• $7,4503
  • €9,0533
  • 443.761
  • 1565.01
16 Kasım 2011 Çarşamba

Belediyeler söz verecek

Dün imzaya açıldı, önümüzdeki günlerde göreceğiz bakalım kaç belediye başkanı aşağıdaki metne imza atacak:
'Biz Türkiye'nin öncü belediye başkanları olarak
l Bilimsel veriler ışığında, iklim değişikliği tehdidine karşı etkin bir çözüm için zamanın çok kısa olduğunun bilincindeyiz.
• Hükümetlerin başta karbondioksit olmak üzere iklim değişikliğine neden olan sera gaz salımlarının ve iklim değişikliğinden kaynaklanan risklerin azaltımında önemli bir rolü olduğunu düşünüyoruz.
lKüresel sorunların çözümü için yerel uygulamaların yaratacağı büyük etkinin farkındayız.
l İklim değişikliği sorununun çözümünün, kentsel planlama ve arazi kullanımı, toplu ulaşımın desteklenmesi, temiz yakıtların teşvik edilmesi, trafik yoğunluğunun azaltılması, alternatif ulaşım araçlarının desteklenmesi, sürdürülebilir su ve atık yönetim stratejilerinin uygulanması gibi sürdürülebilir kalkınma stratejileriyle mümkün olabileceği düşüncesindeyiz.
l İklim Değişikliği Eylem Planlarının, bilinçlendirme çalışmaları, ulaşım, atık yönetimi, binalar ve enerji sektörlerinde uygulanacak geniş yelpazede birçok örnek projeyle hayata geçirilebileceği düşüncesindeyiz. Bu plan ve uygulamaların, küresel olarak yürütülen mevcut çabalara önemli derecede katkı sağlayacağının farkındayız.

Gaziantep başı çekti
Türkiye 'sürdürülebilir' kavramını öğrendi. İçselleştirebildi mi? Ayrı bir sorun. Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye ve Fransız Kalkınma Ajansı (AFD)'nin ortaklaşa düzenlediği, 'Türkiye'de Sürdürülebilir Kentler: Düşük Karbonlu Sürece Geçiş Nasıl Yönetilir?'  başlıklı konferans vardı, dün. Konferanstan sonra, iklim dostu kentlere çağrı niteliğindeki, yukarıda maddelerinin bir kısmını alıntıladığım bildiriyi okuyan Gaziantep Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, belediyeleri imzaya davet etti.

Çöp dağlarımız ne olacak?
NÜFUSUMUZUN yüzde 80'i kentlerde yaşıyor. Her gün ürettiğimiz çöpler, en yaygın yöntemle düzenli depolama ve çöp sahalarında biriktiriliyor. Bir nevi çöp dağlarımız oluşuyor. Bu dağlardan, karbondioksit (CO2) gazından 21 kat daha fazla küresel ısınmaya yol açan metan (CH4) gazı atmosfere veriliyor.
Türkiye'de 2 bin 949 belediye var. 2 bin 949 belediye arasında maalesef ki, sadece Ankara, İstanbul ve Gaziantep'te 5 adet atıktan enerji elde eden tesis bulunuyor.
'Çöpte yatan altın' diyorlar. Örnek mi? Ankara Mamak ve Sincan katı atık düzenli depolama tesislerinden çıkan metan gazını elektrik üretiminde değerlendirildi ve 520 bin ton karbondioksit eşdeğeri metan tasarrufu sağlandı.
Şunu da not düşelim: Hala atık hizmeti vermeyen belediyelerin oranı yüzde 5. Onları da Allah'a havale ediyoruz.

Toplumu bilinçlendirmek yetmiyor
EMEKLİ Müsteşar, Çevre ve Orman Bakanlığı eski Müsteşarı ve REC Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Z. Sarıkaya anlattı:
'1990'lı yıllar öğrencilere dedim ki, su tasarrufu sağlayan ürün araştırması yapın. O zamanlar tasarruf sağlayan vitrifiye, armatür yoktu. Artık musluklar, tuvalet rezervuarı, duş başlıkları su tasarrufu sağlıyor. Toplumu bilinçlendirmek çok önemli ama yeterli değil. Uygun teknolojik gelişim olmalı ve idari, mali yaptırımlar olmalı.'
Hasan Sarıkaya'nın konuşmasını dinlerken, kendimi değerlendirdim: Son bir yılda evime aldığım musluk, rezervuar, çamaşır makinesi ve bulaşık makinesinde su, enerji tasarrufunu öncelikli kıstas olarak tuttum mu? Şekline, modeline baktım.
Şunu da biliyorum ki, evime ampul alırken, zaten tasarruf özelliği barındıranlar arasından seçim yapıyorum. Tasarruf yapmayan ampul piyasada kalmadı. Dolayısıyla, üreticiler tek seçenek olarak tasarruflu ürünleri karşımıza çıkarmalı.

<p>‘Dünya artık dijitalleşiyor’ demek son yılların en popüler söylemi oldu. Dijital düny

Doymayan emperyalistler ve aşı eşitsizliği

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Defineciler, iki türbeyi tahrip etti

Mandaların eksi 10 derecede yemek arayışı