• $9,6597
  • €11,237
  • 559.974
  • 1487.43
16 Ocak 2015 Cuma

Ar-ge’de pazar ve destekte sınıfı geçtik

Türkiye’nin ar(aştırma)-ge(liştirme)’de cazibe merkezi olabilmesi için hangi yolu izlemesi gerektiğine dair önerileri, yabancı sermayeli şirketlerin örgütü YASED sıralıyor.
Uluslararası Yatırımcılar Derneği –YASED’inbeyin fırtınasına katılan iş alemi temsilcileri şirketlerinin bağlı bulunduğu ana merkezlerin yıllık global ar-ge harcaması 200 milyar doları buluyor.
Ve diyorlar ki, “Dünyada başarılı olmuş, uluslararası şirketler incelendiğinde, bu şirketlerin ar-ge yatırımlarının önemli bir kısmını ana merkezlerinin bulunduğu ülkelerden farklı ülkelerde yaptıkları görülmektedir. Türkiye’de önemli boyutta üretim ve pazarlama faaliyetlerinde bulunan şirketlerin, yine Türkiye’de bugüne kadar onda birden daha az ar-ge yatırımı yaptılar.”
Uluslararası şirketlerin ar-ge yatırımlarını Türkiye’nin niye çekemediğini de YASED ortaya koyuyor:
“Türkiye ar-ge ekosistemi henüz ‘çok iyi’ denebilecek bir düzeye ulaşmadı.”
Sözün özü şu: “Türkiye ar-ge yatırımı için şimdilik çok da cazip değil.”
Ar-ge'nin alt başlıkları sıralanıyor:
“Pazar potansiyeli, kurumsal ar-ge destek mekanizmaları, personel maliyeti, ekonomik durum, ulusal bilim teknoloji politikaları, siyasi durum, vergi ve harçlar, üniversite-sanayi etkileşimi, bürokrasi, tedarikçi durumu, iş ve ticaret ahlakı, ulusal eğitim politikaları, sosyo kültürel durum, kalifiye eleman.”
Bu başlıklardan sadece Türkiye ‘pazar potansiyeli’nde ‘iyi’ not alıyor.
Kurumsal ar-ge destek mekanizmaları başlığı için de ‘bir yıl öncesine göre daha iyi’ yorumuyla birlikte “İyi düzeye yaklaşıyor” denilerek, sınıfı geçiyor.

Takipçi değil öncü olmalı

Malum, hedef 2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek, ihracatı 500 milyar dolara çıkarmak. Türkiye bilim ve teknolojide takip eden değil, öncü olmalı ki, 2023 hedefi hayata geçirilebilsin. Fikrin ürüne dönüşebileceği ar-ge çalışmalarını çekecek ve büyütecek sistem oluşmadan da 2023 vizyonuna yürümek hiç de kolay olmayacak.
YASED, ar-ge yatırımlarını çekebilmek için, yukarıda sıraladığım alt başlıklara öncelik verilmesi gerektiğini vurguluyor:
“Üniversite-sanayi etkileşimi, kalifiye eleman, tedarikçi durumu, kurumsal ar-ge destek mekanizmaları, bürokrasi ve fikri mülkiyet hakları.”

Ar-ge sayesinde moda devlerine kumaş satıyor

Atatürk’ün “Bursa’da ipek böcekçiliği var. Üretimin tekstil sanayinde değerlendirilmesi lazım” talimatıyla 1925’te kurulan İpekiş’in Genel Müdürü Aşkın Kandil, kumaş sattıkları devleri sıralıyor:
“Versace, Armani, Cavalli, Dolce&Gabbana, ChristianDior, Mascihino, Fendi, Karl Lagerfeld, Patrizia Pepe, Giovanni Gentile.”
İhracat kilogram fiyatı en düşük üründe 60 dolar. 100 dolara kadar da çıkıyor.
Türkiye’nin ihracat kilogram değeri 1.5 dolar, hazır giyimde ise 24 dolar.
Aşkın Kandil formülünü de anlatıyor:
“Türkiye genelde daha fazla ucuz işçiliği ön plana koyarak, yapılmış bir işin benzerini daha ucuza yaparız mantığıyla hareket ediyor. Ben de diyorum ki, ona göre ar-ge yatırımı yaparsam, tüketicinin sıkıntısını çözebilirsem, takip eden değil, takip edilen olabilirsem fark yaratırım.”

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor

Her sabah poğaça yiyenler dikkat! Bakın vücuda nasıl bir etkisi var