• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
27 Eylül 2013 Cuma

Türkiye’ye büyük haksızlık

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun hayli çarpıcı bir geçmişi var. Osmanlı bakiyesi olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında hayata adım atmış. Batı Trakya’da doğup büyümüş… 
14 yaşına kadar orada yaşamış. Ardından eğitimine Türkiye’de devam etmiş. 27 yaşında da kaçıp Anavatan’a gelmiş. Durum bu olunca, pek çok Batı Trakyalı gibi “haymatlos: vatansız” diye adlandırılanların arasına katılmış. Yıllarca, hiçbir devletle vatandaşlık bağı olmadan yaşamış. 
Bugün kaçtığı ülkede Sağlık Bakanı
Zaman zaman doğduğu topraklara gidiyor. Batı Trakya’ya ziyaretlerde bulunuyor. Genellikle de Yunan fanatiklerin tepkileriyle karşılaşıyor. Toplanıyorlar ve bağırıyorlar: 
-Bakan defol, bakan defol… 
Müezzinoğlu, geçtiğimiz bayramda da aynı tabloyu yaşadı. Protestolar yüzünden hastaneye giremedi. Dövülerek hastanelik edilen bir Batı Trakyalı hemşerisini ziyaret edemedi. 
Peki tersi bir durum olsaydı!.. Türkiye’de doğup Atina’ya giden bir Rum, bakanlık makamına yükselseydi!.. Doğduğu toprakları ziyaret etmek isteseydi!.. 
Buyur eder, çiçeklerle karşılardık. 
Demek ki hoşgörüde, dostlukta ve misafirperverlikte onlardan fersah fersah öndeyiz. Ayrıca, Yunanistan iflas etmiş bir ülke, biz sürekli büyüyoruz. Buna karşılık Yunanistan AB üyesi, biz onlarca yıldır kapıda bekliyoruz. 
***
Bakan Müezzinoğlu ile dün sabah kahvaltısında birlikteydik… 
Bakan, Türkiye’nin sağlık alanında yaptıklarını uzun uzun anlatmadı. Son 10 yıllık dönüşüm projesini birkaç cümleyle geçiştirdi. 
Çünkü gerek yok. Zaten herkes görüyor. Dünyadaki pek çok ülke tarafından da Türkiye’nin hakkı teslim ediliyor. 
Elbette zaman zaman eksikler ve hatalar ortaya çıkıyor. Ancak, bu ülkede her gün 1 milyonun üzerinde insan hastanelerde poliklinik hizmeti görüyor. Buna rağmen, memnuniyet oranı yüzde 75’lerde. 
Bu son derece önemli bir gösterge! 
Ayrıca, artık Türkiye’nin hedefi büyük. Bakan Müezzinoğlu dün onlardan bahsetti: 

1) İlaç üretiminde, bilhassa kan ve kanser ilaçları ile tıbbi cihazlarda Türkiye’yi bölgesinde etkili bir hale getirmeyi düşünüyoruz. Önümüzdeki süreçte, ülkemizi çevredeki 1 milyarlık bir kitlenin ilaç tedarikçisi yapmayı planlıyoruz. 

2) Türkiye’yi, bölgemizin sağlık merkezi haline getirmeyi, sağlık turizmini geliştirmeyi hedefliyoruz. 
Bakan Müezzinoğlu, bu amaçla önümüzdeki dönemde sağlıkta “serbest bölgelerin” oluşacağını anlattı. Yüzen “gemi hastane” projesiyle ilgili bilgiler verdi. Bu hastanenin ihalesi önümüzdeki yıl gerçekleşecek. Ardından yeni “yüzen hastaneler” gelecek. 
“Yüzen hastane” denince basit gibi görülmesin. Bu, Dünya Sağlık Tarihi’ne girecek bir proje. Tamamlandığında, ülkemiz dünyanın ilk “gemi hastanesine” sahip olacak. Etrafı denizlerle çevrili Türkiye’nin kıyılarını dolaşıp sağlık hizmeti verecek. 
Olağanüstü durumlarda ise, başka ülkelerin yardımına koşacak. Deprem ve diğer doğal afet durumlarda “tam yol” dost ülkelere gidecek. 
İşte, Türkiye’nin geldiği nokta bu! 
Üstelik fikir tamamen bize ait. Biz tarihte de bir deneme yapmıştık; ilk adımı Osmanlı atmıştı. 2. Abdülhamit döneminde, kısa süreliğine bile olsa bir gemi hastane haline getirilip sağlık hizmeti sunmuştu. 
***
Türkiye, sadece sağlıkta değil, pek çok alanda dev projelere imza atıyor. Artık, 100 ya da 200 gibi rakamları telaffuz etmiyoruz; “ambulans” denildiğinde 1.200 ambulans alımından söz edebiliyoruz. 
Türkiye toparlanıyor! 
Buna rağmen, ülkeyi yerden yere vuran, sürekli olarak felaket tellallığı yapan bazı çevreler de var. Gariptir, Türkiye büyüdükçe onlar daha fazla bağırıyorlar. 
Hem haksızlık yapıyorlar hem de bu ülkenin ayağına pranga vurmaya çalışan çevrelerin ekmeğine yağ sürüyorlar!     

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor

Yükseklik korkusuna rağmen ağaca ev yaptı