• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
6 Nisan 2017 Perşembe

Suç bunlar Kemal Bey, suç

Halk Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için sandığa gitmeye hazırlanırken, suçlamalar birbirini kovalıyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, peş peşe ağır iddialarda bulunuyor…

15 Temmuz için “kontrollü darbe” diyor. AK Parti içinde ByLock kullanan milletvekilleri bulunduğunu söylüyor. Fakat, gerisini getirmiyor. “Açıkla bunları” diyenlere cevap vermek yerine susmayı tercih ediyor.

Oysa, çok ciddi iddialar bunlar. Hatta, cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunmayı gerektirecek kadar ciddi! Ayrıca, iddia sahibi açısından yargıya gitmek, aynı zamanda bir vatandaşlık görevi.

Üstelik, Kılıçdaroğlu herhangi biri değil. Hem Türkiye’yi yönetmeye, hem de yanlış gittiğini iddia ettiği pek çok konuyu düzeltmeye talip. O yüzden, normal vatandaş için görev olan, Kılıçdaroğlu için bir mecburiyet. Buna rağmen gereğini yapmıyor. Ortaya attığı iddiayı takip etmeyip geri çekiliyor.

Çünkü…

Türk Ceza Kanunu’nun 271. Maddesi aynen şöyle diyor:

“İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil ve emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.”

Yetmez, bir de “iftira” suçunu düzenleyen 267. Madde var:

“Yetkili makamlara ihbar ve şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlenmediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”

Yoksa Kemal Bey bu maddelerden mi korkuyor?

***

Şimdi sakın yanlış anlamayın. Hemen başlangıçta Kılıçdaroğlu’nun ortaya attığı iddialarla ilgili olarak “Nasılsa bir bedeli yok, salla gitsin” yorumunu yapmıyorum. Bir an için Kemal Bey’in iddialarını ciddi bulup, bütün söylediklerinin doğru olduğunu kabul ediyorum.

Ancak, Ceza Kanunumuza baktığım zaman, yine ortada bir suç görünüyor. Eğer söyledikleri gerçekten doğruysa, Kemal Bey o durumda da “Suçluyu Kayırma” suçu işliyor. Çünkü, Türk Ceza Kanunu’nun 283. Maddesi aynen şöyle diyor:

“Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”

Madde açık ve net…

Kemal Bey, ortaya bir iddia atıyor. Suç ve suçludan bahsediyor. Ancak, bunların ortaya çıkması için yapması gerekenleri yerine getirmiyor. Bu davranışı da Ceza Kanunu’nun 283. Maddesi’ne giriyor. Şu anda içinde bulunduğu durum bu!

***

Şimdi, meseleye bir de siyasi etik açısından bakalım…

Siyasetçinin millete karşı yükümlülükleri var. Ortaya bir iddia atıyorsan, bunu da ispat edeceksin. Böyle davranmaya mecbur, hatta mahkûmsun!

“Ya tutarsa” mantığıyla hareket edemezsin. “Ben kuyuya bir taş attım, çıkarması gerekenler düşünsün” diyemezsin.

Sadece Türkiye’de değil, dünyanın bütün medeni ülkelerinde kural bellidir. İddiasını ispat etmek zorunda olan iddia sahibidir. Bunun aksi, ancak az gelişmiş toplumlar ile totaliter yönetimlerde olur.

Kılıçdaroğlu da istisna değildir. O da söylediklerini kanıtlamak zorundadır.

Hele hele, bu ülkenin Başbakanı, “Doğru değil söylediklerin, elinde ne varsa açıkla” diyorsa!.. Cumhurbaşkanı da kamuoyu önünde, kendisine “Elindeki belgeleri açıkla da bizi rezil et” çağrısı yapıyorsa!..

Eğer bütün bunlara rağmen, ortaya bir tek bilgi ve belge çıkmıyorsa, o durumda Kılıçdaroğlu hakkında verilecek hüküm bellidir:

1) Hem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hem de Başbakan Binali Yıldırım’ı çok seviyor. Onları korumak ve sıkıntıya sokmamak için kendini feda edip, elindekileri açıklamıyor.

2) Kılıçdaroğlu’nun elinde hiçbir bilgi ve belge yok. Siyaset anlayışı bu, sadece sallıyor; gerçek dışı açıklamalar yapıyor.

Birinci madde geçerli olamayacağına göre…

Demek ki ikincisi geçerli!

Bu durum, sadece Kılıçdaroğlu değil, CHP açısından da çok vahim bir durum. Ana Muhalefetin sürekli patinaj yapması, her seçimde yeni bir yenilgi yaşamasının altında büyük ölçüde bu anlayış yatıyor!

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor

Yükseklik korkusuna rağmen ağaca ev yaptı