• $13,5813
  • €15,4069
  • 775.94
  • 1809.65
25 Eylül 2015 Cuma

Kandil, MHP’ye nasıl bakıyor

Bugünün meselesi değil bu kanlı saldırılar. 1980 öncesi “Apocular” olarak faaliyet gösterdikleri dönemi yok sayarsak, 1984’te Eruh ve Şemdinli baskınları ile çıktı bunlar ortaya…

O günden bu yana da hep aynı filmi
izliyoruz:
PKK denilen bu kanlı örgütün derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile. Yıllardır devleti temsil eden iktidarda kim varsa ona saldırıyor. Yıpratmak için elinden geleni yapıyor. İktidarlar üzerinden devleti vurmaya, sıkıntıya sokmaya, itibarsız kılmaya çalışıyor.
İktidarlar ise hep iki ateş arasında kalıyor. Bir yandan PKK saldırıyor, diğer taraftan çeşitli gerekçelerle muhalefet yükleniyor.
O günden bu yana istisnasını
görmedim ben!...
Bugün de aynı. Mesela MHP örneğinden yola çıkalım. MHP’nin söylemlerine bakarsak, PKK denilen yapının en fazla onunla uğraşması ve çekişmesi gerekmez mi?
Ama öyle değil işte…
Ne Kandil’den Karayılan gibi isimlerden, ne de HDP’den Selahattin Demirtaş’tan, MHP’ye yönelik sert bir tavır gördünüz mü? Cılız birtakım eleştirilerin dışında ben rastlamadım.
Peki ne yapıyorlar?...
Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na, Erdoğan’a saldırıyorlar. AK Parti’ye yönelik sert ve tahrik edici açıklamalar yapıyorlar. AK Parti binalarını bombalıyor; MHP’li değil, AK Parti yöneticilerini kurşunluyorlar.
MHP de bu terör örgütünü bir eleştiriyorsa, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AK Parti’ye bin yükleniyor.
1984’ten bu yana hamam da aynı, tas da. Şimdi kimse kusura bakmasın ama…
Durum bu: Terör örgütü, neredeyse 30 yıldır bu şekilde beslenip, yeni mevziler kazanıyor. Bölücülüğe en fazla karşı çıktıklarını söyleyenler bile, bilerek ya da bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek terör örgütünün ekmeğine yağ sürüyor.
* * *
Yıllardır sıkıntıyı körükleyen, terör ve teröristi rahatlatan bizdeki iç çekişmeler bugün zirve yapmış durumda…
PKK tuzaklar kuruyor, kan döküyor…
Bazı medya grupları ile birlikte siyasi partiler de Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a yükleniyor:
-Sizin yüzünüzden!...
Öyle bir hastalıklı ruh haliyle karşı karşıyayız ki… Terörist yerine Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil edenlere lanetler okunuyor. Terörün ortaya çıkardığı bütün olumsuz tablonun sorumlusu olarak, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere devlet yönetimi gösterilmeye çalışılıyor.
Bir bakmışsınız, her fırsatta “millilik ve milliyetçilik” nutukları atanlar bile, HDP, PKK, Kandil ve batıdaki Türkiye düşmanı çevrelerle aynı fotoğraf içinde.
İşte, bölücü terörle mücadelede Türkiye’nin önüne çıkan en büyük sıkıntılardan biri de bu!
* * *
Deniliyor ki:
-Çözüm süreci teröre ve teröriste yaradı. PKK o süreçte güçlendi.
Ama terör yapılanmasının en tepesindeki Murat Karayılan öyle demiyor. Örgüt elemanlarını suçluyor. “Halk desteğini alamadıklarını, hezimet yaşadıklarını” ve “Örgüt içinde bunun hesabını soracaklarını” söylüyor.
Demek ki, Çözüm Süreci’nin bölge halkı üzerinde olumlu etkileri oldu. O süreç devletin elini güçlendirdi. Cizre’den başlatılması planlanan “iç savaş” hesaplarını bozdu. Terör yapılanması da bunun farkında. HDP’liler o yüzden çark ettiler ve dün söylediklerinden farklı olarak “Çözüm Süreci’nde masayı deviren T.C oldu” diyorlar.
Ayrıca, Çözüm Süreci ile ilgili söylenenlerin tamamı doğru bile olsa ne değişir?
Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğüne yönelik planlı, sistemli ve dış destekli bir saldırı var. Açın örgütün kuruluş amaçlarına bakın. İlk günden bu yana zaten günü geldiğinde kalkışma hesapları yapıyordu. 30 senelik bir birikimin ardından “fırsat bu fırsattır” dedi. Ama olmadı, kuruluşundan bu yana en büyük darbeyi yedi.
Dış destekli, bölücü kanlı terör örgütüne o darbeyi vuran devlet yapılanmasının başında bugün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan var. Türkiye’nin gerçeği budur. Gerisi de sadece laftır.
Tıpkı Paralel Devlet Yapılanması’nı çökerttiği gibi PKK belasını da Erdoğan ve ekibi savuşturacaktır. Sürekli olarak elini taşın altına koymaktan kaçarak, sadece laf üretenler değil.
Bugün Türkiye’nin gerçeği budur! Terör kanadından yükselen feryatlar da gösteriyor zaten!

<p>Coronavirüsün en çok mutasyona uğramış versiyonu olan ve 30'dan fazla mutasyonun tespit edildiği

Çok mutasyonlu yeni Covid-19 varyantı: Omicron

Yunus polislerinin zorlu eğitiminden kareler

Misafirlerini kendi tasarladığı 'dönen ev'de ağırlıyor

Çöpe gidecek malzemeleri dönüştürüp dünyaya pazarlıyor