• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
11 Ocak 2014 Cumartesi

Kokacak tuz da kalmadı

Öyle önemli değerleri öylesine çabucak tükettik ki… Öyle büyük hayal kırıklıkları yaşadık ki… Toplum olarak ciddi bir travmayla karşı karşıyayız!
“Et kokarsa, tuzlarız” deniliyordu. Bazıları “tuz kokarsa ne yapacağız?” diye tartışıyordu. Şimdi ortada kokacak tuz bile kalmadı.
Günlerdir, Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz ile ilgili Dubai tatili iddialarının peşinden koşuyoruz…
Olayı ortaya atan gazetelerimiz, “Tatilin faturasını işadamları ödedi” iddiasında bulundu. Savcı Öz, “Hayır, ben ödedim” açıklamasını yaptı. Ardından işadamı Ali Ağaoğlu ortaya çıktı:
-Gezinin bedelini biz karşıladık.
Geziyi organize eden şirket faturaları ortaya koydu. Savcı Öz’den de yalanlama ve uçak biletinin dışında herhangi bir belge çıkmadı.
Bana göre mesele bitti…
Ortada ciddi bir skandal var!
***
Bazılarına göre ise, bitmiş gibi görünmüyor. Belli başlı medya organları Savcı Öz’ü temize çıkartmak için adeta kendilerini helak ediyor…
Öyle garip yayınlar yapılıyor ki, inanılır gibi değil. Kimi uçak biletini eline alıp “Savcı şu tarihte dönmüş, fatura bu tarihte kesilmiş, demek ki sahte” diyor. Kimisi, Dubai’deki otel yetkilileri ile görüştüğünü iddia edip bazı oda fiyatları vererek, karşı tarafı açığa düşürmeye çalışıyor.
Etik değerlerin büyük bölümü ayaklar altında…
İtibar kaybı diz boyu!
Kimse toplumu bilgilendirmeye çalışmıyor. Herkes kendi hedefine kilitlenmiş. Toplumu yönlendirmek için çırpınıp duruyor.
Koca koca insanlar, fatura tarihleri üzerine öyle yorumlar yapıyorlar ki, inanılır gibi değil. Herhalde “Vatandaş dediğin faturanın ne anlama geldiğini bilmez” diye düşünüyorlar. El ele verip herkesi kör, sersem ve cahil yerine koyuyorlar.
Öyle olunca, bize de hatırlatmak düşüyor:
Ey muhteremler, faturada o tarih ya da bu tarihin bulunması hiçbir şeyi değiştirmez. Fatura dediğin, harcama yapıldıktan günler sonra da kesilebilir. Faturanın geç kesilmesi neyi gösterir biliyor musunuz? Sizin savunduğunuz tezin ne kadar sakat olduğunu!
Bir kişi ödemeyi kendi yapıyorsa, çıkış günü parayı basar ya da kredi kartını kullanır ve otelden faturasını alır. Faturanın, o kişinin çıkış yaptıktan sonra kesilmesi, parayı başkasının ödediğini gösterir.
Bu ülkenin vatandaşlarının büyük bölümü de bunu bilir.
Güldürmeyin insanları kendinize!
***
Üstelik bu kadarla da kalmıyor. Skandal üzenine skandal iddiaları birbirini kovalıyor. Deniliyor ki:
“Bir fatura timi kuruldu. İşadamı, Ali Ağaoğlu sıkıştırılıyor. Kendisinden ödeme makbuzu ya da sahte fatura talebinde bulunuluyor.”
Üzerine, bu ziyaretlerin görüntüleri de yayımlanıyor.
Doğruysa tam bir kepazelik!
Buna rağmen birtakım çevrelerin umurunda bile değil. Onlar bildikleri yolda devam ediyorlar. Kendilerini Zekeriya Öz’e kalkan olarak kullandırmak için çırpınıp duruyorlar. Radyolarında ve televizyonlarında, savcının açıklamalarını döndüre döndüre yayımlamaya devam ediyorlar.
Garip, yanlış, etik değil, ama biz bunları geçmişte de gördük.
Ama görmediğimiz bir şey vardı. Bu tür eylemler yapılırken, halkın kutsalları istismar edilmezdi. Bu eylemler, mukaddes değerlerle sarılıp sarmalanarak vatandaşın önüne konulmazdı.
Maalesef, şimdi onu da görüyoruz. Hepimizi kahreden ve derinden yaralayan da işte sergilenen bu tavır!
Şimdi, “kutsallık” adına kutsallarımız aşındırılıyor. Belli değerlerin ardına sığınılarak, o değerlere taban tabana zıt tavırlar sergileniyor. Bu milletin bütün mukaddesleri ayaklar altına alınıp istismar edilerek adeta hepimizde alay ediliyor.
Yazıklar olsun!

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi