• $9,2639
  • €10,8148
  • 531.733
  • 1432.8
22 Ocak 2014 Çarşamba

Paralel direksiyonda kim var?

Zevkten dört köşeler. Büyük bir haz içinde ellerini ovuşturuyorlar. Etekleri zil çalıyor. Neredeyse havai fişekler atacak, davul - zurnayla ortalığa fırlayacaklar. Kutlamalar yapacaklar…
Çünkü Türkiye'yi sıkıntılar bekliyor ve bunlar son derece mutlular. Ektiklerini biçmenin hayaliyle yanıp tutuşuyorlar.
9-14 Şubat tarihleri arasında Paris'te bir toplantı var. OECD-FATF tarafından düzenlenen "kara para" toplantısı.
Türkiye, terörün finansmanıyla mücadele konusunda üzerine düşeni yerine getirmemekle suçlanıyordu. Bu yapı tarafından 2012 Yılı'nda "koyu gri listeye" sokulmuştu. Biz de bu yıl yapılacak toplantıda bu listeden kurtulmayı hedefliyorduk.
Bir anda 17 Aralık operasyonu geldi…
Halkbank'ın, İran ile ilişkileri gündeme oturdu. İki ülke arasında yasadışı yollarla para aktarıldığına dair iddialar ortaya atıldı. Bazı gazeteler, "tefrika" yayınlar gibi evirip çevirip bu olayı verdi. Bazı televizyonlar da Halkbank'ı Brezilya dizilerine çevirdi.
Sonra bir süre geri çekilip sessizliğe büründüler.
Şimdi, Paris toplantısı öncesi yeniden atağa kalktılar.
İranlı işadamı Reza Zarrab'la ilgili haberler arşivlerden çıkarıldı. Takla attırılıp, yeni bir anlayışla bir kere daha önümüze konuldu. Üstelik hepimizi bıktırana kadar tekrarlandıkça tekrarlanıyor.
Adeta bir yerlere mesaj verir gibiler!
Belli ki, Türkiye kara parayla mücadele konusunda "koyu gri listeden" çıkamazsa mutlu olacaklar. Ama yetmez. Bir de Suriye, Kenya, Küba gibi ülkelerin yer aldığı "kara listeye" girerse, seyreyleyin siz o zaman şenliği.
Bayram yapacaklar, bayram!
Sıcak para ve fonlar yurtdışına kaçacak. Bu ülkeye gelecek yabancı yatırımlar hayal olacak.
Türk firmaları, uluslararası fonlardan kredi alamayacak. Döviz yükselecek, ödemeler dengemiz alt - üst olacak. Enflasyon ve faizler yükselecek.
Kısacası, onca çaba boşa gidecek. Ekonomimiz ciddi bir darbe yiyecek. Siz, biz, hepimiz perişan olacağız.
Maalesef herhalde istedikleri bu! Hem, "Vah, vah, tüh, tüh, ya Türkiye listeden çıkamazsa" diyorlar. Hem de bunun için alt yapı oluşturmak amacıyla atışa devam ediyorlar.
Şimdi kimse kusura bakmasın ama bunun adı ihanet! Vatana, millete ve kutsal sayılan bütün değerlere ihanet!
***
Yetmiyor, bu kadarla da kalmıyor, bir başka pusu peşinde daha koşuyorlar. Uzun süredir sınırımızda TIR kovalıyorlar.
Hiçbir uyarı dinlemiyorlar, hiçbir hukuk kuralı tanımıyorlar. Bütün talimatlara ve yasal düzenlemelere rağmen, tutumlarını ve tavırlarını değiştirmiyorlar. Devlet sırrı ve ülke menfaatleri gibi kavramlar umurlarında bile değil.
TIR peşinde koşmaya devam ediyorlar…
İlginçtir; çevirdikleri, arama yaptıkları ya da yapmaya çalıştıkları TIR'ların tamamı MİT'in denetiminde. Özellikle buluyorlar, cımbızla çekiyorlar, ardından da var güçleriyle saldırıya geçiyorlar.
Silah arıyorlar, silah!
Ah bir yapabilseler, ah bir bulabilseler, üstüne bir de bunları fotoğraflayıp görüntüleyebilseler dünyalar onların olacak. Başları göğe erecek. Bu defa kastanyetleri takıp meydanlara fırlayacaklar. Vur patlasın, çal oynasın; büyük kutlamalar yapacaklar.
Niye?
Çünkü Türkiye sıkıntıya girecek. Pusuda bekleyen dışarıdaki mihrakların hepsi birden saldırıya geçecek, üzerimize yüklenecek.
Bugün, Finlandiya ile birlikte BM'nin arabulucu iki ülkesinden biri olan Türkiye, konum değiştirecek. "Arabulucu ülke" iken, bir anda "silah sevkıyatı yapan ülke" olacağız. Ardından "terör destekçisi" damgasını yiyeceğiz.
Bu durum, evdeki Ayşe Teyze'den, yurtdışında iş kovalayan müteahhidimize kadar herkesi etkileyecek.
Biz sıkıntıya gireceğiz. Yıkım taşeronları ile Türkiye düşmanları kazanacak.
Olmaz, olamaz. Yerli ve milli bir yapı bunu yapmaz, yapamaz. Belli ki direksiyonda başkaları var!

<p> </p>

Arabeskin 'Babası' kim?

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor