• $ 5,9497
  • € 6,565
  • 299.553
  • 122142
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

200’den fazla ticari ataşe ‘Akıncı Beyleri‘ gibi çalışıyor

Mehmet Nane: Türkiye’de şu an siyasi ve ekonomik kriz yok. Ancak biz içine kapalı bir ekonomi olmadığımız için dış faktörler bizi etkiliyor. Buna tedbir olarak da ihracatçılarımız yeni pazarlar geliştirmeye çalışıyor. 200’ün üzerinde ticari ataşe canla başla birer 'Akıncı Beyi' mantığıyla Türkiye’ye yeni ihracat kapıları açmaya çalışıyorlar.

CarrefourSa Genel Müdürü Mehmet Nane, “Şu anda görünen kara kış, ayağa yorganın dışına pek çıkarmamak lazım” diyor. En son İSMAR’ın 26 mağazasını satın aldı, bir yandan da bu yıl büyümeye devam edecekler. “Siz ayağınızı yorganınıza göre uzatıyor musunuz? diye soruyorum. “Bizim yorganımız kendi yaptığımız bütçelerimiz, öz kaynağımızdır. Öz kaynağımız güçlü, borçlanmamız sıfıra yakın olduğu için bu sene büyümemize devam edeceğiz” diyor. Bu haftaki söyleşi konuğum CarrefourSa Genel Müdürü Mehmet Nane:

ORTA VADEDE DÜZELECEKTİR

Piyasalarda moral endeksi nasıl şu aralar?
Tabii ki dolardaki bu hızlı değişim, özellikle dolarla borcu olan, dolarla kira ödeyen herkeste negatif etki yaratacaktır. Şu an dünyadaki tüm para birimleri dolar karşısında değer kaybediyor, en fazla değer kaybeden bizim paramız oldu. Ancak bunun ben orta vadede düzeleceğine, bunun bir geçici dönem olduğuna inanıyorum. Euro-dolar paritesinin euro lehine güçlenmesiyle bunun biraz daha yumuşacağına inanıyorum. Ben şahsi hayatımdan örnek veriyim, karşı komşum Rusya’ya ayakkabı ihracatı yapıyor. Rusya’ya ihracat durduğu için arabasını değiştirmek zorunda kaldı, daha küçük modele geçti, giderlerini kontrol etmek için. Yani daha az harcamaya bakıyor. Cebe daha az para girerse, ekonomiye de daha az parar girer.

YENİ PAZARLAR BULMAYA ÇALIŞIYORLAR

Türkiye’de bir krizden söz etmiyoruz değil mi?
Hayır, paritedeki değişimden söz ediyorum. Türkiye’de şu an siyasi ve ekonomik kriz yok. Ancak Türkiye, uluslararası ticarete entegre bir ülke olduğu için çevre ülkelerdeki, dünyadaki değişim bizleri de etkiliyor. Ana faktörlerden birisi Rusya’dır. Rusya’daki ekonomik sıkıntı bizden mal ve hizmet alamını etkileyeceği için bizi de negatif etkiliyor. Sınır ticaretine ve ihracata baktığımızda bir numarada Irak var. Suriye ciddi ticaret yaptığımız bir ülke. Ukrayna ciddi ticaret yaptığımız bir ülke. Avrupa ticarette bir numarada. Tüm bu ülkelerdeki ekonomik ve siyasi istikrarsızlık, bize olan mal ve hizmet talebini azaltacağı için tabii ki bize negatif yansıyor. Buna tedbir olarak da ihracatçılarımız yeni pazarlar geliştirmeye çalışıyor. 200’ün üzerinde bizim ticari ateşemiz var ve canla başla birer akıncı beyİ mantığıyla çalışıyorlar, Türkiye’ye yeni ihracat kapıları açmaya çalışıyorlar. Afrika, Asya ve geçen hafta Cumhurbaşkanımız Latin Amerika’daydı, bunların hepsi bize yeni ticari ortaklar yaratmak amaçlı hamleler.

PETROLDEKi DÜŞÜŞ POZİTİF ETKİLER

Gidişat nasıl, piyasalar için nasıl bir yıl olacak?
Dünyadaki ekonomik gelişmelerin bize olan etkileri maalesef bugüne kadar negatif gerçekleşti. İnşallah euronun güçlenmesi, komşu ülkelere mal ve hizmet ihracatının artması, en basidi turizm gelirlerinin artması söz konusu olur. Bu sene bu gelişmeler olursa, gelecek yıllara daha olumlu bakarız. Türkiye’nin dinamiği dediğimizde ilk akla cari açık geliyor. Ekonominin soğutulması için alınan tedbirler, cari açığın azalmasına dolayısıyla Türkiye’nin döviz ihtiyacının azalmasına sebep oldu. Tek faktör bu değil. Biz içine kapalı bir ekonomi olmadığımız için dışarıdaki faktörler bizim ekonomimizi etkiliyor. İç dengeler iyi gitse de dış dengelerdeki bozulma bizi negatif etkileyecek güce sahip. Henüz yılın ikinci ayındayız, önümüzdeki gelişmelere bakmamız lazım o yüzden piyasa daralabilir diyorum. Bu arada pozitif etkileyen faktörler de var. Petrolün fiyatının düşmesi de pozitif etkileyecek. Şu anda görünen kara kış, ayağa yorganın dışına pek çıkarmamak lazım.

Görünen kara kış, ayağı yorgana göre uzatmalı

Görünen kara kış, ayağı yorgana göre uzatmalı diyorsunuz. Siz ayağınızı yorgana göre uzatıyor musunuz, en son İSMAR’ın 26 mağazasını aldınız ne de olsa?
Biz ayağımızı kendi yorganımıza göre uzatıyoruz. Bizim yorganımız kendi yaptığımız bütçelerimiz, öz kaynağımızdır. Öz kaynağımız güçlü, borçlanmamız sıfıra yakın olduğu için bu sene büyümemize devam edeceğiz. Bu sene 200 mağaza daha açacağız, yılı 333 mağaza ile kapattık, bu sene sonunda hedefimiz 533 mağaza. Bu organik bir büyüme olacak. İSMAR gibi farklı alternatifler de çıkarsa değerlendireceğiz. Hedefimiz tüm vatan, 81 il. Ama nasıl büyüyeceğimize tüketicimiz karar veriyor. Bir mağaza açtığımızda tüketici teveccüh gösteriyorsa, varlığımızı sürdürüyoruz. Açtığımız mağazaya müşteri gelmiyorsa, kapatıyoruz. Geçen yıl 127 mağaza açtık, 38 mağazayı da kapattık. Bu perakende hayatının bir gereğidir, dinamik portföy yönetimidir.

Sabancı Holding 18 ay önce çoğunluk hissesini alana kadar 17 çeyrek zarardaydı. Fransızlar Türkiye’de market işini bilmiyor muydu?
Bizim getirdiğimiz yenilik ne derseniz. Glokalleştirdik. Global ve lokal bir şirket haline geldik. Fansızların hakkını vermek lazım. Carrefour Grubu dünyanın ikinci büyük perakendecesi, çok ciddi bir know-how var. Biz uluslararası know-how’ı aldık, Sabancı’nın ulusal know-how’ıyla birleştirdik. En basit örnek: Yerele önem verdik. Bir üzüm örneğim var. Ege’de beyaz üzüm dediğiniz vakit, çekirdeksiz üzüm algılanır, Akdeniz’de ise Çavuş üzümü veya Recep üzümü algılanır, bunlar büyük ve çekirdekli üzümlerdir. Lokal bilgiye sahip değilseniz, yani hangi bölgede hangi üzümün tercih edildiğini bilmiyorsanız, global know-how belli bir yere kadar sizi taşır. Biz Ege’ye çekirdeksiz, Akdeniz’e çekirdekli üzüm alımı yapıyoruz, bu sayede lokal talebi karşılayabiliyoruz.

Perakendeciler eylülde Filipinler'e çıkarma yapacak

İki yıl önceki sohbetimizde Asya Pasifik Perakende Dernekleri Federasyonu’nun başkanı olmak üzereydiniz. Federasyonun 17 üyesi var. 16’sı coğrafik olarak Asya Pasifik bölgesinde bulunanlar. Bir de Türkiye. Türk ihracatçılar, markalarını dünyaya açmak isteyenler için çok özel bir kapı açıldı diyordunuz. Bu iki yıl boyunca o kapıdan geçen Türk markaları oldu mu?
Şu ana kadar Asya Pasifik bölgesinde LC Waikiki, Koton, Colin’s, Kiğılı’nın ciddi yatırımları oldu. Biz, TİM (Türkiye İhracatçıları Meclisi) ile beraber çalışıyoruz, ihracatçılarımızın bu 17 ülkeden hangisinde ticaret yapmak istiyorlarsa, o ülkedeki perakendecilerle biraraya getiriyoruz. Eylül ayında başkanlığı Filipinlere devredeceğim. Filipinler bizim için önemli bir ülke, Başbakanımız Davutoğlu da yurtdışına yaptığı ilk seyahatlerden birini Filipinler'e düzenledi. Başkanlığı devredeceğim Filipinler’deki toplantıya ciddi bir perakendeci grubunun katılmasını sağlayacağız. Çünkü Filipinler, Asya’da Türkiye’ye en uygun yapısı olan ülkelerden biri, gerek İspanyol ve sonraki Amerikan etkisinden dolayı rahat anlaşabileceğimiz bir ülke. Bir de federasyonun yeni başkanı 32 alışveriş merkezinin sahibi, yeni başkan ile anlaşabilen Filipinler’de 32 mağazayı aynı anda açabilecek.

Filipinler’de şu an Türkiye’nin adı var mı?
Adı var da, şu ana kadar iş yapan yok. Eylül ayından sonra ciddi bir yatırımın olacağına inanıyorum. Türk perakendecisinin de ticari ve moda anlamında da orada başarılı olacağına inanıyorum. Filipinler’de uluslararası markalar hariç yerel güçlü markalar yok, bizim markalarımız çok rahat gelişme fırsatı
bulabilecek.

Organik sertifikası olmayanı almıyoruz

Organik tarım denilen gerçekten organik mi?
Organik sertifikası olmayan ürünleri almıyoruz. Organik diye sattığımız ürünlerin hepsi sertifikalı ve yüzde 100 organiktir.

Bir tüketici olarak güvenli gıda adına mümkün olduğu kadar bilinen markaları almaya çalışıyorum, dikkatimi çekti CarrefourSa’da çok da bilinmeyen yerel ürünler satılmaya başlandı. Büyük market sattığına göre iyi denetimi yapılıyordur, merdiven altı üretim değildir diye düşünüyorum. Marketlere güvenmekte haklı mıyım?
Doğru düşünüyorsunuz. Biz bu konuda iki çalışma yapıyoruz. Ürettirdiğimiz CarrefourSa marka ürünleri, hangi firmalara ürettirdiğimizi yazıyoruz. Amacımız, bu ürünler bizim kalite güvencemiz altındadır, üretici de saygın firmadır diyoruz. Diğer konu da evet Türkiye’de yerel lezzetler çok güçlü. Üretim yapan ciddi firmaları bulup, uluslararası standartlara göre testlere tabii tuttuktan sonra satışa alıyoruz. Sattığımız tüm yerel ürünler de ulusal markalarla aynı hijyen ve kaliteye sahiptir.

Sattığımız her ürün test ediliyor

Zehirli gıda, kansorejen gıda, tarım ilacı kalıntısı gibi gıda güvenliği ve sağlığımız açısından başat öneme sahip konular maalesef ki gündemimizde. Büyük marketler bu konularda ne kadar hassas davranıyor?
Genel müdürlükte 11 gıda mühendisi çalışıyor, hipermarketlerimizin hepsinde de gıda mühendisi var. Genel müdürlükteki gıda mühendislerinin işi periyodik olarak test etmek, gerek tarlada gerekse satın aldığımız ürünleri depolarımızda. Depolarımızın hepsinde laboratuvar var, ayrıca anlaşmalı laboratuvarlarımız da var. Kansorejen madde ve boya konusunda çok hassasız. Tüm ilaçlamaların sebze ve meyvelerdeki tortuları araştırılıyor. Aynı şekilde tüm ürünlerde, sadece tekstil ürünlerinde değil çocuklara yönelik ürünlerde, kırtasiye ürünlerinde de araştırma yapıyoruz.

Market ürünleri daha ucuz çünkü...

Tüm büyük market zincirlerinin kendi markasıyla ürünleri de bolca raflarda. Marketlerin kendi markasını taşıyan ürünleri, ulusal veya yabancı markaların ürünlerine göre niye daha ucuz? Kalite farkı mı var?
Bizim private label’lardaki temel amaç o segmenteki en kaliteli ürünü en uygun fiyata tüketiciyle buluşturmak. Amaç tüketiciye seçme hakkını tanımak. Ulusal markalara göre daha ucuz çünkü ulusal markaların yaptıkları pazarlama giderleri, private label’ların üzerinde yok.

Üçüncü aftan da yararlandım

Bankacılık ve sigortacılık doktora öğrencisiydiniz, ne oldu bir türlü mezun olamadınız galiba?
Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü’nde halen öğrenciliğim devam ediyor. Derslere devam zorunluluğu var, güncel hayatın yoğunluğundan derslere devam edemiyorum. Sürekli atılıyorum, üçüncü aftan da geri döndüm. Yılda bir veya iki ders vererek doktoramı yapma niyetim var.

Fransa´nın Nimes şehrinde silah sesleri!

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Elazığ'da süren enkaz çalışmaları havadan görüntülendi