• $7,4163
  • €9,0309
  • 442.603
  • 1542.45
26 Ekim 2011 Çarşamba

Çadırda hasta bakıyor ailesinin çadırı yok

Bankalar Birliği'nin 'Çok Yaşa Bebek' projesiyle gitmiştim, Van'daki Kadın ve Çocuk Hastanesi'ne. Bankacılar, bebek ölüm oranını düşürmek için hastanelere cihaz temin ediyor, Van'daki doktorlar da mucizeler gerçekleştiriyordu.
Hastanenin duvarlarında çatlaklar oluşmuş, bir sağlık personeli diyor ki, 'Hastane bahçesinde, çadırlarda hastalara bakıyoruz. İlk andan beri buradayım. Aileme çadır alamadım.'
AKP Genel Başkan Yardımcısı, Vanlı Hüseyin Çelik diyor ki, 'Yarına kadar (bugün) çadır sorunu bitecek.'
Pazar gecesi, pazartesi gecesi, salı gecesi sokakta, 0 derecede uyuduğunuzu varsayın. Yağış da başladı o bölgede.
İsyan eder misiniz?
Biri 'Taş atmadım, dağa çıkmadım şimdi isyan ediyorum' diyor. Yanlış anlaşılmasın, taş atmakla yaşanılan felaket arasında bağlantı kurmuyorum, kurmayacağımı da bilenler bilir. Kuranlara da bence en güzel yanıtı MHP lideri Devlet Bahçeli verdi: 'Densizler.'
Van'da insanlar kızgın, kimse de kızamaz onlara. En büyük şansımız depremin öğle saatinde, güneşli bir günde insanların daha az bina bulunduğu sırada olmasıydı. 'Deprem öldürmüyor, bizde binalar öldürüyor' lafı zaten malumumuz.
Başbakan Afet ve Acil Durum Yönetimi açıkladı: 2 bin 262 ağır hasarlı bina var. İnsanların korkudan giremediği binaları da varın siz hesap edin. Vanlıların 'normal' hayata dönebilmesi için de çok az zamanımız var. Keşke dış dünyanın yardım tekliflerini, mağdur ve mağrur olarak ret etmeden önce bir kez daha düşünseydik, hiç olmazsa o insanları soğuktan korusaydık.
Ne diyor İngiliz Times gazetesi, 'Hiçbir ülke depremle tek başına mücadele edecek kadar kalkınmış değil.'

Deprem sonrasına hazır mısınız?
BİRKAÇ gün daha geçsin, televizyon kanallarında olası İstanbul depremi konuşulmaya başlanılacak. Sonra yine gündem değişecek. Avcılar'dan haberiniz var mı mesela? Marmara depreminin vurduğu Avcılar'da çatlakların üstü kapatıldı, binalar boyandı.
Marmara depreminden sonra birkaç kişiden duymuştum, başucunda silahla uyuduğunu. Deprem olur da enkaz altında kalırsa nasıl olsa kurtaran olmaz diye.
İstanbulluların çoğunluğu binalarına güvenmiyor ki, uzmanların tavsiye ettiği gibi deprem sırasında cenin pozisyonuna geçip, bir kenarda beklesin. Öyle beklemek canlı canlı mezara girmek demek. Binası sağlam olan, deprem sırasında dışarıda olan, dışarıya çıkabilen kurtulacak o kadar.

Zafer Çağlayan'dan yabancı şirket alacaklara destek
EKONOMİ Bakanı Zafer Çağlayan geçenlerde İstanbul Sanayi Odası üyesi sanayicilere seslenirken, 'Ankara'da 2001 krizinde sıkıntıya düşmüş firmaların listesi elinde dolaşan büyükelçiler hatırlıyorum. Firmaları, fabrikaları ucuza kapatmak için' diyordu.
Global kriz sürecinde de bizler, ABD'nin, Avrupa'nın yaşadıklarına 'Allah bizi korusun' diye bakıyoruz.
Zafer Çağlayan da şunları söylüyor:
'Koç, Grundig'i aldı, Ülker Godiva'yı, Çanakkale Seramik İtalya'nın en büyük seramik üreticisini aldı. Böylelikle tüm bayi ağını da ekliyorlar, gruplarına. Dünya devi başka türlü olunmaz. Amacımız Türk şirketlerinin dünya devleri arasında yer alması. Destek mekanizmasını ilan ettim. Yurtdışında firma satın alacakların, hukuki ve diğer danışmanlık masraflarının yüzde 60'ına kadarını biz veriyoruz.'
Danışmanlık masrafında üst sınır oransal olarak yüzde 60 ve tutar olarak da en fazla 200 bin dolar.
Zafer Çağlayan şunu da ekliyor:
'Maliye Bakanlığı ile vergisel destek konusunda da çalışma yapıyoruz.'

<p>Peki, reform paketlerinde gelinen son durum ne? Hukuk ve  ekonomide hangi başlıkları konuşacağız?

Reform paketlerinde son durum ne?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Doğada yaptığı yemeklerle kentleri tanıtıyor

Türkiye'nin Arnavutluk'ta inşa edeceği hastanenin şantiyesi açıldı