• $ 5,8089
  • € 6,4683
  • 278.998
  • 97886.4
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Erdoğan-Putin görüşmesi ‘kördüğümü’ çözer

ABD ile Türkiye arasında Suriye’de artık gizlisi saklısı kalmayan ciddi bir çekişme yaşanıyor. Türkiye için mesele devletin bekasıyla ilgili; ABD ise bu coğrafyada kanlı bir mühendislik çalışması yapıyor. Ortadoğu haritasını yeniden şekillendirmenin peşinde. Pentagon, Irak ve Suriye’den sonra İran ve Türkiye’yi de istikrarsızlaştırmak istiyor.

İki ülke arasındaki çekişme bugün Suriye’nin kuzeyinde düğümlenmiş durumda. Türkiye, 15 Temmuz’da ABD’nin proje örgütü FETÖ’yü etkisiz kılmayı başarıp Fırat Kalkanı harekatıyla Suriye’ye girince ciddi bir avantaj elde etti. Afrin ve İdlib’e yönelik hamlelerle ABD’nin, güney sınırlarımız boyunca uzanan “terör koridoru” planını boşa çıkardık; buna karşılık ABD, Türkiye’nin ilerleyişini Münbiç’te durdurmaya çalışarak Fırat’ın doğusunu dokunulmaz kılmak peşinde. FETÖ’den sonra ABD’nin ikinci büyük proje örgütü PKK/YPG de Türkiye tarafından etkisiz kılınırsa Pentagon’un son 30 yıldır yatırım yaptığı Ortadoğu ile ilgili bütün projeler çöpe gidecek.

Trump, 14 Aralık tarihinde Erdoğan ile yaptığı görüşmeden sonra Suriye’den çekilme kararı alarak aslında PKK/YPG’nin tasfiyesinin önünü açmış oldu ki, bu karar, Pentagon’un topyekun direnişe geçmesine sebep oldu. Türkiye ile ABD arasındaki “kördüğüm” işte tam da bu noktada oluştu.

Pentagon, şu ana kadar Trump’ın kararını iyice sulandırmışa benziyor. ABD’nin Türkiye’ye sunduğu beş maddelik “çekilme protokolü”nde PKK/YPG güvence altına alınmış durumda. Ankara ise bu beş maddelik protokole beş karşı madde ile cevap vererek sınırdan 30 kilometre içeri girip PKK/YPG’nin alanını daraltmayı ve zaman içinde terör örgütünü nefessiz bırakmayı planlıyor.

Bu aşamada iki ülke arasında genelkurmay başkanları düzeyinde müzakereler sürüyor. Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak yol almak niyetinde. Zira Trump başta olmak üzere ABD’de önemli bir kesim, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını anlama eğiliminde. Çıkarları da biraz bunu gerektiriyor.

Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret eden ABD’li Senatör Lindsey Graham “güvenli bölge Türkiye’nin güvenliği için kurulacak” diyerek, Ankara’nın sahada ciddi bir mesafe almak üzere olduğunun işaretini verdi. Zira Pentagon, güvenli bölgeyi PKK/YPG’yi korumak için istiyor ve Trump üzerinde de bu yüzden ciddi bir baskı kurmuş durumda.

Türkiye, diplomatik yollardan sonuç aldığı sürece ABD ile müzakereleri sürdürür. Ankara’nın bu konuda esnek davrandığı, adeta ince bir ip üzerinde yürüyerek yol aldığı görülüyor. Pentagon ağırlığını hissettirir ve “Güvenli bölge”yi tümden PKK/YPG’nin korunmasına dönüştürürse o zaman “zor” devreye girer. Erdoğan’ın 23 Ocak’ta Rus lider Putin ile yapacağı görüşme bu açıdan son derece önemli. ABD Türkiye ile uzlaşmazsa, Ankara Rusya ile anlaşarak bu kördüğümü çözer. Senatör Graham’ın, Erdoğan’ın Rusya ziyareti öncesi alelacele Türkiye’ye gelmesi, Ankara’ya güvence vermesi de bu yüzden. Yani anlayacağınız Ankara’nın seçenekleri fazla ve eli aslında son derece güçlü.

<p>Geçtiğimiz hafta Twitter´da TT olan #TürkiyeKazandı hashtagiyle hangi tweetler atıldı? Youtube tr

Enes Batur´un Yeni Arabası Şaşkına Çevirdi #GökçeAnlatıyor

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

WhatsApp’a 4 yeni özellik birden geliyor

İşte son 30 yılda Türkiye'de en çok izlenen 50 film