• $7,4182
  • €8,9839
  • 437.588
  • 1467
10 Ağustos 2011 Çarşamba

Brüksel şaşırdı ama tepki vermedi

Başbakan Erdoğan AB'ye rest çekmişti. Hatırlayalım sözlerini:
'Kıbrıs sorunu çözülmeden Rumların 2012'de AB Dönem Başkanı olması halinde ilişkilerin tamamen donacağını' belirtti ve '6 aylık dönem başkanlığında oturur seyrederiz. Tüm ilişkiler donar' dedi.
Şu sözlerini de hatırlayalım:
'Efendim kriz çıkar, müzakereler dururmuş. Durursa dursun.'
O gün bugündür Brüksel'in tepkisini bekliyorum.
Rum kesimi, Türkiye'yi 'şımarıklıkla' suçladı, o kadar. Brüksel Türkiye'yi gözden çıkardı mı yoksa ciddiye mi almıyor?
'Acaba ben mi gözden kaçırdım?' diyerek, Brüksel'i yakından takip eden EDAM (Ekonomi-Dış Politikalar Araştırma Merkezi) Başkanı, eski diplomat Sinan Ülgen'e sordum:
'Kayda değer açıklama olmadı. Tabii ki özel sohbetlerde Başbakan'ın çıkışının şaşkınlık yarattığını ifade ediyorlar.'
Niye şaşırmışlar?
'Çünkü görüşmeler sürerken, Kıbrıs Rum kesimine ilişkin çıkışın yapıcı bir tutum olmadığını düşünüyorlar.'
Başbakan diyor ki, 'KKTC'ye karşı uygulanan izolasyonlar kalkmadığı sürece ne liman ne de havaalanı konusunda bizden bir şey beklemeyin dedik. Annan planına evet diyen Türkler cezalandırılacak, hayır diyen Rumlar ödüllendirilecek. Biz bu adalet anlayışına karşıyız.' Bu açıklamalar yıkıcı değil ki.
'Zamanlamayı yanlış buluyor, Brüksel'dekiler' diyor, Sinan Ülgen ve ekliyor:
'Rum kesimindeki patlama (askeri üsteki) siyasi krize dönüştü. Rum kesiminde halen siyasi belirsizlik var. Rumlar iç siyasetleriyle uğraşırken, onları sıkıştıracak açıklamanın doğru olmadığını düşünüyorlar.'
Türkiye'de ise Başbakan Erdoğan'ın çıkışını doğru bulanlar da var. Sonuçta müzakerelerin başladığı Ekim 2005'ten beri Kıbrıs nedeniyle askıya alınan 8 başlık, Rumların engellediği 6 başlık var. 
Sinan Ülgen ekliyor:
'Dış politikada hangi amacı ön planda tuttuğunuz önemli. Müzakerelerin ilerlemesi mi, Kıbrıs'ta çözüm mü? Kıbrıs'ta bir çözüm olması halinde zaten müzakereler de ilerleyecek.'
Sonuçta müzakerelerin ilerlememesinin 'dış' açıdan üç nedeni var: Kıbrıs sorunu, Sarkozy sorunu ve Merkel sorunu.
Sarkozy için 2012 Fransa, Merkel için 2013 Almanya seçimlerini bekleyeceğiz.

Carolin'in şarabı buğulandı
ÖNCEKİ akşam televizyonda rastladım, Öyle Bir Geçer Zaman Ki'nin tekrar bölümünde Ali Kaptan hapse düşmüş, Carolin de keyifle şarabını yudumluyor. Yudumluyor da şarap bardağı 'buğulanmış.' (televizyonlardaki tanımıyla mozaiklenmiş.)
Sigaradan sonra içkinin de mi net görüntüsü yasaklandı?
Teyit için Wines of Turkey (Türk Şarapları Platformu) Direktörü Taner Öğütoğlu'nu aradım: Yasak yok.
Belli ki Ramazan'da birileri 'kralcı' oluvermiş.
Kralcılar her yerde.
Erzurum'da oruç tutmayıp, sokakta sigara içen kadını tartaklayanlar değil, beni asıl rahatsız eden.
Ya da İstanbul'da İETT otobüsüne şortuyla bindiği için 'Toplumun ahlakını bozuyorsun' diyerek yumruk atan adam da beni asıl rahatsız eden değil.
Voleybolcu genç kadın ne diyor? 'Şikayet etmek için gittiğim Ayazağa'daki karakolda polisler ilgilenmedi.'
Her zaman bu toplumda kendini bilmez, başkalarına namusu, dini öğretmeye kalkacak tipler çıktı, çıkacak da.
Emniyet güçleri 'kralcılık' yapmaya kalkarsa, işte o zaman vah halimize.
 

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İstanbul'da etkili olan yağışlı hava, trafikte yoğunluğa neden oldu

Yıldırım çarpmasının vücutta bıraktığı ilginç izler