• $ 5,6592
  • € 6,3832
  • 259.291
  • 101849
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Utanma yok, Alman’ı da aynı Türk’ü de

Almanya’nın Solingen Şehri’nde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile sohbet ediyorduk. Alman Şansölye Merkel ile görüşmesini anlatıyordu…

Çavuşoğlu’nun sözlerinin arasındaki, “Merkel, ‘Seçimden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bekliyoruz’ dedi” ifadesi dikkatimi çekti. Araya girdim. “Demek ki Almanlar, Türkiye’deki seçimi sonlandırmışlar” yorumunu yaptım:

-Erdoğan’ın seçileceğinden o kadar eminler ki, seçim sonrasına yönelik daveti bile şimdiden yapıyorlar. Çavuşoğlu güldü. “Tabii, onların da kendilerine göre bilgi kaynakları var. Onlar da anket yapıyorlar” dedi.

Ardından bir koşuşturma başladı. Televizyoncu arkadaşlar, Merkel’in Erdoğan’a yaptığı bu davetle ilgili haberi Türkiye’ye geçtiler. Bilgi kamuoyuna ulaştırıldı. Doğal olarak Alman medyasının da bu gelişmeden haberi oldu.

Bu defa, Alman televizyoncular koşuşturmaya başladı. Çavuşoğlu’nun sözlerini Alman yetkililere sordular. Doğal olarak da “Henüz resmi bir davet yok” cevabını aldılar. Türkiye’ye şaşı bakanlar, mal bulmuşçasına üzerine atladı. Türk Dışişleri Bakanı’nı yalanlamak için “Erdoğan’a yapılmış resmi bir davet yok” ifadesini hemen yayına koydular.

Bizdeki medya şaşıları ise, Almanlardan geri kalmadı. Çavuşoğlu’nun, Merkel’le yaptığı görüşmeyi çarpıttığı havası oluşturulmaya çalışıldı.

Oysa, Almanların kullandığı ifade çok açık:

“Resmi bir davet yok” deniliyor. Bir davet varsa da resmiyete dökülmediği ve kendilerinin bundan haberlerinin olmadığı belirtiliyor. O da çok doğal, çünkü çok kısa süre önce yapılan bir görüşme söz konusu.

Ayrıca…

Daha önce Tayyip Erdoğan’ın hem Alman Cumhurbaşkanı Steinmeier, hem de Alman Başbakanı Merkel ile yaptığı görüşmelerde bu ziyaret konuşuldu. Ama buna rağmen, konu alabildiğine çarpıtılmaya çalışıldı. Almanlarla bizimkiler el ele verdiler, konu üzerinden Çavuşoğlu ve Erdoğan’a saldırıya geçtiler. Bizi de “yalan haber üretmekle” suçlamaya çalıştılar!

Oysa, kendilerinin sürekli olarak yaptıkları bu! Meşrepleri çok müsait, gazeteciliği de bu şekilde yürütüyorlar. Gerçekleri çarpıtıp, tersinden algılar oluşturmaya çalışıyorlar. Biliyoruz ve alıştık biz bu tavırlara.

? ? ?

Biz Almanya’dayken, CHP Milletvekili Tuncay Özkan bir açıklama yaptı…

Marmaray’ı, Bülent Ecevit’in yaptığını söyledi. Hem de uzun uzun Ecevit güzellemeleri yaparak:

“Marmaray’ı, Boğaz’ın o kadim sularının altına kim indirdi? Bülent Ecevit indirdi. Kent, trafik yoğunluğundan kurtulsun, diye.”

Ecevit, 2006’da öldü, Marmaray ise 2013’te tamamlandı. Üstelik, Ecevit’in hayallerinde bile yoktu böyle bir proje. Ayrıca, Tuncay Özkan pek tanımaz da Ecevit’i. Çünkü, O “gazeteci” sıfatıyla ortada dolaştığı sırada Mesut Yılmaz’a servis yapmakla meşguldü. Kamuoyu bilmez, ama biz birbirimizi iyi tanırız. Mesut Yılmaz, kameraların önünde “ANAP’lı Bakan Eyüp Aşık ile kendisine ‘kaç’ diyen Alaattin Çakıcı arasındaki telefon görüşmesine ilişkin ses kaydını, Tuncay Özkan’ın gazeteci olarak yayınlayıp kamuoyu ile paylaşmak yerine kendisine getirdiğini” söylememiş miydi? Söylemişti ve Tuncay Özkan da o basın toplantında hiç sıkılmadan oturup, Yılmaz’ı dinlemişti.

Ayrıca, biz gazeteci olarak peşinde koşarken, Ecevit’in yanında da görmedik hiç Tuncay Özkan gibi tipleri. Peki ne oldu da bir anda Özkan’ın Ecevit aşkı depreşti?..

Nasıl oldu da Tuncay Özkan, ölümünden 7 yıl sonra gerçekleştirilen Marmaray Projesi’ni Ecevit’e mal edebildi?

Biz buna “Erdoğan düşmanlığı’ diyoruz.

İnsanların dengelerini bozuyor, abuk sabuk laflar ettiriyor, gerçekleri de alabildiğine çarpıtmalarına yol açabiliyor. Hele bir de meşrep müsaitse, tutabilene aşk olsun. Tuncay Özkan, daha önce de hızını alamayıp, “Trump kazanıyor, Suudi Arabistan’da değişim başladı. İran ve Türkiye de bu değişimden nasibini alacak. Erdoğan ve siyasal kadrosu gidecek” dememiş miydi?

? ? ?

Baksanıza, Alman’ı da aynı, Türk’ü de…

Erdoğan söz konusu olduğunda, rezil olma korkusu rafa kaldırılıyor. Doğru-yanlış her türlü atış serbest hale geliyor. Alman’ı, İngiliz’i ve Amerikalıları anlayabiliyorum da bizimkilere ne oluyor?

Anlayamıyorum, anlayamayacağım da. Ayrıca anlamak için çok zorlamıyorum kendimi. Benim gibi zaten bu milletin kahir ekseriyeti de anlamıyor! A

<p>Adana´da devriye görevi yapan polislere sokak arasından 4-5 el tabanca ile ateş eden zanlı tutukl

Adana´da Garip Olay! Durduk Yere Polise Ateş Açtı

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Türkiye'de oynamış NBA yıldızları

Kimse Türkiye'yi denklem dışı bırakamaz