• $7,3505
  • €8,9432
  • 437.348
  • 1536.11
31 Ekim 2011 Pazartesi

Dün hayattan bir saat çaldık mı?

Eminim dün çoğunluğumuz aynı duyguyu yaşamıştır, uyandığımızda biyolojik saatimizden bir saat geriye gitmenin keyfi, hayattan bir saat çalmanın keyfi.
Hayattan bir saat çalıyor muyuz, yoksa yaz başında verdiğimiz bir saatlik borcu mu tahsil ediyoruz?
Enerji Bakanlığı kaynaklı iki yıllık bir tartışma aslında. Gündemde hak ettiği sırada yer alamadı, hatta kimileri komplo teorilerini konuşturup, Türkiye'yi laiklikten uzaklaştırıp, İslami yönetime geçiş için büyük bir basamak olarak nitelendirdi.
Önce yaz saati uygulayan ülkeleri sıralayalım:
AB üyesi ülkeler, ABD, Kanada, Meksika, Şili, Mısır. (Bu ülkeler dünya nüfusunun yüzde 23'ünü oluşturuyor.)
Yaz saatini hiç uygulamamış ülkeler:
Venezüella, Tayland, Arap yarımadası, Orta Afrika kıtasının bir bölümü, Güney Amerika'nın bazı ülkeleri ve bazı Uzakdoğu ülkeleri.
Yaz saati uygulamasını uygulayıp da sonradan vazgeçen ülkeler:
Çin, Japonya, Güney Kore, Hindistan, Pakistan, Libya, Cezayir, Peru, Arjantin, Orta Asya ülkeleri, Avustralya'nın bir kısmı, Orta ve Güney Amerika kıtasındaki bazı ülkeler, ABD ve Kanada'da bazı eyaletler.
Ez cümle yaz saatini uygulamayan ülkeler dünya nüfusunun yüzde 77'si.
Şu yorumu yapmak yanlış mı olur?
Yaz saati uygulaması yapmayan ülkeler çoğunlukla ekvatora yakın ülkeler, yapanlar da kutuplara yakın ülkeler.

Depresif günler başladı
Enerjİ Bakanı Taner Yıldız 'erken kalkalım, çok çalışalım' önerisinde bulunmuştu. Çalışma Bakanı Faruk Çelik baştan ket vurdu ama ihracatçıların (Türkiye İhracatçıları Meclisi) başkanı Mehmet Büyükekşi de bu köşede, öneriye destek vermişti:
Makul olan, işçilerin bir saat erken işe başlayıp, bir saat erken paydos etmesi. İstanbul gibi artık trafiğin hayat çilesine dönüştüğü şehirlerde bir nebze yaşamı da kolaylaştıracak, bu önerinin
hayata geçirilmesi.
Enerji Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı bir rapor var. Raporda deniliyor ki,
- Yaz saati uygulamasının, insanlar üzerinde olumsuz etkiler ortaya koyduğu da göze çarpmaktadır. Şahısların yıl içerisindeki alıştıkları bir düzeni mart ve ekim aylarında bir anda değiştirmek, saat düzenine alışmalarında sorunlar yaşatmakta, iş ve uyku düzenlerinde sorunlar çıkarmaktadır.
- Ülkemizin doğusu ile batısı arasındaki zaman farkı 1 saat 16 dakikadır. (Portekiz'de bu fark 12 dakika, Fransa'da 36 dakika, Almanya'da 30 dakika. Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye saat farkı en fazla olan ülke.)
- Ülkemiz İzmit ilimizden geçen boylamı referans olarak almakta ve GMT+2 zaman dilimini kullanmaktadır.
- Yaz aylarında ise, Iğdır
ilimizden geçen boylamı baz alınarak, GMT+3 zaman dilimini kullanmaktadır. Bu durum özellikle doğu bölgemizde, kışın güneşin erken saatlerde (15:40'tan itibaren) batmasına neden olmaktadır.
- Kış aylarında havanın erken kararmasından kaynaklanan aydınlatma gereksiniminden dolayı da elektrik tüketiminde artışa sebep olmaktadır.
- Uzmanlara göre saatlerin ileri-geri alındığı dönemlerde, insanların vücut saatindeki ani değişiklikten dolayı, uykusuzluk, yorgunluk, esneme,
konsantrasyon eksikliği, stres, karamsarlık, adaptasyon gibi problemlere sebep olmaktadır.
- Gün ışığından yeteri kadar faydalanılamamasından dolayı kış aylarında yaşanan ticari sürenin az olması, ekonomiyi de olumsuz bir şekilde etkilemektedir.
Çözüm mü? Yaz-kış saati farkını uygulamadan, doğu ve batı illerinde ayrı ayrı mesai saat düzenlemesi.

<p>Sefirin Kızı'na transfer olan Tuba Büyüküstün neden bu kadar konuşuldu?</p><p>Rahatsızlığı sebebi

Haftanın Magazin Başlıkları

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler

Kutup ayılarını görüntülemek istedi, az daha canından oluyordu!