• $15,8769
  • €16,8435
  • 942.556
  • 2372.35
30 Eylül 2016 Cuma

Keşke kulaklarıyla dinleselerdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Külliye’de düzenlenen yeni bir muhtarlar toplantısında konuştu. “Batı lafımızı dinlese” dedi…

“Dinlemiyor” diye de ekledi.

Doğru, düşündüm de!.. Batı bizi dinleseydi!.. Ya da en azından söylediklerimizi ciddiye alıp, kulakları ile dinleseydi!..

Bugün önümüzde onca sorun yumağı olmazdı. Cumhurbaşkanı da dünkü konuşmasını yapmak zorunda kalmazdı.

Şimdi biraz geriye gidelim…

Neler oldu, neler yaşandı, biz ne dedik, onlar ne yaptı; tek tek bakalım:

Bunlar bizi dinleseydi, en basitinden DAEŞ diye bir terör örgütü ortaya çıkmazdı. Onlar da kafalarını ellerinin arasına alıp, “Şimdi ne yapacağız?” diye kara kara düşünmek zorunda kalmazdı.

Hatırlarsınız, söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Bunlara biz hep “Irak’ta yanlış yapıyorsunuz” dedik. Politikalarına çeki düzen vermelerini istedik. Maliki’ye dizgin vurulmadığı takdirde ciddi sıkıntıların ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğunu söyledik.

Maliki’nin etnik ve ayrımcı politikalarına dikkat çekip, defalarca uyardık:

-Bunlara dur denmeli. Maliki’nin uyguladığı bu politikalar, bölgeyi radikalleştirecek. Yeni problemler ortaya çıkacak.

Burun kıvırdılar. “Bir şey olmaz” dediler. Söylediklerimiz, bir kulaklarından girip, öbür kulaklarından çıktı.

Sonra, biz ne dediysek o oldu. DAEŞ adı altında bir örgüt ortaya çıktı ve yayıldı. Ardından Musul düştü.

Devam edelim…

Takiben doğmasına ve yayılmasına sebep oldukları DAEŞ’le bir mücadele planı oluşturdular. O planın göbeğine de PYP denilen terör örgütünü koydular. Bir terör örgütünü, bir başka terör örgütüyle dizginlemeye kalktılar. DAEŞ’e karşı PYD’yi silahlandırdılar.

Bir defa daha “Ne yapıyorsunuz siz?” dedik:

-Bunlara silah vermeyin, DAEŞ’in eline geçecek.

Aynen öyle oldu. ABD, kendi eliyle DAEŞ’i ağır silahlarda donattı!

Batıya, PKK ile PYD’nin aynı örgüt olduğunu söyledik. İşlerine gelmedi, yine dinlemediler ve duymadılar.

Sonra, Ankara’da bombalar patladı. Arkasından da PYD ile PKK işbirliği çıktı. Bunların uyguladığı politikalar, Türkiye’ye kan ve gözyaşı olarak yansıdı.

“Tampon Bölge” dedik, anladılar ya da anlamak istemediler. “Uçuşa Yasak Bölgeden” bahsettik, duymadılar ya da duymak istemediler.

Bunların yüzünden Halep’te, Türkmen Dağı’nda ve Bayır Bucak’ta binlerce insan katledildi. Mülteciler, Avrupa kapılarına dayandı.

Sonra “eyvah” diye feryat etmeye başladılar.

Yaşanan onca acıdan sonra, Tampon Bölge konusunda Türkiye’nin tezine yaklaştılar. “Olabilir” türünden açıklamalar yapar oldular.

Sergiledikleri bir tane doğru iş yok ki…

Arap Baharı’nın ardından Libya’yı karıştırdılar. Yine Türkiye’nin uyarılarını dinlemediler. Büyük acılar yaşattılar. Ülkeyi bölünme noktasına getirdiler.

Bir örnek de Kıbrıs’tan verelim:

Kendi kurallarını ayaklar altına aldılar. Türkiye’nin bütün söylediklerini kulak ardı ettiler. “Yapmayın, etmeyin, Kıbrıs’ı AB’ye alırsanız sorun çözülmez” uyarılarımızı bir kenara attılar. Tam tersini yaptılar.

Geldiğimiz nokta ortada. Şimdi bizimle birlikte kendileri de sıkıntısını yaşıyorlar.

Biz onlara bedava danışmanlık yaptık; ama dinlemediler, ne dersek tersini yaptılar.

Ortalık iyice karışınca da bize dönüp, “devreye girsene” dediler.

Afganistan’da ve Libya’da öyle oldu. Irak’ta işler sarpa sarınca, Maliki ile Barzani’yi barıştırma çabaları bize düştü.

Mütevazı olmaya hiç gerek yok. Onlar pisletti, biz temizledik.

İşte en son örneği Türkiye’nin düzenlediği Fırat Kalkanı Operasyonu. Başlangıçta burun kıvırdılar. “ÖSO ile sonuç alınamayacağını” iddia ettiler. Ancak, onların söyledikleri değil, Türkiye’nin dediği oldu.

Şimdi de “harika gidiyor” diye övüyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “lafımızı dinleseler” derken o kadar doğru söylüyor ki! Keşke dinleselerdi. Dikkatlice ve kulaklarıyla dinleyip gereğini yapsalardı. Tecrübe ile sabit. Bugün her şey o kadar farklı olacaktı ki, o acıların hiçbir yaşanmayacaktı!

<p> Fonetik  kısaca konuşulan dili oluşturan sözcüklerin ses yapısı bakımından incelenmesi,  ses bil

TÜRKÇE'DE FONETİK

Akıncı Toyu 2022 Uluslararası Atlı Okçuluk Yarışması başladı

Türkiye'nin en pahalı Tofaş'ı! 250 bin liraya satıldı

Türkiye'nin kültürel mirası 35 bin eser dijitalle dünyaya açılacak