• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
19 Kasım 2013 Salı

50 TL’nin üzerindeki ‘Cumhuriyet düşmanı’!

Fikri Akyüz
Fikri Akyüz
YAZARIN SAYFASI

50 TL’lik banknotları boykot etmek için yeni bir kampanya başlatılmış.
Boykotun sebebi ise, bu banknotta Fatma Aliye’nin portresinin yer alması imiş.
Kampanyanın üyeleri, Fatma Aliye’nin portresinin bir Türk parasında yer alamayacağını, zira “bu kadının” tam bir cumhuriyet düşmanı olduğu hususunda mutabıkmış.
İşin en absürt tarafı ise, sıkı durun, aynen şu: Üyelerden biri bankaların ATM’lerinden 50 lira çekecek olanların makineye üç kez girerek 20, 20 ve 10 TL talimatı vermelerini talep ediyor.
Bir üye ise banka şubelerine girip, içerdekilere 50 TL’yi gösterdikten sonra “Ben bu cumhuriyet düşmanı kadının portresinin yer aldığı parayı kullanmıyorum, siz de kullanmayın” denilmesini salık veriyor.
Peki Fatma Aliye kimdir? Fatma Aliye, Osmanlı döneminde kadın hakları konusunda büyük gayretler gösteren ilk Türk kadın romancı... Tarihçi Ahmet Cevdet Paşa’nın kızı...
Haydi, ek bir bilgi daha: Fatma Aliye, tiyatrocu Suna Selen’in anneannesi... Suna Selen ise Münir Özkul’un eski eşi...
Evet şimdi ben bu kampanyanın neresinden tutayım?
Birileri kalkıp 20’lik banknotları da boykot ederse ne olacak?
Öyle ya, 20’lik banknotların üzerinde de Mimar Kemalettin’in portresi var.
Mimar Kemalettin “denilen adamın” yaptığı o kadar gerici eser var ki...(!)
Örneğin, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’nın restorasyonunu yapan da Bebek Camii’nin mimarlığını yapan da odur.
Üstelik bir de “utanmadan”(!) Koca Sinan Paşa Medresesi’nin restorasyonu ile Sultan Reşat Türbesi’nin inşası gibi birkaç “irticai yapı”nın da mimarlığını yapmıştır.
Bu nasıl iştir ey Cumhuriyet’in aydınlık insanları; Atatürk medreseleri kapatmamış mıydı?
Sultan Reşat “hain ve gerici” padişah değil miydi; türbe denilen “şey” inkılap kanunlarıyla kapatılmamış mıydı?!
Aklıma şimdi “pis” bir şey geldi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı iken Abdurrahman Yalçınkaya bu portreler meselesini AK Parti’yi kapatma davasının delili olarak niye değerlendirmedi, bilmiyorum.
Belki de şundan dolayı değerlendirmedi.
Zira böyle bir durumda delil olarak dosyaya doğal olarak 20’lik ve 50’lik banknotlar koymak zorunda...
Böyle bir durumda dosyadaki bu paralar sanki “rüşvet parası” imiş gibi algılanacak. Velhasıl zor iş...
Tabii bir de 100’lük banknotlar var. Bu banknotların üstünde ise Itri’nin portresi var ki, bu durum tam bir kampanyalık...
Kampanyalık; çünkü asıl ismi Buhurizade Mustafa Efendi olan Itri, Türkiye’de en çok dillendirilen bestenin sahibi olmasına rağmen Ajdar isimli “üstat bestekârı” tanıyanların on binde biri dahi Itri’nin bu bestesinin ismini ne yazık ki bilmemektedir.
İşte o beste, Yahya Kemal’in “saltanatlı tekbir” diye adlandırdığı bestedir.
İşte o beste “Allahümme salli âlâ seyyidina Muhammedinin’n-Nebiyyil’ümmiyi ve âlâ âlihi ve sahbihi ve sellim” diye başlayan Salât-ı Ümmiye isimli bestedir.
Şimdi böylesine “gerici” unsurları bünyesinde “mündemiç” bir bestenin sahibi nasıl olur da bir Türk parasına portre olarak yansır?!
Evet ey “mürteci hükümet”, size soruyorum: Bu gerici eserlere imza atan cumhuriyet düşmanlarının portresini nasıl olur da banknotlara koyarsınız?
Madem koyacaktınız, “demir beş kuruş” neyinize yetmiyor?
Evet bu kişilerin alamet-i farikası, tipik bir “org” oluşudur. Daha doğrusu, Tahtakale’de satılan ve “çıstak çıstak” diye çalınan garip bir müzik türünün otomatik olarak kaydedilmiş olduğu “org”...
Öyle ki bu orgdaki “düğmeye bir bastınız mı” hep aynı beste çalmakta ve Mutlu Düğün Salonu’nun pistinde şekilden şekle giren damat ve gelin yakını gençlerin oynak hareketlerine benzemektedir.
Bu arada, absürtlüğün sonu yok tabii... O yüzden Muharrem İnce’den de şöyle bir soru önergesi bekliyorum:
“Sayın Meclis Başkanı... Bu hükümet, cumhuriyet düşmanı, saltanat yanlısıdır. Abdülhamit’in ve Vahdettin’in kardeşi Padişah Mehmet Reşat’ı canlandırmak istemektedir. Çünkü bu hükümet döneminde Ata lira olarak bilinen Cumhuriyet altını, Reşat altından daha ucuz hale getirilmiştir. Hükümet, Cumhuriyet altınını ucuzlatarak Cumhuriyet’in altını oymaktadır.”

<p>Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalyayı kazanarak tarih yazdı. Genç sporcumuzun henüz 17 yaşınd

Mete Gazoz sözünü tuttu! Henüz 18 yaşındayken bakın ne demişti

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı