• $8,124
  • €9,708
  • 455.681
  • 1378.37
23 Temmuz 2015 Perşembe

Türkiye’ye kirli kumpas

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Hatırlarsınız, biz bunları konuştuk, yazdık. Neler olup bittiğini zamanında ortaya koyduk. Nasıl algı operasyonları yürütüldüğünü ve kimin kimlerle iş tuttuğunu sık sık dile getirdik.

Nihayet İngiliz Times Gazetesi “Erdoğan’a Uyarı” başlığı altında ağzındaki baklayı çıkardı. Suruç patlamasının “Erdoğan’a uyarı” olması gerektiği yorumunu yaparak, Türkiye’nin önüne bir yol haritası koydu:
1) DAEŞ’le mücadele için Suriye bataklığına gir.
2) Kürtlerle işbirliği yap, NATO’daki müttefiklerinle uyum içinde ol.
Times’ın “Kürtler” dediği de PYD. Daha açık ifadeyle Türkiye’ye karşı silahlanmış olan ve binlerce insanımızı katleden Kandil, KCK ve PKK.
Bunun ne anlama geldiği ise malum: Türkiye’yi, bizzat ABD Genelkurmay Başkanlığı’nın “20 yıl süreceğini” açıkladığı bir mücadele ve bir bölünme sürecinin içine sokmak.
İşte, bize biçmeye çalıştıkları rol bu!
* * *
Şimdi baştan başlayalım…
Nedir DAEŞ? Nasıl doğdu? Ağaç kovuğundan mı çıktı? En önemlisi de bu günlere nasıl geldi?
Bu örgüt ABD ürünü!
Amerika’nın Irak’a yaptığı müdahale sırasında ortaya çıktı. O zamanki adı “İslam Devleti” idi. Sonra “Irak ve Şam İslam Devleti” adını aldı. Nihayet ismini tekrar değiştirip yeniden başa döndü.
Aslında güçlü bir yapı değildi. Liderleri öldürülmüştü. Irak’taki belli kentler dışına da çıkamıyordu.
Bu yapıyı büyüten yine ABD’nin uyguladığı politikalar oldu. Amerika’nın desteklediği Maliki yönetimi, Irak’taki Sünnileri yok saydı. Onların üzerine ağır baskılar yöneltti. Büyük sıkıntılar yaşattı. Durum bu olunca önceleri DAEŞ’le mücadele eden silahlı Sünni gruplar bile saf değiştirdiler. DAEŞ’le işbirliğine gitmek zorunda kaldılar.
Türkiye “yapmayın” dedi. Maliki ve ABD’yi uyardı:
-Böyle giderse bölgesel kaos yaratacaksınız.
Dinleyen kim?
ABD, Maliki’ye desteğini tekrarladı. Türkiye’nin uyarılarının aksine “Maliki yönetiminin arkasındayız” açıklamaları yaptı.
Bunlar büyüdükçe büyüdü. Bu defa Maliki’yi korku sardı. Kendini kurtarmak için cezaevlerini boşaltmak zorunda kaldı.
DAEŞ denilen yapı işte böyle ortaya çıktı!
3 yılda büyüyüp bütün bölgeyi tehdit eden bir oluşum halini aldı. Unutmadan ekleyeyim, ABD’nin bölgeye yığdığı silahların büyük bölümünü de eline geçirdi.
* * *
Amerika iş işten geçtikten sonra “eyvah” demeye başladı. Önce Irak Ordusu ile bir şeyler yapmaya çalıştı ama olmadı. Suriye’de de kendine gönüllü taşeron olarak YPG’yi, yani PKK’nın bir başka kolunu buldu.
ABD uçaklarıyla vurdu. DAEŞ’i geriletti. YPG de hava saldırılarıyla bunalan ve kolay bir lokma haline gelen DAEŞ’in boşalttığı yerlere girdi.
Ama bu kadar!
ABD, YPG ile daha fazla yol alamayacağını biliyor. Çünkü bu yapının amacı DAEŞ ile mücadele etmek değil. Belli bölgeleri işgal ederek, kendine bir alan bulmaya, “özerk bölgeler” oluşturmaya çalışıyor. Nitekim Kobani’de de görüldü. Verilen destekleri ve Peşmergeyi engellemek için elinden geleni yaptı.
Demek ki…
Bir başka güce daha ihtiyaç var. İngiliz Times’ın dile getirdiği ve ABD basınında da son günlerde yazıldığı gibi o güç de Türkiye!
Amerika, Irak ve Suriye’deki pisliğini Türkiye’ye temizletmek istiyor.
* * *
Şimdi gelelim Suruç’ta patlayan bombaya…
İtirazım yok, büyük ihtimalle bu hunharca eylem DAEŞ denilen yapının bir ürünü. Ama yankıları ve verdiği sonuç İngiliz Times’ın yazısında ve Türkiye’de ortaya konan eylemlerde açıkça görünüyor.
Doğal olarak da insanın aklına şu sorular geliyor:
Ortada DAEŞ’ten daha önemli bir “üst akıl” mı var acaba? Kim kimi yönlendiriyor, kim kimi kullanıyor ve en önemlisi de kim neyi hedefliyor? Türkiye ne yapmalı?
Çok iyi düşünüp tahlil etmek lazım!

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler