• $7,3547
  • €8,8939
  • 409.779
  • 1528.82
22 Aralık 2010 Çarşamba

Başkanı CHP'ye girdi KAGİDER karıştı

Başkanı Gülseren Onanç'ın CHP Parti Meclisi'ne girmesiyle birlikte Türkiye Kadın Girişimciler Derneği'nde (KAGİDER) sular kaynadı.

Kadınların girişimciliğini desteklemek amacıyla kurulmuş olan KAGİDER'i, uzun zamandır bu görevini yerine getirmemekle suçlayıp üyelikten istifa edenler olduğu gibi, 'Derneği siyasallaştırdılar', 'Kullanıldık' tepkisiyle istifayı düşünenler de var.

Dün istifa edenlerden biri Kayserili, BRN markasıyla yatak üretimi yapıp, Türkiye'nin sayılı yatak ihracatçılarından biri olan Berna İlter'di. Konuşurken öfkeliydi:

'Biz Anadolu'da dişimizi tırnağımıza taktık, çalışıyoruz, çabalıyoruz. Girişimci kadınlar olarak rol modeli yaratmaya çalışıyoruz. Ve üstelik bunu kadının çalışmasının hala ayıp karşılandığı geleneklere rağmen yapıyoruz. KAGİDER'e de 'girişimci kadın' örgütü olduğu için üye olmuştum.'

KAGİDER, Ümit Boyner, Meltem Kurtsan gibi TÜSİAD üyesi iş kadınlarınca kurulduğunda tek asli hedefi vardı:

Eğitimi, iş hayatındaki konumu, sosyal yaşam biçimi ile 'şanslı' olan İstanbul'daki iş kadınlarının, Anadolu'daki hemcinslerine mentorluk yapması ve Türkiye'de kadın girişimci sayısını artırması.

Nitekim ilk yıllarda yürüttükleri projelerle ki, çoğuna da AB'den fon da bulabiliyorlardı, kadın girişimci sayısını artırmak için çaba gösterdiler.
Sonra durum değişti.

Aslında KAGİDER'de sular Gülseren Onanç'ın referandum sürecinde 'Başbakandan korkmuyorum' yazılı tişörtleri hazırlatmasıyla kaynamaya başlamıştı. Özellikle Anadolu'daki kadın girişimciler KAGİDER'in taraf konumuna gelmesinden rahatsızlık duyuyordu. Alçak sesle de olsa 'üyelere genel eğilimi sorulmadan, herkesin onayı alınmadan KAGİDER adıyla taraf olunmasına' tepki gösteriyorlardı.


Yüksekova'ya AB dersi

BİLGİ Üniversitesi çatısı altındaki Avrupa Birliği Enstitüsü, AB'ye katılım sürecinde Türkiye'ye hizmette bulunmak amacıyla kurulmuştu. Gündemimizde AB'nin ilk sıralarda yer almıyor olması, AB ile ilgili kurumların boş boş oturması anlamına gelmiyor.
AB'ye gönül verenler bir şekilde durumdan vazife çıkarıyor.

Avrupa Birliği Enstitüsü'nün Koordinatörü Gülperi Vural ile sohbet ediyoruz: 'Biz yine yoğun iş programı yarattık kendimize' diyor.

Üç yıldır 'AB mali fonları proje yönetimi' eğitimi veriyorlar. Türkiye'deki sivil toplum örgütleri, belediyeler, kamu kurumları 'kendilerince' proje hazırlıyorlar ne var ki iş AB'den fon almaya geldiğinde hazırlanan projeler sınıfı geçemiyor. AB standartlarında proje hazırlamayı beceremiyoruz. Daha doğrusu beceremiyorduk.
Yavaş yavaş öğrenmeye başladık.

Avrupa Birliği Enstitüsü Koordinatörü Gülperi Vural, proje hazırlama konusunda bugüne kadar eğitim verdikleri örgütleri saymakla bitiremiyor. Erzurum'dan, Van'dan, Diyarbakır'dan, Edirne'den.

Misal, Hakkari-Yüksekova'dan bir ekip kırsal gelişimle ilgili AB'den fon almış ama nasıl kullanacaklarını bilmiyormuş. Enstitüde aldıkları eğitimle şimdi gayet güzel 'proje uygulayıcısı' olmuşlar.


Toplum isterse AB'li de oluruz

TÜRKİYE'nin AB ile müzakeresi uzun soluklu bir süreç. Her zaman yaptığım hatırlatmayı tekrarlayayım 'bu süreç bir pazarlık değil uyum süreci'.

Avrupa'da birileri sürece taş koyabilir, popülist politikalar yolumuza engel olabilir. Aslında bunların hiçbirinin önemi yok. Önemli olan toplumun ne istediği.
AB, demokrasinin geliştirilmesi, temel hak ve özgürlüklerin yükseltilmesi için önemli bir çıpa. Yaşadığımız süreç toplumun süreci. Halk istemediği sürece, AB standardında yaşamamız mümkün olmayacak.

Halk artık asansörlerin AB standardında yapıldığını, insanların pisipisine asansör boşluğuna düşüp ölmediğini, gıdaların AB standardında olduğunu, çocuklarımıza vitamin adı altında zehir yedirmediğimizi fark ettiği zaman, zaten AB süreci de canlanacaktır.

<p>Türkiye, CHP'li belediyelerdeki çöp rezaletini konuşuyor. Nuh Albayrak, Maltepe'deki çöp toplama

CHP'de 'çöp' krizi ve Bülent Tezcan'ın 'Maltepe' yalanı

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik