• $8,2007
  • €9,7587
  • 457.22
  • 1393.24
12 Şubat 2015 Perşembe

Türkiye’nin yalnızlığı!

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Artık klasik anlayışlar çok değişti. Şimdilerde bir adet CD 9 milyon dolar. Bir adet çanta ve bir adam milyonlarca dolar.

CD’yi HAVELSAN sattı. Milyonlarca doları da bina bulunsun diye beklemeden çantasını kapıp giden ve otel odalarında faaliyet gösteren büyükelçilerimiz sağlıyor. Mesela, Katar’da Mithat Rende Büyükelçilik görevini uzun süre bir otel odasında sürdürmüştü. Büyükelçilik binası bulunana kadar Türkiye milyonlarca dolar sağlamıştı.
Afrika’da da öyle oldu. Afrika açılımı başladığında Başbakan Davutoğlu’nun tabiriyle “itfaiye erleri” olan büyükelçilerimiz çantalarını kapıp koştular. Büyükelçilik binaların çoğu daha sonra bulundu.
Türkiye bugün dış temsilcilik sayısında dünya ile yarışıyorsa… ABD ve Fransa’dan sonra ilk üçü zorluyorsa… Bu sayede oldu.
* * *
Türkiye, Afrika’da önemli bir yer edindi. Latin Amerika’ya açılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gezisi devam ediyor. Avrupa’da ve Asya’da zaten vardık, genişliyoruz. Yeni Zelanda’ya kadar Büyükelçiliği bulunan ender ülkelerden biriyiz.
Afrika’da ve Latin Amerika’da ne işimiz mi var?
Küresel güçlerin ne işi varsa, bizim de o işimiz var!
Çünkü, bugün küresel olarak etkili olamayan, yerel olarak da güçlü olamıyor. Dünyanın her yerinde olmalısınız ki, küresel konularda destek alabilesiniz. Dünya öylesine değişti ki, artık her yerde ve her işin içinde dış aktörler de var.
Küresel boyutları olmayan aktif dış politika izlemezseniz, işiniz zor. Hele hele “Dünya beşten büyüktür” diyorsanız, başkalarının size biçtiği misyona rıza göstermiyorsanız, aktif politikaya mecbur, hatta mahkûmsunuz.
* * *
Biliyor musunuz, önümüzdeki hafta Ukrayna’ya gayri resmi bir heyet göndereceğiz. Kırım Tatarları ile görüşeceğiz.
Kimseden de izin almadık. Rusya suskun, görmezlikten geliyor.
Oysa daha düne kadar Yunanlıların sınırdan geçerken bizi böcek gibi ilaçladıkları dönemleri yaşadık. Cumhurbaşkanları ve Başbakanlarla gittiğimiz resmi gezilerde saatlerce pasaport kuyruğunda beklediğimiz günler çok eski değil.
Amiyane tabiri ile “sallamıyorlardı” bizi.
Artık o yaşananlar gerilerde kaldı. Bugün bakanlarla gittiğimiz gezilerde bile pasaport kuyruğuna girmiyoruz. İngiltere gibi güvenlik konusunda oldukça hassas ülkelerde dahi pasaport kontrolünden geçmiyoruz.
Nasıl mı oldu bunlar?
Türkiye’deki değişimin yanı sıra izlenen aktif dış politikayla!
* * *
Türkiye dışa açıldıkça bazı şeyler de daha iyi anlaşılıyor. Biliyorsunuz, Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, 16 Türk İmparatorluğunu temsil eden Muhafız Alayı askerlerini gören birtakım çevreler ortalığı ayağa kaldırmışlardı.
Kolombiya’da Erdoğan için düzenlenen karşılama töreninde tarihi kıyafetler içindeki muhafızları hep birlikte gördük. Üstelik Kolombiya’nın kısa geçmişi ile Türk Tarihi kıyas kabul etmez.
Ayrıca dünyanın bütün ülkelerindeki tablo da aynı…
Kim ne derse desin, kim aksini iddia ederse etsin, aslında kendimize geliyoruz, normalleşiyoruz. Olmamız gereken yere doğru yol alıyoruz.
* * *
Bakanlar vızır vızır dünyayı dolaşıyorlar. Başbakan’ın bir ayağı zaten yurtdışında. Cumhurbaşkanı ise, yurt gezilerinin yanı sıra dışarıyı da ihmal etmiyor. Güney Amerika’dan döndükten sonra Afrika turuna çıkacak. Sırada Avrupa gezisi var. Sonra, yeniden Latin Amerika’ya gidecek. Orta Asya’da Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan ile birlikte, muhtemelen Arap Yarımadası’na da bir ziyareti olacak.
Bugün TİKA’nın Kolombiya’da bile ofisi var. Bir yandan Kızılderili kabilelerine toplu konut yapıyor, diğer taraftan Afrika’nın kalkınma hamlesine omuz veriyor. İsteyene Ren Geyiği götürüyor.
Türkiye, IMF’ye borç verme noktasına gelen ve dışarıya son on yılda 4 milyar dolar yardım yapan bir ülke. Dünyaya “Biz de varız” diyoruz.
Elbette bütün bunlar oturarak olmuyor!

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü