt' altına alınmıştı.
Yine hatırlayalım o günlerde tarım kooperatifleri 'kara deliğin' baş sorumlularıydı.
IMF ile imzalanan stand-by anlaşması, Dünya Bankası'nın Tarım Reformu Uygulama Projesi ile tarım kooperatiflerinin yasası değişti, devlet desteği bitti kendi ayakları üstünde durmaya zorlandı. Kimileri hala 'zorlanıyor' da ayakta durmaya.
Oysa tüccara karşı üreticilerin örgütlü gücü olması için kurulmuştu zamanında kooperatifler. Onlar da zamanla siyasi baskılara boyun eğdi ama bugünkü sonuç da ortada. Üretici sahipsiz, tüketici artan fiyatlardan şikayetçi.

'Depreme İstanbullular ne kadar hazırsa, biz de o kadar hazırız'
BİZ depremi unuttuk, o ise unutmamamız için elinden geleni yapıyor, zaman zaman varlığını hatırlatıyor.
'İstanbul depreme hazır değil' cümlesi de 'sakızlaşt'.
'Depremle yaşamaya alışmalıyız' cümlesi gibi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş'a 'Depreme yönelik hazır mısınız' diye soruldu, geçenlerde.
'İstanbullular ne kadar hazırsa, biz de o kadar hazırız' diyordu.
Cevap anlamlı.
Bugüne kadar en azından benim ve ailemin üstünde düşünmediği bir soruyu sordu, Kadir Topbaş:
'Diyelim ki deprem oldu, ilk üç saatte ailenizle nerede buluşacağınızı kararlaştırdınız mı?'
Çoğumuzun korkusu doğal afetten öte, insan eliyle yaratılan vahşet. Binalarımıza güvenmiyoruz. Diyelim ki depremde enkaz altında kalmadık, hemen sonra yaşanılacak karmaşada kim nasıl ulaşabilecek acaba yakınlarına, ailesine...


<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı