• $8,4746
  • €10,2751
  • 499.323
  • 1441.33
17 Nisan 2016 Pazar

Vatanın mı var senin?

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

HDP’nin Türk Solundan ithal ettiği Figen Yüksekdağ, “vatan” üzerine laflar söyledi. Cumhurbaşkanı’na hitaben “Bu vatanı size yem etmeyeceğiz; parçalatıp böldürmeyeceğiz” dedi.

Hep yanlış yorumlandı…
Kimi bu sözleri “dokunulmazlıkların kaldırılması korkusuna” dayandırdı. Kimisi “sıkıyı görünce çark ettiği” yorumlarını yaptı.
Doğrudur, sıkıyı gördüler. İtiraz etmem, dokunulmazlıkların kaldırılması için atılan adımlar hepsinin üzerinde ciddi bir travma oluşturdu. Hatta, düne kadar “özyönetim” güzellemeleri yapan Selahattin Demirtaş bile, bugün “özerklikle sonuç alınmaz” noktasına geldi.
Bunların hiç birine itirazım yok.
Ancak, Yüksekdağ gibilerin “vatan” kavramı çok farklı. Emperyalizme karşı verilen Kurtuluş Savaşı’nın ardından “vatan” yapılan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin egemenliğindeki Anadolu değil bahsettikleri. Figen Yüksekdağ, yıllarca aşırı sol örgütlerin içinde bulundu. Marksist-Leninist öğretiler çerçevesinde hayali bir vatan peşinde koştu. Sonra evrildi, çevrildi; kendisini etnik temelde siyaset yapan Kürtçü bir anlayış içindeki HDP’de buldu.
Nedir HDP?..
PKK’nın kardeşi ya da akrabası falan değil, ikiz kardeşi! Birlikte düşünüyorlar, birlikte karar veriyorlar, birlikte uygulamaya koyuyorlar. İşte bu yüzden Figen Yüksekdağ da daha önce “Biz sırtımızı PYD’ye dayadık” demişti.
PYD ise, ikiz kardeş değil, PKK’nın diğer yarısı!
PKK, Türkiye Cumhuriyeti topraklarında ayrı bir yapı kurmak için harekete geçti. Kandil’de bir üs oluşturdu. Kandil ise, çevre ülkelerdeki gelişmeler üzerine PYD’yi ileri sürdü. Onun görevi de Suriye’de merkezden ayrı bir yapı ortaya çıkarmak.
Hep birlikte yaşayıp gördük. PKK, Türkiye’de “özyönetim” derken, PYD de Suriye’de “kanton” oyununu devreye soktu.
İşte Figen Yüksekdağ da böyle bir pencereden bakıp, “vatan”dan bahsediyor. Bu kelimeyi, bizim anladığımız anlamda kullanmıyor. O’nun “vatan” derken aklından geçenler, Türkiye’deki “özyönetim” ve Suriye’deki “kanton” tipi oluşumlar!
* * *
Meseleye bu pencereden baktığımızda, Figen Yüksekdağ’ın “ortak vatan” dediği yapı filan kalmadı ortada…
“Özyönetim” diyenler bedelini ödediler… Yüksekdağ gibilerin savundukları barikatların altında kaldılar, kazdıkları çukurlara dolgu malzemesi oldular.
“Böldürmeyeceğiz” denilen o yapı çoktan yıkıldı. Şu anda can çekişiyor; çünkü terörle mücadele kararlılığı devam ediyor.
En önemlisi ise…
Bu sözde “ortak vatana” en çok da bölgede yaşayan insanlar tepki gösteriyor. Çünkü, acıyı onlar çekip, bedeli de onlar ödüyor.
Demem o ki…
Figen Yüksekdağ’ın söz ettiği o vatan parçalandı, darmadağın oldu. Gerçek anlamda yok zaten ortada.
* * *
Ayrıca, bunların öyle ya da böyle demeleri pek de önemli değil. Yıllardır neler neler söylemediler ki!..
“Kardeşlik” dediler, asker ve polisi arkadan vurdular.
Birlik ve beraberlik nutukları atıp, ülkenin bütünlüğüne yönelik her türlü suikastı gerçekleştirdiler.
Çözüm sürecinde “silahlı unsurlarımızı çekeceğiz” deyip, tersine takviye ettiler. Kırsaldaki barınaklarını artırıp, şehirlere daha fazla silah yığdılar.
Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında “Türkiyelilik nutukları” atarken, Türkiye’nin altını oydular. Pek çok şehri, köstebek yuvası haline getirdiler. İnsanımızı tahrik edip, birbirine kırdırmaya çalıştılar.
Aslında bunlar hep böyleydiler. Böyle başladılar, böyle gidiyorlar…
Yalan, ajitasyon ve ihanet sac ayağının üzerine bir siyaset kurdular. Kendilerini rahat gördükleri dönemlerde küstahlaştılar, sıkıştıkları dönemlerde de “geri adım siyaseti” izlediler. İki adım ileri atıyorlarsa, bir adım geri gitmeyi, kendileri açısından sıkıntı ya da problem olarak görmediler.
Nihayet sonunda duvara tosladılar. Şapka düştü artık, kel göründü. Biliyorsunuz, en büyük tepkiyi de hak ve hukuklarını savunduklarını iddia ettiği kitlelerden alıyorlar. Tıkandılar, yolun sonuna geldiler. Bunlar ne söylerse söylesinler, artık itibar etmemek ve ciddiye almamak lazım. Az kaldı, kurtuluyoruz bunlardan.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

Bakan Varank, Ankara Şehir Hastanesi Klinik Araştırmalar Merkezi'ni ziyaret etti

Tüm bildiklerinizi unutun! Seyahat ve deniz yolculuklarını kökten değiştirecek

Filistinli aileler, işgalci İsrail saldırılarından korunmak için okullara sığındı