• $7,5066
  • €9,0754
  • 443.182
  • 1521.34
29 Temmuz 2011 Cuma

65 yıllık sanayici de ineği sevdi

Eyüp Hilmi Kayhan, TÜSİAD'ın eski başkanlarından Muharrem Hilmi Kayhan'ın kardeşi. O 'Hilmi' adını kullanıyor, TÜSİAD'ın eski başkanı da Muharrem'i.
İki dedelerinin de ismi 'Hilmi'ymiş. Kayhan kardeşler Söktaş Grubu'nun sahibi. Bir zamanlar Söke, Türkiye'nin en zengin ilçesiydi, en büyük yatırımcı da Söktaş.
Kasabanın hikayesini bir başka yazı konusu yapalım. Bugün konumuz Hilmi Kayhan'ın yeni yatırımı.
'Moova' markası eylül ayında raflardaki yerini alacak. İneğin 'Möö'sü ile Söke Ovası'nın 'ova'sı.
Kayhan kardeşlerin anne tarafından dedeleri Sökeli ziraatçı, baba tarafından dedeleri Priştineli sanayici. Aile de 65 yıldır sanayici.
Hilmi Kayhan, 'Biz de arazilerle pek ilgilenmiyorduk. 2000'lerin başında hayvancılık yapmaya karar verdik' diyor.
'Sanayicilik mi hayvancılık mı?' diye soruyorum:
'Kesinlikle hayvancılık daha keyif veriyor.'
 Biraz duraksıyor:
'Muharrem sanayiciliği tercih eder her halde ama ben hayvancılığı çok sevdim, ineği sevdim' diyor.
Ethem Sancak'ın 'ineğe aşık olduğunu' da ilk yazan bendim, yıllar önce.
800 hayvanla işe başlıyorlar, ardından Avustralya'dan düve ithal ediyorlar. Bugün hayvan sayıları 7 bine ulaşmış.

Peynirde kumarı bitiriyor
MOOVA markasıyla süt ve 16 peynir çeşidi eylül ayında piyasaya çıkmış olacak. Peynir konusu açılmışken soruyorum: 'Peyniri çok seven birisi olarak mutsuzum. Paketli, markalı ürünlerde bile bir sefer beğendiğim tadı, bir başka sefer bulamayabiliyorum.'
Hilmi Kayhan ile Moova CEO'su Olcay Sunucu gülümseyip, şunu söylüyorlar:
'Bizim markanın amacı da tüketicinin peynirde kumar oynamasına son vermek.'
Olcay Sunucu şunu ekliyor:
'Piyasadaki üreticilerin çoğunluğu sütü hangi fiyattan aldığıyla ilgili. Dolayısıyla çiftlikler arasında süt tadı farklı olunca, peynirin de tadında standart yakalanamıyor. Burada önemli olan tek kaynaktan peyniri üretmek. Biz, tüm sütü kendi çiftliğimizden temin edeceğiz.'
Şunu da vurguluyor Olcay Bey:
'Fabrika ve çiftlik arası 30 dakika. Böylece sütü alıp hemen üretime dahil edebileceğiz. Bu sebeple Avrupa standartlarında çiğ sütün mililitresinde bakteri oranı 100 bin iken, Efeler Çiftliği'nde üretilen sütlerin bakteri oranı 3 bin. Bir gerçek de var, piyasada çiğ sütteki bakteri 2 milyona kadar çıkıyor.

'Süt borsası olmalı'
DİYOR ki, Hilmi Kayhan 'Hayvancılık para kazandırıyor. Dönemsel iniş ve çıkışları var elbette.'
Peki ya süt üreticilerinin, elbette çiftçilerin feryadı?
'Sanayicinin baskın olduğu, fiyatın manipüle edildiği bir sistem var maalesef ki. Türkiye'de çoğunluğun adını dahi bilmediği birkaç yerde süt fiyatı belirleniyor. Mesela Biga'da, mesela Burdur'da. İzmir'deki de, Kars'taki çiftçi de bu fiyata göre hareket ediyor. Biz de bu sistemden zarar gördük' diye anlatıyor.
Çiftçinin çoğunun üründe derdi aynı. Üç kuruşa sattığı mal el değiştire değiştire markette tüketicinin karşısına misli misli fiyata çıkıyor.
Sütün litre fiyatı çiftçide 50 kuruş, markette 2 lira.
Hilmi Kayhan 'Nasıl ki buğdayın, arpanın borsası varsa sütte de borsaya geçilmesi için çaba harcıyoruz' diyor, şunu da ekleyerek, 'Tabii ki birileri karşı çıkıyor. Unutmayalım ki pamuğun da 80 yıl önce borsası yoktu.'
Moova CEO'su Olcay Sunucu sözü alıyor:
'Çiftçi sürekli mağdur edilirse, canına tak eder keser hayvanları. Sonra ne içireceğiz çocuklara ice tea mi, cola mı?'

<p>Beşiktaş TEM Otoyolu FSM Köprüsü istikametinde sivil polis aracı yol ayrımında sabit bekleyen tra

Beşiktaş'ta polis araçları kaza yaptı! Yaralı polisler var...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray... Beşiktaş'ta yüzler gülüyor