• $32,8666
  • €35,3287
  • 2489.04
  • 10739.9
1 Mart 2023 Çarşamba

Vay faşistler vay…

Tespih taneleri gibi dizilmişlerdi salonun ön koltuklarına. Omuzu kalabalıklar kürsüye çıkıyor, seçilmişlere sallıyor, bunlar da elleri patlayıncaya kadar alkışlıyorlardı.

İçlerinde ayağa kalkanlar bile vardı.

Biz yoktuk aralarında. Çünkü test edilmiş ve onaylanmamıştık. Gitsek de zaten o görüntüyü bozardık.

28 Şubat döneminde, Genelkurmay Karargâhı'nda ilk toplantılardan birini bizimle yapmışlardı. Genelkurmay Genel Sekreteri Tuğgeneral Erol Özkasnak, Akşam Gazetesi'ni yemeğe davet etmişti. Amaç, amiyane tabiri ile ayar vermekti.

Rahmetli Genel Yayın Müdürümüz Bülent Aydın, Ankara Temsilcisi olarak ben, yanımıza Savunma Muhabirimiz Banu Soysal'ı alarak gitmiştik...

Yarım saat kadar bir monolog yaşandı. Bugün müebbet hapis cezası aldığı için cezaevinde bulunan Erol Paşa, esti gürledi...

Halkın oyuyla seçilmiş iktidar ve özellikle de Başbakan Necmettin Erbakan hakkında çok ağır sözler etti. Gayet iyi hatırlıyorum, bir ada "Kafaları kırmaktan" bahsetti. Sonra bize dönüp sordu:

-Siz ne diyorsunuz?

Bülent Aydın, topa girmek istemedi ve bana attı. Bir şeyler dedim, ama son sözüm "Kafaları kırmak yerine değiştirsek Paşam" oldu. Bu, Özkasnak'ı, çok rahatsız etti. Toplantı da bitti. Genelkurmay Karargâhı'ndan kovulur gibi dışarı çıkarıldık.

Kapının önünde Banu Soysal, şaşkın bir şekilde bana "Abi sen ne yaptın!" dedi.

Yaptığımı biliyordum elbette. İçimdekini dışa vurdum, söylenmesi gerekeni dillendirdim.

***

Erbakan ve Hükümet'e yönelik faaliyetlerini daha da artırdılar. Doğal olarak bizimle de irtibatı kestiler.

Bu arada baskılamak için de ellerinden geleni yaptılar. Telefonlarım dinleniyor, atacağım bazı adımlar önceden engelleniyordu. Yazdığımız bazı yazıların altları çizilip, gazete sahibine "kulağımızın çekilmesi için" gönderiliyordu. Vesaire, vesaire...

Bu arada, bugün demokrasi havariliği yapan, sağa sola "diktatör" diye saldıran, özgürlükler adına ona buna akıl veren sözde gazeteci arkadaşları ekranlardan izliyorduk. "Haklısınız paşam", "Ne güzel de söylediniz" tavrı içinde bütün söylenenlere alkış tutuyorlardı. Yetmiyor, gazeteleri ve televizyonları vasıtası ile algı operasyonlarına girişiyorlardı.

Çok zor günlerdi onlar...

Nihayetinde 28 Şubat geldi çattı. Halkın oy verip iktidara taşıdığı insanlar, omuzu kalabalıklar tarafından alaşağı edildi.

Sonra da gerine gerine ekranların karşısına geçtiler. "Post modern darbe yaptık" ve "28 Şubat bin yıl sürecek" türünden açıklamalar yaptılar.

Şimdi hepsi cezaevinde.

***

Onlarla birlikte iş tutan, zaman zaman tahrik eden, kimi zaman da alkışlayanlar ise hiçbir şey olmamışçasına ortalıkta dolaşıyorlar...

Aslında birlikte yaptılar her şeyi!

Buna rağmen sütten çıkma ak kaşık gibiler. Hâlâ "demokrasi" diyorlar, hala "özgürlüklerden" bahsediyorlar. Yetmiyor, üstüne bir de sağa sola "diktatör" diye saldırıyorlar.

Çok değişik bir kabilenin mensupları bunlar. Değerler konusundaki ayarları bozuk. İşlerine nasıl gelirse öyle davranıyorlar. Ne zaman hangi maske gerekiyorsa onu takıyorlar. Şimdi haklarını yemeyelim; teslim edelim ki, çok güzel ve etkili rol yapıyorlar.

<p>Olay, Battalgazi ilçesi Başharık Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Toprak sok

Havalandırma boşluğuna düşen kuş kurtarıldı

Dünya mirası Nemrut bayramda ziyaretçi akınına uğradı

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!

Dünya bizimkileri konuşuyor! ''Türkler mücevherine güvendi''