• $9,6005
  • €11,1899
  • 553.656
  • 1479.93
8 Ocak 2015 Perşembe

Avrupa, su ısıtıcısıyla dünyayı kurtaracak

Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan ile bu hafta pazar gününün söyleşisi için buluştuğumuzda önemsediğim sözlerinden biri “Dünya batıyor daha ne olsun”du.

Leziz söyleşiyi elbette pazar günü okuyabilirsiniz.

‘Dünya batıyor, daha ne olsun’un da üstünde durmak gerekiyor.

Cümle karamsar bir tabloyu özetlemiyor aslında. Sürdürülebilirlik ve özellikle enerji tasarrufu adına daha yapılacak çok işimizin olduğunu anlatıyor.

Pusulalarımızdan biri ‘muasır medeniyet’ Avrupa Birliği.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu bugünlerde Avrupa Birliği’ne tepkili olsa da bu köşenin konusu ‘yüksek siyaset’ değil, yaşam biçimi. Siyasetteki pozisyon almalar başka bir şey, pervasız yaşam biçimimizden vazgeçmemiz başka bir şey.

Pervasız yaşam biçimine karşı söylenecek en popüler slogan da belli: “Başka dünya yok.”

Bu hızla müsrifliğe devam edersek, dünyanın kaynakları yetmeyecek.

Avrupa Birliği 1 Ocak itibarıyla enerji verimliliğinde yeni bir dönemi başlattı. Bu aslında hem biz sıradan vatandaşlar için hem de Avrupa’ya ihracat yapan küçük ev aletleri üreticileri için bir dönüm noktası.

Su ısıtıcısı, kahve makinesi ve tüm küçük elektrikli ev aletlerinde otomatik stand-by modunun zorunlu hale getirilmesi gibi uygulamalarla enerji tasarrufunu öngörüyor, Avrupa.

Hane başına yılda 45 euro enerji tasarrufu hedefleniyor.

Rakam küçük olunca, küçümseyenler çıkabilir.

Avrupa Birliği’ndeki gelişmeleri iş alemine duyuran İktisadi Kalkınma Vakfı’ndan yapılan açıklamada deniliyor ki, “Avrupa Komisyonu’nun tahminlerine göre tüm ekodizayn ve enerji etiketlemesi düzenlemeleri yıllık 166 milyon ton petrole yani İtalya’nın birincil enerji tüketimine eşdeğer bir tasarruf sağlayacak. Sadece 1 Ocak 2015’te yürürlüğe giren yeni düzenlemeler sayesinde bile 2020 yılı itibarıyla karbondioksit salınımının yılda 15 milyon ton -Bükreş gibi bir şehrin yıllık emisyonuna eşdeğer- düşeceği öngörülüyor.”

Hoover’in yöneticisi antika süpürgeyi istedi

Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı’nın ofisine her gittiğimde ‘antika’ elektrikli ev aletlerinin sayısının artması dikkatimi çekti. Son 100 yılın ev ürünleri her tarafta.

Murat Kolbaşı, “Bu sektöre girdiğimden beri topluyorum ama son 5 yılda daha da arttı sempatim. Eski elektrikli ev aleti olarak ne bulursam topluyorum” diyor.

En eski olanını Şanghay’daki bir antikacıdan bulmuş. Hong Kong’daki bir antikacıdan epey alışveriş yapmış. “Londra bu işte bereketli” diyor.

Türkiye’de ise Çukurcuma ve Alaçatı ve Anadolu keza.

Anlatmaya başladı: “En son Bomonti’deki bitpazarından bir ütü geldi. Kendi ütümüz, 67 model. Kendi ürünlerimiz de elimde var ama buldukça da alıyorum. En eski ürünüm ahşap süpürge. En aşağı 80-90 yıllık. Elektrikli ev aletlerinde şimdi plastik var, daha önce metal vardı, ondan evvel döküm, ondan da evvel ahşap. Şekil verebildiğin kadar malzeme kullanıyorsun. Hoover’in yöneticisi istedi, elimdeki ürünü. Vermedim. Türkiye distribütörlüğünüzü verseniz bile bu ürünü vermem dedim.”

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi