• $16,562
  • €17,5461
  • 971.035
  • 2529.26
30 Kasım 2012 Cuma

Churchill Meclis'te ilk konuşmasında bayılmış

TÜSİAD'ın 'kıdemli' üyesi, Onursal Başkanı Bülent Eczacıbaşı'na sordum: 'TÜSİAD'a başkan olmadan önce hitabet ve vücut dili eğitimi alınıyor mu?'
TÜSİAD'ın kurulduğu günden bu yana başkanlar değişiyor ama derneğin 'etkinliği' değişmiyor, bunda biraz da başkanlık koltuğuna oturanların 'etkin' konuşması rol oynuyor. Hadi isim vermeyelim, geçmişte başkan olmadan önce kolay kolay demeç veremeyen kimi isimlerin başkan olduktan sonra gayet akıcı konuşmaya başladığına tanık olduk.
Bülent Eczacıbaşı 'Geçen yüzyılın en iyi hatiplerinden biri Winston Churchill'di değil mi? Biliyor musun Churchill ilk Meclis konuşması için kürsüye çıktığında düşmüş, bayılmış' diye başladı söze. Durdu ve ekledi:
'TÜSİAD başkanları da çok sık kürsüye çıktıkları için kısa sürede mikrofon hakimiyetini ediniyorlar.'
Aslında sorumun altında Türkiye'nin kurum kültürü, daha doğrusu kültürsüzlüğü yatıyordu.
Başkanlar değişse de TÜSİAD'ın 'duruşunda' 40 yıldır bir değişiklik yok.
Oysa pek çok sivil toplum örgütünde, dernekte, vakıfta örgütlerin etkinliği başkanıyla örtüşüyor veya örtüşmüyor. Nice örgüt var ki, bir başkan ile 'gündemde' kalacak faaliyetler yapıyor. Sonra başkan değişiyor, o örgütün esamesi okunmuyor.

Para yoksa rica var
İş dünyasında 'etik değerleri' oluşturmak amacıyla yıllar önce TEDMER'i kuran, akademisyen, danışman Bülent Şenver'e sordum. Malum TEDMER de kayıplar arasında, Bülent Şenver de çok yeni EDMER'i kurdu.
'Sivil toplum örgütü, dernek, vakıf her ne ise, faaliyette bulunması için bütçeye ihtiyacı var. Bir kitap yazdırayım, bir araştırma yaptırayım eşittir Türk Lirası. İşler çoğunlukla başkanın omzuna biniyor. Kendi gücü ve itibarıyla çoğu zaman rica ederek iş yaptırıyor. Ne yapıyorsunuz? Muhtar Kent'i arayıp, şu kitabın masrafını öder misin diyorsunuz ya da Süreyya Ciliv'i arayıp destek istiyorsunuz. Kaç kere arayabilirsiniz ki! Kaynak yaratmazsanız örgüt yaşayamıyor. TÜSİAD şanslı, üye aidatları bile başkanın para sıkıntısı yaşamasını engelliyor.'
Maddi güç işin önemli bir tarafı olmakla birlikte asıl sorun sivil toplum örgütlerinde kurum kültürünün olmaması.
Yönetimine göre yol aldığı suyu değiştirmesi. Bu örgütün yöneticileri için de geçerli, ülkenin yöneticilerine göre, biraz da konjonktüre uygun dümen sallamaya çalışmasını da kapsıyor.

Doğu Bloku izleri bir tek VIP'te kaldı
Geçenlerde Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile birlikte Fransa'ya giderken, maalesef ki yine VIP'ten geçmek zorunda kaldım. En kötü kahve, en kötü çay orada, aç olsanız kuru ekmek bile yok. Ağır koltuklar, ahşap mermer karışımı dekorasyon ile Doğu Bloku'nun son esintileri kalmış.
Devlet nezdindeki 'mühim' insanlar adeta cezalandırılıyor orada. Ne ilginçtir ki kimileri de VIP'ten geçmek için can atıyor.

<p class='MsoNormal'>Erkekler uzun parkurda genel klasman birincisi Gökhan  Uzuntaş olurken, kısa pa

Turkcell GranFondo İstanbul Yarışı Beykoz'da gerçekleşti

Gökten buz kültesi düştü! Çoban 'bomba patladığını zannetti

Lise öğrencileri 40 günde yaptı! Tek şarjla 70 kilometre yol yapabiliyor

35 ton etil alkol ele geçirildi! Ankara'da sahte içki baskını