• $7,4209
  • €8,9943
  • 446.295
  • 1569.35
11 Eylül 2011 Pazar

Mavi Yolculuğun en güzel zamanı...

Bunaltıcı sıcak, sintineyle kirletilmiş koylar, disko görünümlü tekneler, denizde 'anne baba' diye bağıran çocuklar yok! Kalabalıklar eve çekildi, şimdi sonbaharın tadını çıkarıp dünyanın en güzel koylarında kafa dinleme zamanı...

Son günlerin trendy hastalığı 'tükenmişlik sendromu' sadece bende var sanıyordum yanılmışım. Kiminle konuşsam 'Aynı belirtiler bende de var' diyor. Global krizin insanlığa armağanı... Sonbahar da geliyor, İstanbul'da kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Akşamları oldukça serin, gün içinde iç ürperten esintiler. Depresyona girmek için her türlü koşul var: Sararan yapraklar, kasvetli hava...
Bu kısır döngüden kurtulmak için tebdil-i mekanda fayda var. Yaz aylarında yapılan tatillerin artık insanı dinlendirmekten çok yorduğunu da göz önüne alırsak dinlenmek için en güzel aya girmiş bulunuyoruz. Hazır bizim hafta sonu ekibi 'sonbahar' dosyası hazırlamışken ben de deniz ve sonbahardan oluşan bir lezzet sunayım istedim. Dünyanın en güzel koylarının tadını çıkarma zamanı. İsteyen tekne isteyen kamara kiralasın, varsa teknenize atlayın ve Akdeniz ile Ege'nin koylarında 'tükenmişlikten' sıyrılın.
Tabii bu tatili çeşitlendirmek de sizin elinizde. Ara sıra karaya çıkıp kışa hazırlanan sahillerde dolaşabilir, Kleopatra'nın hamamında yıkanıp tazelenebilirsiniz. Arada yörük köylerine uğrayıp kış hazırlıklarına da katılabilirsiniz, keyif sizin...
Konu deniz ve Mavi Yolculuk olunca Akdeniz ve Ege kıyılarında çok sayıda seçenek var.  Bodrum, Gökova, Marmaris, Göcek, Fethiye,  Kaş kıyıları onlarca eşsiz koyla dolu. Birinin 'en güzel' dediğine bir başkası itiraz edebilir. Bu durumda çok fazla itiraza mahal bırakmayacak şekilde birçok denizcinin ve gezginin onayını almış koyları önermek en mantıklısı.  Hem deniz hem kara hem de tarih var bu koylarda ve her birinin ayrı bir hikayesi...

Hamam Koyu
'Klepotra'dan neyim eksik' diyenler için en doğru adres. Göcek'teki Hamam Koyu, Afrodit ya da Kleopatra koyu olarak da biliniyor. Gecelemek için ideal bir yer olan koyda iskeleye çıkarak hamamın tümünü gezebilirsiniz. Ormana doğru bir yürüyüş yaparak 'ödüllük' fotoğraflar bile çekmek mümkün. Bu koyda Kleopatra'nın Roma'yı ziyareti sırasında kaldığı ve banyo yaptığı rivayet ediliyor.Teknecilere hizmet veren küçük restoranlar var. Sabah ya da akşam saatlerinde hamam kalıntıları arasında yüzmek 'tükenmişlik sendromu' yaşayanlar için bire bir.

Bencik Koyu
Hisarönü ile Gökova Körfezi'ni birbirinden ayıran yarımadanın en dar yerinde. Yaklaşık 2 deniz mili uzunluğunda ve Datça Yarımadası'nın en dar yerinde bulunuyor. Bencik'ten yaklaşık yarım saat yürüyüş mesafesiyle Bördübet Koyu'na ulaşabilirsiniz. Koyun girişinde dik kaya duvarlardan oluşan Dişlice Adası da var. Rüzgara karşı oldukça korunaklı olan bu koyda demirleyip denizin ve manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Bencik Koyu ile ilgili farklı tarihi bilgiler de var. Heredot'a göre M.Ö. 550'li yıllarda Persler Datça Yarımadası'na gelmiş. Kendilerini savunmak isteyen Knidoslular da şimdi Bencik Koyu'nun bulunduğu yeri kazarak Gökova ile Hisarönü'nü birleştirmek istemiş. Ancak bu zorlu kazıya katılanların birçok yerinde yaralar çıkmaya başlamış ve ada hayalleri suya düşmüş, sonuçta Persler, savaşı kazanmış.

İlle de Kaş ille de Kekova
Akdeniz havası soluyayım diyorsanız, en doğru adres Kaş. Karası da denizi de ayrı güzel olan Kaş, yaz aylarının hengamesinden yavaş yavaş kurtuluyor. Birçok güzel koyda denize girip gecelemek mümkün. İKaş Marina'ya tekneyi bağlayıp ya da Limanağzı bölgesine demir atıp Kaş'ın dar sokaklarında mavi masalı meyhanelerinde Meis'e göz kırpabilirsiniz. Günlük turların işgalinden kurtulan Kekova'ya yelken basıp sular altındaki antik kentte yüzmek dünyanın başka bir yerinde kimseye nasip olmaz. Her biri denizci olan Kaş halkı da misafirlerini güler yüzle karşılıyor, oturup dağ kekiği, ceviz reçeli sohbeti yapabilirsiniz.

Sadun Boro Koyu'nda bir deniz kızı...
Bir deniz kızı karşınıza çıktıysa Okluk Koyu'na geldiniz demektir. Bu deniz kızını yaptıran Sadun Boro Okluk Koyu'nu Gökova'nın incisi olarak isimlendiriyor. Koy uzun konaklamalar için ideal zaten herkese 'Biraz daha kalalım' dedirtecek kadar efsunlu. Farklı ağaç türlerinden oluşan ormanı geçip tepeye çıktığınızda 'Dünyanın en güzel yeri burası' diyeceğinizden eminim.

İngiliz denizaltıları saklamış
Okluk Koyu'ndan sonraki durağınız İngiliz Limanı olsun. Mavi yolculukta gitmeyi en sevdiğim koylardan biri. Dış dünyaya kapalı bir havası olan koyda deniz ve orman iç içe girmiş durumda. Yaz aylarında çok sayıda tekne olduğu için o dinginliği hissetmek zor ama bu aylarda en güzel zamanları... 2. Dünya Savaşı döneminde Alman savaş gemilerinden kaçan İngiliz denizaltıları, bu koyda birkaç ay saklanmış, gözlerden, düşmandan uzak bir koy, adındaki İngiliz de buradan geliyor. Ağaçların denize eğildiği bu koy özellikle geceleri çok keyifli, tekne sayısı azaldığı için sintene sorunu da yaşanmıyor, keyifle gece bile denize girebilirsiniz.

<p>Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genel  Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in IrakR

Sincar'daki PKK Varlığı Nasıl Son Bulacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (20 Ocak 2021)

Sağlık Bakanlığı koronavirüs aşısı için 10 kuralı belirledi! İşte o detaylar...