• $9,4557
  • €10,9853
  • 548.021
  • 1507.38
12 Ocak 2014 Pazar

17 Aralık öncesinde gazı köklemiştik, şimdi ise ayağımızı hafif çektik

Senaryolarını 17 Aralık’tan önce tamamen gaza basmak olarak kurguladıklarını söyleyen Deichmann Türkiye Genel Müdürü Atilla Özkul “Artık çok daha dikkatliyiz. Ayağımızı hafiften gazdan çektik ama kesinlikle frene basmadık. Biz Türkiye’ye güveniyoruz. Türkiye ne krizler atlattı, bunu da atlatacaktır” diyor.

Avrupa’nın en büyük perakende zincirlerinden Alman Deichmann Türkiye’ye 2006 yılında girdi. 23 ülkede zinciri bulunan Deichmann’ın özellikle son üç yıldır Türkiye gözbebeği. Merkez Almanya bile Türkiye’de bu kadar hızlı büyüyeceğini beklemiyormuş, artık alışmış. Almanya doğumlu ama hep aklı Türkiye’de olan Atilla Özkul, Deichmann ile memleketine döndü. Özkul ile perakende sektörünü, yıla dair beklentileri ve 17 Aralık’tan beri siyasette kaplayan toz bulutunun arasından iş aleminin neler gördüğünü konuştuk:

101'İNCİ MAĞAZAYI AÇACAĞIZ

2013’te Deichmann’ın 100’üncü yılıydı ve Türkiye’de 100 mağaza hedefiniz vardı, gerçekleştirdiniz mi?
Türkiye’de geçen yıl 20 mağaza açtık, 100’üncü yılda 100 mağazamız oldu. 101’inci mağazayı iki hafta içinde açacağız. Geçen sene 23 ülke arasında Almanya ile birlikte en büyük yatırımı Türkiye’de yaptık, mağaza sayısını artırdık. Tabii ki kurdaki artış bizi etkiledi. Sonuçta belli gider kalemlerimiz euro ve dolar bazında, örneğin kiralar. Kredi kartlarındaki taksit kısıtlamaları da tüketimde insanların bir kısıtlamaya gitmesine neden olacak ama bir yandan da insanlar tüketmeye de devam edecektir. Belki üç ayakkabı almayacak ama en azından bir ayakkabı alacaktır.

Bu yıldan beklentileriniz neler?
2014’te 20 mağaza açmayı planlıyoruz. Anadolu’da var olmadığımız Diyarbakır, Tokat, Kırıkkale gibi il ve ilçelerde yatırım yapacağız. Biz her şeyi olumlu senaryo üstüne kurmuştuk. 2014’te bir yıl olacak özellikle perakendede. Herkes 2014 için tedbirli ve temkinli olma yolunda. Biz de daha dikkatli olacağız. Araba giderken artık üç aynayı da daha dikkatli kullanacağız. Mağaza açmada daha dikkatli davranacağız, fizibilitesi çok yüksek olmayan projelerde daha dikkatli olmak gerekiyor.

GİDİŞATI TAKİP EDİYORUZ

Biz senaryomuzu 17 Aralık’tan önce tamamen gaza basmak olarak kurgulamıştık. Artık daha dikkatliyiz. Ayağımızı hafiften gazdan çektik ama frene basmadık kesinlikle. Üç aynayı da kullanıyoruz. Biz de herkes gibi gidişatı takip ediyoruz. Sonuçta senaryolarımızı değiştirmedik ama daha dikkatliyiz. Kesinlikle mağazalarımızı açmaya devam edeceğiz. Biz Türkiye’ye güveniyoruz. Türkiye ne krizler atlattı, bunu da atlatacaktır.

ORTALAMA FİYAT 45 LİRA

Kredi kartlarında taksit sınırlaması sizi etkiledi mi?
Bizi etkilemedi. Fiyatlarımız ortalama 45 lira ve zaten genel 3 taksit yapıyorduk. Bizim müşteri kitlemiz aslında her kesim. Ankara’da profesör de alışveriş yapıyor, mütevazı memur da. Ağırlıklı B ve C gelir grubu olmak üzere A da geliyor. Spor ayakkabısı almaya tüm gelir grupları geliyor. Elefanten çocuk ayakkabı markamızı, A grubu da satın alıyor.

'CİMBOM'LUYDU, TÜRKLEŞTİ

Deichmann’ın yurtdışındaki mağazalarındaki temel dekorasyon renginin, Türkiye’den farklı olduğunu okumuştum. Türkiye için farklı renkler mi kullandınız?
2006 yılında işe başladığımda ilk toplantımız Almanya’da, bana eğitim veriyorlar. Mağazanın renkleri sarı-kırmızı. Yanlış anlamayın ben Beşiktaşlıyım. Benim için çok büyük bir sıkıntı yok ama Türkiye futbol konusunda fanatiktir. Türkiye’de daha nötr renklerle girersek daha iyi olur dedim. Sonunda ikna ettim arkadaşları. Türkiye’ye kırmızı-beyaz renkleriyle girdik. Sonra zaten globalde de mağazaların dekorasyonu kırmızı-beyaz oldu.

Bunda sizin, Türkiye’nin mi etkisi oldu?
Sormadım ama olmuştur sonuçta kırmızı beyaz renklerini ilk kullanan Türkiye Deichmann.

5 MİLYON AYAKKABI TÜRKİYE'DE ÜRETİLDİ

Deichmann 42 ülkede üretim yaptırıyor. Türkiye’de üretim yaptırdığı tesisler var. Kendi fabrikası yok, fason ürettiriyor. 2012’de globalde 165 milyon çift ayakkabı satıldı, 5 milyon adeti Türkiye’de üretildi. Türkiye’de ayakkabı sanayii çok güçlü. Özellikle erkek klasik ayakkabı da, İtalyan dediğimiz tarzda çok yüksek kalitede üretim yapılıyor. Global ölçekte çok rahat Türkiye’den marka çıkabilir ama markalar öncelikle pazarlamaya önem vermeli.

İÇ PAZARDA ÜÇ YILDA YÜZDE 50 BÜYÜDÜK

Deichmann, faal olduğu 23 ülke arasında son üç yılda en yüksek büyümeyi Türkiye’de yakaladı, yüzde 50’nin üzerinde büyüdük. İkinci olan ülke ile aramızda gerçekten büyük bir fark var. Merkez ilk yıllarda Türkiye’nin bu kadar başarılı olacağını, 23 ülke arasında bir numaraya oturacağını beklemiyordu, onlar da şaşırdılar. Yoksa genel başarı bekleniyordu. Alman grup sonuçta Türkiye’ye, ekonominin istikrarlı büyümesi ve genç nüfusu nedeniyle girdi.

GAZETECİLİK DE YAPTIM PARA KAZANAMADIM

Amcam 60’ların başında okumaya gidiyor, yalnız kalmasın diye babam da gidiyor. Annemin babası, dedem de o sıra Ruit Türk Spor’un ikinci başkanı. Babam futbol oynarken, annemle tanışıyor. Ben Stuttgard doğumluyum.

ALMANYA'NIN DİSİPLİNİ

Ben de iyi futbolcuydum. Annem babam eğitime çok önem verdi. Ben Türkiye’yi seçtim ama abim Almanya’yı seçti. İki kültürün de iyi şeylerini aldım. Almanya’nın disiplinini, organizasyon kalitesini, Türklerin de yaratıcılığını aldım. Üniversitedeyken para kazanmak için gazetecilik yaptım uluslararası basın kartım bile var.

Gazeteciliğin ilk yıllarında para kazananı ben bugüne kadar görmedim. Siz Almanya’da para kazanabiliyor muydunuz?
Yok ben de kazanamadım, cepten yedik. Türk yerel gazeteler için çalışıyordum bir de Milliyet ve Fanatik için. Çok da güzel röportajlar yaptım, En iyi röportajımı Mikis Teodarakis ile yaptım.

Niye gazeteci olmak istemediniz?
Para kazanmak istedim. Hayalimde bir ekonomi gazetesi kurmak vardı, Almanya’daki Türkler için Türkçe ekonomi gazetesi, Alman şirketlerinden reklam alacaktım.

TÜRK KADINI YÜKSEK TOPUKLU SEVDALISI MODAYI TAKİP EDİYOR

Almanların giyim tarzı biz Türk kadınlarına pek uygun değil. Onlar rahatı tercih ediyor, biz yüksek topukluları. Türkiye’de satışlarınızda model açısından farklılık var mı? Topuklu ayakkabı satışlarında Türkiye’nin başa güreştiği doğru mu?
Kesinlikle. Topuklu ayakkabının en çok satıldığı ülkeler, Akdeniz ülkeleri. İtalya, İspanya, Portekiz, Polonya ve Türkiye. Türk kadınlar modayı yakından takip ediyor. Hanımlarımız detayı seviyor, özellikle ayakkabı çantada modayı seviyorlar.

AYAKKABININ 'ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDEYİZ

Türk kadınları şampiyonlar liginde. 22 ülke ile kıyaslandığında, özellikle Kuzey Avrupa ve Batı Avrupa ile kıyaslandığında Türkiye’de topuklu ayakkabının satış oranı epey yüksek. Genç nüfus nedeniyle sportif ayakkabı da yüksek oranda satılıyor. Moda da sportife, daha rahat tarza kayıyor. Topuklu ayakkabıda ise burunlar yeniden sivrilecek. Almanlar rahata düşkün, ne de olsa yaş ortalaması da yüksek.

'İYİ' ÇALIŞAN TATİLE GİDİYOR

Deichmann Türkiye’de bin 200 çalışanımız var. Deichmann Akademi olarak tüm sahadaki yöneticileri kendi bünyemizde yetiştiriyoruz. Eğitime önem veriyoruz. Almanya’da ise farklı sistem var, orada eğitim sistemi farklı.

Almanya’daki eğitim sisteminde işi bilerek çıkıyorlar mı diyorsunuz?
Satış danışmanının üç senelik eğitim prosedürü var, hem mağazada çalışıyorlar, hem de okula gidiyorlar. Büyük bir avantaj. Diplomasını aldığında işte de epey pişmiş oluyor.

Sizin Akademi nasıl eğitim veriyor?
Deichmann Akademi Türkiye’de, müşterinin yönetiminden, iç dekorasyona kadar her bölümle ilgili eğitim veriliyor. Ailenin bir felsefesi var, ilk etapta insana gelir. Üç sene çalışanları örneğin Kıbrıs’a yolluyoruz, beş sene çalışanları da yurtdışına yolluyoruz. Geçen sene bir hafta sonu Napoli’deydik, daha önce Mayorka’daydık, bir önce de Antalya’da.

100 YILDIR BANKA KREDİSİ HİÇ KULLANMAYAN ŞİRKET

Deichmann’ı kuran dede kunduracı. Şu an üçüncü kuşak yönetimde. 23 ülkede 3 bin 500 civarı mağazası var, 20 ülkede Deichmann adıyla faaliyette. Amerika’da Rack Room Shoes ve Off Brodway, Hollanda’da van Haren, İsviçre’de Ochsner markalarıyla bulunuyor. Şirket bugüne kadar hiç kredi kullanmamış, yatırımlarını hep özsermaye ile yapmış. Atilla Özkul, şunları anlatıyor: “Deichmann’da felsefe her zaman özsermaye ile büyümek. Belki daha yavaş büyüyorsunuz ama kriz zamanında da çok işe yarıyor bu felsefe. 23 ülkede olmak da başarıyı sağlıyor, her hangi bir ülkede kriz olduğunda diğer ülkeler sepeti dengeliyor. Başarının altında doğru ülkeleri seçmek ve fiyat ve kalite parametresi çok önemli. Biz her bütçeye uygun kaliteli ayakkabı sunacağız felsefemiz var.

<p>Yere yatırıp yumrukladılar. Polis  şiddetinin görüntüleri çevredekiler tarafından kaydedildi. Sos

Polis şiddeti tepki çekti

WhatsApp 1 Kasım'dan itibaren bu telefonlarda desteklenmeyecek

Mersin Uluslararası Limanı'nda 60 kilo 950 gram kokain ele geçirildi

Hayvancılıktan sağladıkları gelirle 35 ülke gezdiler