• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
7 Temmuz 2013 Pazar

Saltanat kayıkları dünyayı dolaşıyor

Eski İstanbul’un simgelerinden saltanat kayıkları, bir süre önce yeniden canlandırıldı ve Haliç’te turistik gezilerde kullanıldı. Bu kayıklara uygun liman olmadığı için kısa sürede yine atıl duruma gelen saltanat kayıklarına yurtdışından çok sayıda talip olması üreticilerini sevindiriyor. Almanya’dan İrlanda’ya çeşitli ülkelere saltanat kayığı yapan Cideli tersaneler, son olarak varakla süslü üç kayığı Türkmenistan’a gönderdi…

Saltanat kayıkları, eski İstanbul’un en önemli simgelerinden biri. Bu değeri yaşatmak ve bir turistik katkıya dönüştürmek için bir süre önce İstanbul’da özellikle Haliç’te salınan saltanat kayıkları da yapılmıştı. Ancak bu kayıkların demirleyeceği, korunacağı bir nokta olmadığı için birçoğu çürümeye terk edildi. Neyse ki yabancılar bu değerin farkına vardı ve dünyanın farklı ülkelerinden sultan kayığı siparişleri arttı. 
Sultan kayıkları Kastamonu’nun Cide ilçesinde üretiliyor. Cide’deki Bal-Deniz Tersanesi’nde tamamen el emeğiyle yapılan bu kayıklardan ikisi Türkmenistan’a gönderildi. Altın varaklı ve oldukça gösterişli olan bu kayıkların Türkmenistan Cumhurbaşkanı için sipariş edildiği tahmin ediliyor. 
Şu ana kadar Hırvatistan, Almanya, İngiltere, Kıbrıs, İrlanda, Türkmenistan, Fransa gibi 7 ülkeye saltanat kayığı gönderen firma sahibi Kenan Çakır, 14 metrelik bir saltanat kayığını 130-140 bin TL’ye yaptıklarını söylüyor ve ekliyor: “Ancak bizden alan aracı firmalar belki de çok daha yüksek fiyatlara satıyorlardır.” Çakır, “Şu anda yapım aşamasında olan bir saltanat kayığı daha var. Gaziantep’e gönderilmek üzere yapımı devam eden 14 metre uzunluğundaki bu eşsiz görselliğe sahip saltanat kayığının altın yaldıza boyanmış el işlemeleri göz kamaştırıyor” dedi.

SeaOrbiter araştırmaya Akdeniz’den başlayacak 

SeaOrbiter adlı deniz araştırma aracının fikri, 2011 yılında doğmuştu. Bu sıra dışı tasarım, aradan geçen iki yılda hayata geçirildi. Kısa bir süre sonra da araştırmalara başlayacak. 58 metre yüksekliğindeki ‘ilginç’ deniz aracının bir kısmı suyun altında. 10 katlı olan SeaOrbiter, 2 bin 600 ton geri dönüştürülmüş alüminyum kullanılarak yapıldı. Her katında ayrı laboratuarlar olan bu aracın fikir babası Fransız mimar Jacques Rougerie. 
Önce Akdeniz ardından da Atlantik’te araştırmaya çıkacak olan yüzen laboratuar, yeni balık türleri, keşfedilmeyi bekleyen deniz canlıları, yüzlerce yıldır denizin altında sessizce yatan batıkları keşfe çıkacak. Hedef, ‘SeaOrbiter’lardan oluşan bir filo oluşturarak aynı anda dünyanın farklı denizlerinde araştırma yapabilmek. 

Çevre, denizcilere yarım trilyon dolara mal olacak

Dünyanın her yerinde denizlerin geri dönülemez şekilde kirlenmesi hem yerel, hem global olarak alınan önlemlerin dozunu artırdı. Denizlerin kirlenmesine özel teknelerin yanı sıra turizm amaçlı kullanılan tekneler de yol açıyor ancak en büyük sorumluluk şilep, tanker gibi ticari gemilerde. 
Alınan önlemler ve artırılan cezalar denizcilerin itirazlarına neden oluyor. Örneğin Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS) Başkanı Masamichi Morooka, çevreyi korumaya yönelik yeni kuralların sektöre ciddi bir yük getireceğini söylüyor: “10 yıl içinde her yıl o rtalama 50 milyar dolar ilave sermaye ve operasyon maliyeti oluşacak.” 
Deniz ticaretinin ekonomik kriz nedeniyle zor günler geçirdiğine vurgu yapan Morooka aynı konuşmada, devletler nezdinde lobi çalışmalarına başlayacaklarının da sinyalini verdi. Bu maliyetlerin armatörleri ‘kırılma noktası’na iteceğini belirten Morooka, “En önemli maliyet, 2020’ye kadar dünya genelinde 0,5 oranında kükürtlü yakıtlara dönüşüm oluşturacak. Emisyon Kontrol Bölgeleri’nin (ECA) olduğu Kuzey Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da 0,1 kükürt şartı getiriliyor” diye konuştu.
Balast suyu yönetim ve ekipman donanımını da maliyeti oluşturacak diğer bir yükümlülük. Tüm bu kuralların uygulanabilmesi için sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ortamının gerekli olduğunu düşünen Mooroka, “Artık tablo değişti. Çevrenin korunması, denizcilik sektörünün hep önceliği olarak kalacaktır ama bugünkü ekonomik durumda tüm bu kuralların uygulanması için dayatılmamalıdır. Aksi halde yaralarımızı sarmak için yapılacak yeni yatırımlarımızı tehlikeye sokar” uyarısında bulunuyor. 

 

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle seyirci tarafından tanınıp benimsenen Mekin Sezer, iki

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 3: Mekin Sezer

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı