• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
22 Temmuz 2013 Pazartesi

Twitter edebiyatçılarına yönelik yazı

Önceki akşam Kemal Kılıçdaroğlu, bende pek çok çağrışım yapan iftar vermiş. İftarda klasik CHP çizgisine aykırı, dini hassasiyetlere ise saygılı bir profil de çizmiş. 
Şimdi bu çağrışımların içine bir tutam isim, bir dirhem olay, bir tutam olgu katarak yazıya geçmek ve yazının sonuna doğru bir yere bağlamak istiyorum. 
Bahsi geçen iftar, İstanbul’da Dolmabahçe’nin biraz ilerisinde sahilde yer alan Feriye Lokantası’nda verilmiş. Feriye Lokantası Osmanlı’nın son dönemlerinde saraydı. Ama “ikincil” derecede bir saraydı. Zaten, feriye de ikincil demek... Asliye anlamındaki “birincil” saraylar ise Dolmabahçe ve Çırağan... 
(Burada bir parantez açayım: Çırağan Sarayı, 1909’da yanmış, 30’lu yıllarda BJK tarafından, İnönü Stadı yapılana kadar Şeref Stadı adıyla kullanılmış, 1990 yılına kadar boş kalmıştır. Bugünkü o görkemli eski haline kavuşturan ise Turgut Özal’dır. BJK aynı zamanda Gezi Parkı’nın olduğu yeri de stat olarak kullanmıştı. Orayı şimdi “Çarşı” grubu “kullanıyor” biliyorsunuz!) 
Evet, tarihimizde ilk kanlı darbe olan 1876 darbesinin mağduru Abdülaziz’in, bileklerini keserek intihar ettiği ama zannımca öldürüldüğü yer de bir Feriye Sarayı idi. 
Kabataş Erkek Lisesi ve birkaç ay önce çatısı yanan Galatasaray Üniversitesi de birer Feriye Sarayı idi. 
Tophane’ye ilerleyen caddenin adının Meclis-i Mebusan olması ise boşuna değildir. Zira, Mimar Sinan Üniversitesi, Osmanlı’nın son Meclis binasıdır. 
Hani bugün güney sınırlarımızda bazı sıkıntılar yaşıyoruz ya... Hani tam 90 yıl önce Lozan’da verdiğimiz yerler vardı ya... Hani o yerler misak-ı milli sınırlarımız içinde kalıyor ya... 
İşte o misak-ı milli, bir Osmanlı meclisinin aldığı karardır. Ve o kararın alındığı yer,  işte bu üniversitenin bulunduğu yerdir. 
(Gerçi bugün Mimar Sinanlı “bazı” öğrencilerin, “Bize ne Musul’dan Kerkük’ten Suriye’den Mısır’dan” diyerek “artizlik” yapması da ironik bir durumdur ama konumuz bu değil; geçelim.) 
Evet, yazıya CHP’nin verdiği iftar yemeğiyle girmiştik, hatırlarsanız... (Oruç tutup da iftardan önce bu yazıyı okuyorsanız hatırlamayabilirsiniz. Hatırlamadıysanız, yazıyı okumayı lütfen burada bırakınız, iftardan sonra okuyunuz! Biz burada okunsun, anlaşılsın diye kafa patlatıyoruz, değil mi?!) 
Ne diyorduk? Ha, iftardan bahsediyorduk!  İşte bu iftara Timsal Karabekir de katılmış... Timsal Karabekir kim? Kazım Karabekir’in kızı... Kazım Karabekir kim? 1926’dan Atatürk’ün ölümüne kadar kallavi bir eziyete maruz kalmış bir yiğit kumandan... 
Bu eziyete imza atan kimdi? Atatürk... Atatürk kimdi? CHP genel başkanı... CHP’nin ikinci genel başkanı kimdi? İsmet İnönü... 
Ama İnönü ne yaptı? Atatürk’ün ölümünden 2 ay sonra Kazım Karabekir’i milletvekili yaptı. Karabekir, hatta 1946’dan ölene kadar yani 1948’e kadar TBMM başkanlığı da yaptı... 
Alın size bir ironi daha... Atatürk ölene kadar genelkurmay başkanlığı yapan, hatta öldükten sonra 6 yıl daha aynı göreve devam eden Fevzi Çakmak, Atatürk’ün çok güvendiği bir isimdi. 
İşte Fevzi Çakmak 1946’da, sonradan Atatürk düşmanı parti olarak lanse edilecek olan Demokrat Parti’den milletvekili seçildi. Ama Atatürk’ün, Nutuk’ta “hain bir dimağ” olarak tesmiye ettiği Kazım Karabekir CHP’den milletvekili oldu. “Başka parti yoktu ki...” diyenler olacaktır ama buradaki kriter İnönü’nün, öyle ya da böyle, göstermiş olduğu pozitif tavırdır. 
Tam burada bir tenakuza daha işaret edelim. Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi diye bir fakülte var. Bu fakültede, diğerlerinde olduğu gibi inkılâp tarihi dersi de var. 
İnkılâp Tarihi hocası, öğrencilere “Nutuk” sınavı yaptığında, o Nutuk’ta öğrenci neyi de görmüş olacak? Herhalde o fakülteye ismi verilmiş olan komutanın “hain, dinci” olduğunun yazıldığını da görecek! 
O nedenle bence YÖK, özellikle o fakültede “mantık” derslerinin sayısını derhal artırma yoluna gitmelidir!  
“Edebiyat” ders saatlerini ise azaltmalıdır. Twitterda yeterince “edebiyat” yapılıyor zaten!

<p> </p>

Avrupa'daki temsilcilerimiz ne durumda?

Hibe desteğiyle kurduğu mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı

Irak'ın Musul kentindeki bir restoranda robot garsonlar işe başladı