• $9,5938
  • €11,1355
  • 556.131
  • 1520.78
15 Ağustos 2014 Cuma

Kin ve nefret dolu gözler

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Çankaya Köşkü’nde verdiği “Veda Resepsiyonu”ndaydık…

Hepimiz, gecenin sonunu bekliyorduk. İlk gelen bilgilere bakılırsa, Cumhurbaşkanı bizimle kısa bir sohbet yapacaktı. O sırada sorularımızı da cevaplandıracaktı.
Özellikle “paralel medya” heyecanla bekliyordu…
Cumhurbaşkanı Gül’e sorulacak ana soru belliydi:
-Görev sürenizin dolmasının ardından AK Parti’ye geri döneceğinizi söylemeniz ne anlama geliyor?
Ardından diğer sorular gelecekti.
Bir süredir “paralel medyanın” yaptığı yayınlar, bunu gösteriyordu. Yazılan köşe yazılarında “Gül ile Erdoğan arasında derin görüş ayrılıkları olduğu” savunuluyor, “AK Parti’de Gül’e karşı yangından mal kaçırırcasına kongre kararı alındığı” iddiaları yer alıyordu. Sosyal medyada daha da ileri giden paylaşımlar göze çarpıyordu:
“İşte, Abdullah Gül geliyor. Biz söylemiştik oyunun bitmediğini, Ankara’daki hesapların farklı olduğunu…”
Abdullah Gül üzerine bir oyun kurulmak isteniyordu!
Cumhurbaşkanı tahrik edilmeye çalışılıyordu!
AK Parti içinde Erdoğan’a karşı bir blok oluşturulması için uğraşılıyordu!
Üç dönem yasağına takılan milletvekillerinin, bir hareketin içine kanalize edilmeleri için çaba gösteriliyordu!
Vesaire, vesaire…
* * *
Resepsiyonun sonuna gelindiğinde, beklemeye başladık…
Sanılanın ve önceden gelen bilginin tam tersine, Cumhurbaşkanı Gül’ün herhangi bir açıklama yapmayacağı bildirildi. Bu arada öğrendik ki, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan’la sohbette.
Bizim için normal, çok da yadırganmayacak bir gelişmeydi.
Oysa isimleri “paralel yapı” ile anılanlar açısından hiç de öyle değildi. Alabildiğine gerginleştiler. Rahatsızlıkları ve tepkileri yüzlerine yansıdı. Onları o anda görmenizi çok isterdim.
Şaşkın ve öfkeliydiler…
Çünkü bekledikleri gibi olmamıştı. İstiyorlardı ki, Cumhurbaşkanı bazı açıklamalar yapsın. Onlar da Abdullah Gül üzerinden atışa devam etsin.
Sakın ola abarttığımı sanmayın. Seçilmiş Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a duydukları kin ve nefret, yüzlerinden rahatlıkla okunabiliyordu.
Bitmedi, devam edelim…
Öylesine bir ruh hali içindelerdi ki… Bazıları, verdiğimiz selamı bile almadı!
* * *
Kaybettiler, bütün planları suya düştü. Eski şaşaalı günler geride kaldı. Menfaatleri zedelendi. Hatta pek çoğunda gelecekle ilgili endişeler belirdi. Peş peşe gelen beddua seansları, onları iyiden iyiye biledi.
Artık eskisi gibi değiller…
Takiyye bile yapamıyorlar.
Paralel Yapı, gerçek yüzünü gösteriyor; gelinen noktada “kaos üzerine” oyunlar oynuyor. Üstelik hiçbir kutsalları da kalmadı. Herkesle işbirliği yapabiliyorlar; yeter ki, sandıktan çıkan Tayyip Erdoğan’a düşman olsun!
Onlar için AK Parti içinde “üç dönem engeline” takılan milletvekilleri ise, bulunmaz nimet. Onlar üzerine de hesaplar geliştiriyorlar.
Ama artık çok geç. Yaşananlar, geçmişte ANAP içinde gelişen “küskünler hareketini” hatırlatıyor. ANAP’ta listeye giremeyen milletvekilleri, dönem sonunda hep kazan kaldırırlardı. Atağa kalkar, gazetelere süslü laflarla dolu açıklamalar yaparlardı.
Buna karşılık, kimse tınmaz, kimse önemsemezdi. Vatandaştan destek bulamazlardı. Çünkü onlar bir daha milletvekili olamayacağını anlayan “küskünler”di!
Sadece gazetelerde birkaç sütun yer doldururlardı.
Demem o ki…
Olmaz, ama diyelim ki oldu. AK Parti içindeki “üç dönem engellileri” bir araya geldiler. Ardından bir hareketin içinde yer aldılar…
Geçmiş ortada. Sadece deja vu yaşanır! Paralel yapıya oradan da ekmek çıkmaz.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 'CHP Genel Başkanı  Kılıçdaroğlu ulusal güvenlik sorunu' demişti. Ba

CHP, HDP kuşatmasında mı?

Dev kayayı balta ile parçaladı! Ortaya bakın ne çıktı?

Ateş Serbest 2021 faaliyetinden heyecanlandıran görüntüler

Trakya'da 65 yaş üzeri ve risk grubundakilere ''grip aşıları'' evlerinde yapılıyor