• $ 6,7585
  • € 7,3614
  • 360.45
  • 94042.4
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Fransa neden böyle?

Türkiye uzun zamandır uluslararası sistemin revize edilmesi gerektiğini söylüyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin dünyadaki mevcut güç dengelerini yansıtmayan yapısı bunun en önemli gerekçelerinden. İkinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan güç dengelerinin 2019 dünyasında pek de anlam ifade etmediğini yakından görüyoruz.

Geçtiğimiz on sene içerisinde birçok devlet dış politika da zikzaklar yaptı. Belki de hiçbir Avrupalı devletin zikzak performansı Fransa kadar çarpıcı olmadı. Suriye bunun en bariz örneklerinden. Suriye’de muhalefetin sesini fazla çıkaran destekçilerinden birisi olarak başladıkları serüvenin PKK destekçiliği ile sona ermesi elbette vahim bir tablo. Bunun da ötesinde Avrupa’da Türkiye’ye en yakın Suriye politikasına sahip ülkeyken en uzak ülke konumuna gelebilmek de ayrı bir maharet ister. Bu tabii ki Fransa’daki kafa karışıklığını bariz bir şekilde ortaya koyuyor. Ama yine de son zamanlarda Fransa’da artan Türkiye karşıtlığını anlatmaya yetmiyor.

Bunun karşıtlığın temelde üç sebebi var. Daha doğrusu Türkiye attığı diplomatik ve askeri adımlarla Fransa’nın üç cephede ya anlamsızlaşmasına sebep oldu ya da Fransa için bu cephelerdeki dosyayı kapadı. Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz’den bahsediyorum. Üç cephede de anlam ve mevzi kaybeden Fransa öfkesini anlamsız açıklamalarla dışarıya vurma gayreti içerisinde.

Türkiye Barış Pınarı Harekatı’yla, Suriye’de bir avuç miktardaki Fransız askerinin görevini büyük oranda sonlandırdığı gibi Fransa’nın PKK üzerinden kurduğu Suriye planlarını da suya düşürmüş oldu. Dahası PKK’dan temizlenen arazide Fransız yatırımları göze çarpıyor ki bu da Fransa’nın PKK terörüne verdiği desteğin faş edilmesi demek. Suriye’deki en alakalı ülkelerden birisi iken en alakasız ülkeler sınıfına giren Fransa, bunun sebebi olarak Türkiye’yi kabul etmekte. DEAŞ’a en fazla savaşçı gönderen Avrupalı ülke olmanın maliyetiyle karşı karşıya fakat yapması gereken Türkiye ile koordinasyonu artırmakken karşıtlığın dozunu artırdığı görünüyor.

Libya’da da benzer bir durum söz konusu. Libya’nın darbeci savaş lordu Hafter’e Fransa uzun süredir destek vermekte. Fransa’da kırmızı halılarla karşıladığı gibi BM ambargolarını çiğneyerek Hafter’e silah yardımı yapmakta. Hedef Trablus’u kısa süre içerisinde ele geçirmekti. Fakat Türkiye’nin meşru Libya Hükümeti’ne verdiği destekle Fransızlar Libya’da bir kez daha baltayı taşa vurdu.

Ve son olarak Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin Libya ile imzaladığı anlaşmayla Fransa’nın Doğu Akdeniz planları zora girdi. Bir taraftan Avrupa Birliği adına GKRY’ye destek verirken, diğer taraftan kendi petrol şirketlerinin önünü açmaya ve bu önemli sahada Türkiye’yi çevrelemeye çalışmaktaydı. Türkiye Fransa’ya Doğu Akdeniz’in temel aktörlerinden birisi olmadığı hatırlatmış oldu hem de Libya ironisi ile...

İşin önemli yanı Türkiye’nin Fransa ile ilişkilerini oldukça önemsemesi. Türkiye karşıtı gereksiz açıklamalar yapmasalar ve politikalar sahneye koymaya çalışmasalar şu an Türkiye tarafında çok güçlü bir ortak bulabilirler ki buna gerçekten ihtiyaçları var. Ülke içerisinde yaşadıkları krizler bir yana dış politikada anlamlı kalabilmelerinin yolu güçlü ortaklar bulmalarından geçiyor. Türkiye’ye de bu gözle bakmalarının önemini artık anlamalılar.

Maske satışları yasaklandı!

Maske satışları yasaklandı!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kıyamet korkusu bakın ne yaptırdı

Evin bahçesine çadır kurdurdu, kendini karantinaya aldı