• $8,6553
  • €10,1329
  • 491.673
  • 1407.46
11 Mayıs 2014 Pazar

Bakan Zeybekci konuşunca bende yeni 'ampul'ler yandı

Geçenlerde Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin elinden iklimlendirme sektöründe ihracat başarı ödülünü alan firmalardan biri Systemair-HSK. Vural Eroğlu 1983’de HSK’yı kurmuş, iki yıl önce de dünyanın büyük markalarından, Avrupa lideri Systemair’e yüzde 90 hissesini satmış. Vural Eroğlu’nun iki kızından biri genel müdür, diğeri fabrika müdürü. Hadımköy’deki dev fabrikadaki sohbetimizde Vural Eroğlu’na TOBB iklimlendirme kurulu üyesi şapkasıyla da sektöre dair sorular sordum.

Sektörün ‘Türkiye iklimlendirme üretiminde Avrupa’nın merkezi olacak’ diye bir hedefi vardı, İklimlendirme üretiminde Türkiye, Avrupa’nın üssü olabildi mi?
İklimlendirme Türkiye’nin yüz akı bir sektör. Yüz akı çünkü 2013 yılında 4.2 milyar dolar ihracatımız var. 2023’te 25 milyar dolara çıkaracağız, 5 misli büyüteceğiz. İthalat 2013’te 6 milyar dolardı, 1.8 milyar dolar açık var, bunu da iki sene de kapatacağız.

CARİ AÇIĞI KAPATIYORUZ

Cari açık ithal markalardan mı kaynaklanıyor, yoksa ara mal ithalatı da var mı?
Çoğunlukla ara mal ama yeni ürünler de geliyor. Bizde şu an cari açık var ama çok hızlı kapatıyoruz. Eskiden çok daha fazlaydı ve iki, üç senede kapatacağız.

Türkiye neleri üretmeye başladı da iklimlendirme sektöründe cari açık kapanmaya başladı?
Türkiye olarak Avrupa’nın üretim merkezi olacağız dedik ve hakikaten ciddi üretimler yapılıyor artık. Avrupa’daki krizden kaynaklı durgunluk ve nüfus yapısından dolayı Türkiye’nin jeopolitik önemi de artınca dünyadaki büyük üreticiler, üretim yapmak için hücum ettiler. Bazıları kendileri geliyor Türkiye'ye, bazıları yanlarına Türk firmalarını alıp üretim yapıyor hem iç pazara satıyor, hem de ihraç ediyor.

2023 hedefinizdeki 25 milyar dolar ihracata karşılık ne kadar ithalat olacağını tahmin ediyorsunuz?
Pozitife geçeceğiz, 15 milyar dolar ithalat olacak. Nihai mal ve ara mal olarak.

TEKNOLOJİYİ TASARLAYACAĞIZ

Bakan Zeybekci’nin bir sözü var, öyle lafla olmaz. Nasıl bir strateji geliştiriyorsunuz, ihracatı 5 misli artırmak için?
Bir önceki sene 3.2 milyar dolar ihracatımız vardı, yüzde 30 artışla 2013’ü kapattık. Stratejimiz dünya fuarlarını gezmek, dünya ile ilişki kurmak ve ilişkilerimizi artırmak. Türkiye’de n iyi mallar çıktığına dair onları ikna etmek. Ve en önemlisi ar-ge merkezleri kurarak, teknolojiyi üretiyoruz. Teknolojiyi tasarlayacak aşamaya geleceğiz. Tasarımcı, proje mühendislerimizin dünyada söz sahibi olması gerekiyor ki önerileriyle Türkiye’de üretilen ürünler dünyada daha çok pazar bulabilsin.

YAKIN KOMŞULARLA KÜLTÜR COĞRAFYASI KAVRAMI

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ihracat ödül töreninde bize çok umut saçtı. Bakanlık olarak yakın komşularımızla kültür coğrafyası diye bir kavram geliştiriyorlar. Türk etkisi, Türkiye imajı yaratılacak. Bakan, ataşeliklerdeki hizmetlerin 10 kat büyütüleceğini söyledi. Kuş uçurtmayacağız, ticari olarak her şeyden haberdar olacağız dedi. O bölgelerde yatırım yapan girişimcilere Türkiye topraklarında yatırım yapmış gibi teşvikler vermeyi planlıyorlar, bunu ilk defa duydum çok etkilendim, hepimiz çok etkilendik. Bakan konuştu bende de ampul yandı. Yatırımlarımızı hem Türkiye’de hem yurtdışında artıracağız.

'ALMAN DEĞİLSE ALMAM' REKLAM DİLİNDE ŞİİRSEL AMA HOŞ DEĞİL

Alman değilse Almam diye bir reklam var bu aralar televizyonda. Türk üreticilerine karşı bir küçük görme hissi uyandırdı mı sizde, rahatsız etti mi reklam?
Tabii ki rahatsız etti. Anlam veremedim, ki çok büyük bir kuruluş yapıyor o reklamı. Alman değilse almam lafı şiirsel bir laf, reklam dilinde müthiş bir buluş ama hoş değil. 1980’li yıllarda Türkiye’nin liberal ekonomiye geçmesiyle birlikte iklimlendirme sektörü birden hücuma uğradı. İhtiyaç turizm sektöründen başlamıştı. İnanılmaz derecede büyük oteller yapıldı ve içlerinin iklimlendirilmesi gerekiyordu. Türk firmaları hazır olmadığı için dünyadaki firmalar hücum etti. Türk insanın proaktif yapısı, iyi üniversitelerden mezun olması sayesinde 1990’lar bizim aydınlanma zamanımız oldu. Birbirini tanımayan aynı ürünü üreten insanlar da bir masada toplanmaya başladı ve örgütlenme ortaya çıktı. Zaten eğitim kalitesi de yüksek bir sektör olduğu için bu örgütlenme müthiş tuttu. Aynı konu, bizim sektörümüzün ısıtma kazanları sektöründe örgütlenme aynı etkinlikte olmadı. Biz iklimlendirmeciler olarak açığımızı giderdik, yurtdışındaki STK’larla ilişki kurduk, onlardan çok şey öğrendik. İlk dernek de ısıtma soğutma klimacılar derneğiydi. Ve maalesef ısıtma kazanı üreticilerinden bir bölümün kaybettik. Sungurlar vardı, onun gibi birçok firmamız 1970’lerde yıldızken, 1990’larda eridiler. Tek sebebi vardı, örgütlenmenin yeterli olmaması. O yüzden de ithal baskısı altında kaldı. Aslında son derece büyük kombi kazan fabrikaları var.

UYURKEN OKSİJEN SOLUMUYORUZ

Konutlar için havalandırma sistemleri kurmak üzere pazarına giriyorsunuz, dışarıda oksijen varken niye bu sisteme ihtiyaç duyulsun?
Söylediğiniz gibi oksijen dışarıda, evin içinde değil. Evlerimizde havalandırma maalesef çok zayıf.

Niye, pencereyi açıyorum güzel havalanıyor.
Açtığınız zaman havalanıyor. Yapılar artık sızdırmaz hale geldi. Bir de eskiden yüksek tavanlar vardı, hem tavanlar alçaldı hem de binalar sızdırmaz hale geldi. Kesinlikle karşı değilim, ısı yalıtımına ama bu sefer de içerdeki buzdolabı, fırın gibi enerji üreten makinalar, aydınlatmalar, kullanılan elektrikli ev aletleri, televizyon devamlı ısı üretiyor. Bu sefer klimalar konuluyor ama hava ile ilgili bir şey değil. Bir insanın soluduğu hava miktarı günde 15 bin litre. 7-8 saat uykuda 5 bin litre soluyorsunuz, 5 bin litre evinizin hacminden çok daha büyük. Demek ki karbondioksiti tekrar solumaya başlıyorsunuz.

ARTIK EVLER İZOLASYONLU HAVALANDIRMA ŞARTI

Ben de mecbur kaldım klima aldım ama sürdürülebilirlik adına dünyaya karşı da suç işliyormuşum gibi geliyor ne kadar Aplus olursa olsun, sıcaktan bayılacak raddeye gelmeden klimayı açmıyorum. Bizler daha çok tüketmeye başlamadık mı?
Havaalanı, AVM gibi büyük alanlarda mecburuz. İklimlendirmeyi tek kelime ile tarif et derseniz eşittir verim derim. Üretimi, insan sağlığında verimi yükseltir. Enerji kaybı değil, verim kazancı yapıyor. Dediğiniz gibi evleri izolasyonlu hale getiriyoruz, enerji kaybetmiyoruz enerji açığa çıkınca da klima koyuyoruz. O aşamaya bir proses daha koymak istiyoruz, havalandırma. Evinizi önce havalandırma koyun, sonra klima koyun. Havalandırma iklimlendirmenin proseslerinden birisi, ısıtma ve soğutma diğerleri.

BÜTÜNLEŞİK TASARIM

Binalar inşa ederken, mimarlar tasarlıyor. Ne var ki mimarlar, enerji mühendisi, mekanik mühendisi gibi akışı planlayamıyorlar. Bina üretim aşamasına geldiğinde mekanik mühendis devreye giriyor, Yeni bir kavram üzerinde çalışıyoruz, bütünleşik tasarım. Daha arsa üzerinde çalışırken mimar ile birlikte elektrik mühendisi, statiker, mekanik mühendisi ile birlikte tasarlasınlar. Tabii ki enerjiyi aşırı harcamayalım, geleceğin sermayesinden yemeyelim ama bugünün konforundan da uzak kalmayalım çünkü verimsiz oluyoruz. Verimli olmak için de iklimlendirme şart.

HAVA KALİTESİNİ ÖLÇELİM 'MAVİ BAYRAK' ALALIM

Sizin mavi bayraklı ev projeniz var, nedir?
Plajlarda, denizlerde mavi bayrak aranır hale geldi. Sektör olarak hayata geçirmek için konuştuğumuz konulardan birisi. Binaları gezelim, iç hava kalitelerinin ölçelim, kalite seviyesi yüksek binalara mavi bayrak verelim, onlar da mavi bayrak çeksinler.

Yeşil ev de olsun. Havası iyi olsun ama dünyanın sürdürülebilirliği adına da çok enerji dostu olsun.
3 bin sene evvel Mezopotamya medeniyetinde, Harran’da hava akışına uygun geometride binalar varmış, yazın sıcağında doğal bir klima ortamında oturuyorsunuz. Bugünün kararnamelerinin tarif ettiği bina o aslında. En güzel şey doğallık tabii ki.

KLİMA SANİYEDE 25 SANTİM ÜFLEMELİ

Kimi okuyucu bu kavramı bilmeyebilir. İklimlendirme ile havalandırma ve klima arasındaki fark ne?
İklimlendirme havanın fiziğindeki değişiklikler yani sıcaklık, rutubet, kirlilik, oksijen miktarındaki değişikliği sağlamak. Havalandırma ise havanın bir noktadan bir noktaya hareketini tayin eder. Klimaya ihtiyaç duyulmadığı yerlerde mesela otoparklarda hava bir yerden alınır, diğer yere atılır, böylece karbonmonoksitten kurtulunur. Havalandırma da iklimlendirmenin bir parçasıdır. Klimada da üzerinize saniyede 25 santim ilerleyecek, hızda havayı üflemesi lazım. Eğer bu saniyede 2 metre hıza çıkarsa konfor şartları, iklimlendirme şartları bozulur, boynunuz, her tarafınız tutulur.

<p>FETÖ'nün kurguladığı tuzak bir kez  daha kendi ayağına dolandı. Türkiye'den talep ettikleri 126 m

FETÖ'ye ABD'den dev darbe

Bodrum'un suyunu karşılayan Mumcular Barajı yüzde 10'luk seviyenin altına düştü

İETT tarihinin aynı hatta çalışan ilk şoför çifti

Van Gölü'nde binlerce yıllık mikrobiyalitler görüntülendi