• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
23 Nisan 2017 Pazar

Kemal bey faşist misin?

Tartışmalar yeni değil, aylardır devam ediyor… Hatırlayalım! CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, henüz halkın önüne sandık konulmadan “Halk oylaması sonucunu kabul etmeyeceğiz” demişti.

“Evet” oyları yüzde 51,4 değil de yüzde 60 ya da 70 olsaydı da tavır değişmeyecekti. Kılıçdaroğlu’nun “tanımayacağız” beyanlarına bakılırsa, CHP yine aynı tavrı sergileyecekti.

Mühürsüz oy pusulası tartışması var mıydı o zaman? Yoktu, buna karşılık CHP yine aynı yerdeydi!

O yüzden bırakalım vatandaşın kafasını karıştırmak için oyunlar oynayanların peşine takılmayı. Biz işin özüne bakalım. CHP’nin bunları yapacağı, halk oylaması sonucunu tartışmaya açacağı, amiyane tabiri ile çamura yatacağı aylar öncesinden belliydi. Bu durum, bizzat en yetkili ağızlar tarafından ilan edildi.

Kılıçdaroğlu bugün, dün açıkladığı bir tavrın gereğini yerine getiriyor. “Sonucu tanımayacağım” demişti, tanımıyor. Meseleye böyle bakmak lazım!

***

“Bazı sandık kurulları bazı pusulalara mühür basmamış” tartışmaları, sadece bir bahane. Üstelik, doğru bir bahane olmadığı gibi, aynı zamanda demokrasi anlayışı ile de taban tabana zıt bir tavır.

Bu tavır;

1)Demokrasi dışıdır.

2)İnsan hakları ihlalidir.

3)Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırıdır.

4)Mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının tanıdığı temel hak ve hürriyetlerin engellenmeye çalışılmasıdır.

5)En önemlisi, “hukuk” maskesi ile yürütmeye çalışılan dış destekli yeni bir algı operasyonudur.

Çünkü…

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre, her Türk vatandaşı seçme ve seçilme hakkına sahiptir. Bu hakkın engellenmesi suç olduğu gibi, devlet de kişilerin temel hak ve hürriyetlerini korumak zorundadır.

Bitmedi, dahası var…

Altında Türkiye’nin imzası bulunan “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi” seçme ve seçilme hakkını “temel bir insan hakkı” olarak görür. Bizim iç hukukumuza göre, milletlerarası sözleşmeler kanunların üzerindedir.

Var mı bunlara bir itirazı olan?

“Evet var, ben itiraz ediyorum” diyen çıkmaz, çıkamaz.

CHP ve onu destekleyen çevreler, o yüzden dolaylı olarak yapıyorlar bunu. Sandık başlarına giderek, vatandaşlık görevini yapan seçmenin kullandığı oyları iptal ettirmeye çalışıyorlar. Bugün verdikleri kavga, farklı noktalara çekilmeye çalışılsa da seçmen iradesine karşı yürütülen bir savaştır!

***

Ortaya sürdükleri sebep ve gerekçeye gelince…

Neymiş, bazı sandık kurulu görevlileri üzerlerine düşeni yapmamışlar. Mühürlemeleri gereken zarf ve oy pusulalarını mühürlememişler.

Eyvallah, ama vatandaşlık görevini yapan ve sandık başına giderek oyunu kullanan seçmenin suçu ne?

Yok, onların hiçbir suçu yok. CHP, buna rağmen sandık kurulu üyelerinin bu eylemi dolayısıyla, pek çok seçmenin kullandığı oyun çöpe atılmasını istiyor.

Olacak iş mi? Bir başkasının işlediği suç ya da gösterdiği ihmal yüzünden bir diğerinin cezalandırılması, ancak ilkel toplumlarda olur. Demokrasiye de, hukuka da, insan haklarına da aykırı bir taleptir bu.

Ortada bir sahtekârlık olsa, eyvallah. Koyarsınız belgelerini ortaya, oyları iptal ettirirsiniz. Yetmez, üstüne bir de suç duyurusunda bulunur, bunu yapanların yakasına yapışırsınız.

Ama o da yok.

Buna rağmen bir bağrış çağrış ve gürültü var. CHP, “Bu oylar iptal edilsin” diyor, başka bir şey demiyor. Vatandaşın oyuna ve milli iradeye sahip çıkan Yüksek Seçim Kurulu’na demediğini bırakmıyor.

Yahu muz cumhuriyeti mi burası?

Şimdi biz bunları tatmin etmek için temel hak ve özgürlükler ile hakkı ve hukuku rafa mı kaldıracağız? Kemal Bey öyle buyurdu diye, seçmenin iradesini ayaklar altına mı alacağız?

Böyle bir tasarruf, ancak demokrasi dışı totaliter idarelerde olur. Kılıçdaroğlu, buna rağmen direniyor. İnsan, bütün bu olup bitene bakınca da sormadan edemiyor: İlahi Kemal Bey, yoksa sen Faşist misin?

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor

Yükseklik korkusuna rağmen ağaca ev yaptı