• $8,2817
  • €10,004
  • 482.821
  • 1427.73
22 Mayıs 2016 Pazar

Üç ayrı CHP ve Kılıçdaroğlu

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Dörtten, hatta beşten bile bahsedilebilir, ama dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliği oylamasında üç ayrı CHP ortaya çıktı…
Birinci gruptakiler, HDP ile aynı çizgide yürüyenler. Sezgin Tanrıkulu gibi isimler bunlar. Yanlış yerdeler, aslında olmaları gereken siyasi oluşum CHP değil, HDP. Onlarla birlikte yatıp, onlarla beraber kalkıyorlar.
Bunlar anayasa değişikliğine “ret” oyu verdiler.
İkinci gruptakiler, gelenekten gelen CHP’liler. Diğerleri gibi değil, yerlilik ve millilik vasıfları var. Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü konusunda hassaslar. Tabanda yükselen tepkiyi de görüyorlar.
Onlar anayasa değişikliğine “kabul” dediler.
Üçüncü grupta ise dünyayı kendi ekseninde dönüyor sananlar var. Onlardan fezlekeleri bulunanlar, kendilerini kurtarmak ve hakim karşısına çıkmamak için “hayırcılar” arasında yer aldılar.
Peki ya Kemal Kılıçdaroğlu? O ne yaptı, nasıl davrandı? Öylesine çelişkili tavırlar sergiliyor, öyle tutarsız açıklamalar yapıyor ki, Kılıçdaroğlu’nun nasıl davrandığını tahmin etmek çok zor. Kılıçdaroğlu bu, ret oyu da kullanmış olabilir, kabul oyu da!

***

TBMM’deydim…
Oylamanın hemen ardından CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel kameraların karşısına geçti, açıklama yaptı. Anayasa değişikliklerinde partilerin grup kararı alamayacaklarını söyledi, CHP’li milletvekillerinin hür iradeleriyle oy kullandıklarından bahsetti. Ak Parti ve MHP’yi, anayasayı çiğnemekle suçladı.
Unuttu herhalde, Kılıçdaroğlu da birkaç gün önce televizyona çıkıp, atıp tutmuştu… “Korkmuyoruz” demişti:
-Biz bu değişikliğe evet diyeceğiz.
Ama ben “Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri parti grubuna müdahale değil mi?” diye sormayacağım. O’nun da “hukuku çiğnediği” ya da “hukuka saygısızlık ettiği” yorumunu yapmayacağım. Hatta yaptığı açıklamaya hak bile vereceğim.
Bizim öyle bir Anayasamız var ki, adeta çiğnenmek için kaleme alınmış. Kılıçdaroğlu’nun da yaptığı budur. Çiğnenmek üzere konulan bir kuralı çiğnemiştir!
Çünkü, dünyanın hiç bir ülkesinde yok böyle bir gariplik. Neymiş, partiler anayasa değişiklikleri ile ilgili grup kararı alamazlarmış, oylamalar gizli yapılırmış.
Niye? Milletvekilleri seçmenden mi kaçıyorlar?
Sen sürekli olarak halkın karşısına geçip, “Bu anayasa değişmelidir” diyeceksin. 1982 Anayasasını yerden yere vuracaksın. İş değişikliğe geldiğinde, seçmen senin ne yaptığını bilmeyecek. Oy kullanma kabininin içine girip saklanacaksın.
Oysa tam tersi olmalı. Anayasa değişikliği oylamaları açık yapılmalı. Seçmen de oy verip Parlamentoya gönderdiği temsilcilerinin ne yaptığını bilmeli.
Zaten bu “gizlilik” düzenlemesi 1982 Anayasasında yoktu. 1987’de, Turgut Özal döneminde askeri vesayetten kurtulmak için getirildi.
Belki o gün için doğruydu ama bugün değil! Böyle bir düzenleme olur mu? Böyle bir gariplik dünyanın hiçbir yerinde de yok. Milletvekillerimiz, adeta suç işler gibi kabinlerin içine saklanıp, oy kullanıyorlar. Ne saklıyorsunuz milletten?

***

Yine dönelim CHP’ye…
Dokunulmazlıklarla ilgili oylama sırasında kısıtlı destek verilerek, 367’nin aşılması bilinçli mi yapıldı, yoksa kendiliğinden mi gerçekleşti, şimdilik pek belli değil. Ama, CHP çok ciddi bir sıkıntıdan kurtuldu. Çünkü, referanduma gidilseydi, çıkacak netice belliydi. Kamuoyu araştırmalarının sonuçları ortada: Halk bu düzenlemeye yüzde 80’in üzerinde “evet” diyecekti.
CHP de hem kendi seçmeni ile kavga edecek hem de HDP’nin peşine takılan bir Anamuhalefet Partisi görüntüsü verecekti.
Önceki gün yaşadıklarımız ortada. Kılıçdaroğlu, kendisine yönelik yumurtalı protestodan “Melih Gökçek’in adamları” deyip sıyrılmaya çalıştı, ama iş o kadar ucuz değil. CHP seçmeninin büyük bölümü de hayli öfkeli. Türkiye eğer bir referandum sürecine girseydi, Kılıçdaroğlu için yumurta ve domates toplamaya CHP’liler de başlayabilirdi.
Hatırlarsınız, Türkiye geçmişte bir SHP denemesi yaşadı. Olmadı, SHP denilen oluşum, silindi ve yok oldu.
Bugün Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi SHP’lileştirdiğini söyleyenlerin sayısı hiç de az değil. Biz MHP’yi tartışıyoruz, ama CHP de en az MHP kadar sıkıntılı.
CHP, Kılıçdaroğlu döneminde Bremen Mızıkacılarından farksız bir görüntü veriyor. Devam edebilir mi bu yapı ve görüntü?

<p>Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonlarında PKK terör örgütüne ait

PKK terör örgütünün inlerine girildi

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı