• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
21 Ekim 2015 Çarşamba

Kimliksiz ve kişiliksizsiniz

Yeni ortaya çıkmış değil bunlar. Dün vardı, bugün de sağda solda dolaşıyorlar, yarın da var olacaklar. Bunlar kimliksiz ve kişiliksizler sürüsü.

Kimi Avrupa hayranıdır, o tarafa bakar. Kiminin yönü Moskova’ya çevriliydi düne kadar. Kimisi Çinci, kimisi bilmemneciydi. Bize ve bizden olan her türlü değerle kavga ettiler. Gün oldu dilimizle uğraştılar, gün geldi inançlarımıza saldırdılar. Sırtlarını dışarıya dayayıp, hep bu ülkenin değerleriyle savaştılar.
Çok ileri gittikleri zamanlar da oldu…
Batı’yı örnek gösterip, milletimize “medeniyetsizler sürüsü” diye yüklenenler çıktı içlerinden. Zaman zaman “Beni Stalin yarattı” diyenlere rastladık. İdeolojik olarak birbirlerine uzak olsalar da bu ülkenin değerleriyle savaş ortak yanları oldu.
Bu ortak özellik, bugün bir araya getirdi onları. Birleştiler, yan yana ve kol kolalar artık. Birlikte hareket ediyorlar, “blok siyaseti” güdüp birlikte saldırıyorlar.
* * *
Almanya Başbakanı Angela Merkel’in ziyaretinde yine ortaya çıktılar. Adeta bu ülkeye düşman kuvvetler gibi önce Merkel’e yüklendiler…
“İstanbul’a gelme” dediler…
“Türkiye demokratik bir ülke değil” diye yazılar yazdılar.
“Olmaz, yapamazsın, Erdoğan’a destek veremezsin” türünden ifadeler kullandılar.
Türkiye’yi yerden yere vurdular.
Olmadı, başaramadılar, Merkel Türkiye’ye geldi. Üstelik son derece faydalı bir görüşme oldu. Oluşturmaya çalıştıkları algılar yıkıldı. Alman Başbakanı, bu ülke hakkında olumlu ifadeler kullandı.
İyice zıvanadan çıktılar. Gezinin içeriğiyle ilgili olumsuz bir malzeme bulamayınca, Yıldız Sarayı’ndaki koltuklara takıldılar. Koskoca geziyi tarihi iki koltuğa sığdırıp, oradan saldırıya geçtiler.
Özellikle de en fazla alerji duydukları ay yıldız ve hilale yüklendiler.
* * *
Kimi, Erdoğan ve Merkel’in oturdukları koltukları “görgüsüzlük” olarak nitelendirdi. Kimi, “evime koysalar çöpe atardım” dedi. Kimisi de “fırsat bu fırsattır” deyip, tarihimizi yerden yere vurdu.
Neler yapmadılar ki!...
“Koltukların aslı böyle değildi, üzerlerindeki ay-yıldız sonradan eklendi” diyen de çıktı. Yıldız Sarayı’nı, Ankara Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi gibi göstermeye çalışıp, “İsrafa bak, israfa” yorumu yapanlara da rastlandı.
“Fırsat bu fırsat” denildi. Bir taşla iki kuş vurmaya çalışıldı. Bir yandan tarihimize, diğer taraftan Erdoğan’a yüklenildi.
Bence isabet oldu…
Millet bir defa daha gördü, kim olduklarını!
* * *
İşin en çarpıcı tarafı ne biliyor musunuz?...
En önde saldıranlar, daha önce de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki tarihi kıyafetler içindeki askerleri dillerine dolayanlardı. Onları da yerden yere vurmuşlardı. Üstelik en ateşli eleştiri sahipleri, İskoç etekleriyle İngiltere’de saray önünde gülücüklerle poz veren gazeteciler güruhunun içindeydi.
Üstelik onlar diğerlerinden oldukça farklı. Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Turgut Özal ve Süleyman Demirel gibi isimlerle pek çok resmi geziye katıldılar. Onlar, dünyadaki uygulamaları çok iyi biliyorlar.
Almanya, İngiltere, Portekiz, Rusya ve İspanya gibi imparatorluk mirası üzerine oturan ülkelere birlikte gittik onlarla. Saraylarda misafir edildik, yemekler yedik. Oralarda yabancı konukların nasıl bir ihtişam içinde ağırlandığını gördüler. Hatta dönüşte, o görüntüleri öven yazılar bile yazdılar.
Şimdi biz benzerini yapıyoruz…
Saldırıyorlar, sövüyorlar, son derece çirkin çarpıtmalar içine giriyorlar…
Dünyayı bilmeyen, yabancı ülkelerdeki uygulamalardan habersiz vatandaşların eleştirilerini anlayabilirim belki. Ama bunların durumu çok farklı! Bunlar, bile bile yapıyorlar; çirkin algı operasyonları yürütüyorlar. Dışarıda alkışladıkları, kıyafetler giyerek bir parçası olmaya çalıştıkları benzer uygulamaları, Türkiye’de olunca yerden yere vuruyorlar.
Bunları iyi tanıyorum ben…
Çoğuyla yıllarca birlikte oldum. Evet, kelimenin tam anlamıyla kimliksiz ve kişiliksizler. Hem yerli, hem de mili değiller. Bakmayın siz zaman zaman halk adına ahkâm kestiklerine. Halk kim, bunlar kim?

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Yeni varyant hızla yayılıyor... Kovid geçirip, tat ve koku kaybı

Beynimizin parmak izi, hastalıkları veya kişileri tanımak için kullanılabilir mi?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!