• $ 5,7637
  • € 6,5302
  • 243.322
  • 99.835
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

İnce ve Akşener’in yaldızları döküldü

İki ayrı görüntü dolaşıyor sosyal medyada. İkisi de miting meydanlarından. Biri Recep Tayyip Erdoğan’a, diğeri Muharrem İnce’ye ait. İki Cumhurbaşkanı adayının iç dünyalarını yansıtıyor. Kısa, fakat üzerlerinde kitaplar yazılabilecek görüntüler bunlar…

Birinci görüntü:

Muharrem İnce miting meydanında konuşurken, platforma ilkokul çağlarında bir çocuk çıkıyor. Yanına doğru yaklaşıyor. İnce’nin yüzü buruşuyor, suratı düşüyor. Rahatsızlığı vücut diline de yansıyor. Binlerce kişinin gözleri önünde konuşmasını kesip çocuğu itmeye başlıyor…

-Konuşuyorum, in bakalım, in bakalım… Bak canlı yayındayız burada…

Görüntü öylesine rahatsız edici ki, kameralar bile kaçıyor. Açı değiştirip meydandaki kalabalıklara doğru yöneliyorlar.

İkinci görüntü:

Bu defa kürsüde Erdoğan var. Yine aynı yaşlarda bir erkek çocuğu platforma çıkıyor. Kürsüye doğru yöneliyor. Cumhurbaşkanı’nın bacağına yapışıp sarılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüzünde bir gülümseme beliriyor. Konuşmasını kesiyor, eğilip çocuğu başından öpüyor, okşuyor. Ardından kaldığı yerden konuşmaya devam ediyor…

Biri, kendi partisi tarafından bile rağbet görmemiş, CHP’de Genel Başkanlık mücadelesini kaybetmiş bir isim. Ama kibir dolu ve sevgisiz!

Diğeri, katıldığı bütün seçimleri kazanmış, yıllarca Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı makamlarında bulunmuş bir isim. Buna rağmen alçakgönüllü ve sevgi dolu!

Görüntüler ortada. Sosyal medyada dolaşıyor. Rahatça erişilebilir. Herkese defalarca seyretmelerini ve üzerinde düşünmelerini tavsiye ederim!

Arada dağlar kadar büyük bir fark var. Halk, önümüzdeki pazar günü sandığa gidip bir tercih yapacak. Farkı fark etmeyecek mi sanıyorsunuz?

? ? ?

Konuşmalarında Erdoğan’ı içlerinde biriktirdikleri hırsı dışarı vurarak, tükürürcesine “diktatörlükle” suçluyorlar. Türkiye’ye “demokrasi getireceklerini” iddia ediyorlar. Sonra da bağırıp çağırmaya başlıyorlar…

Muharrem İnce, seçilir seçilmez Faşist rejimlere özgü tavırlar sergileyeceğini ortaya koyuyor. “Apolet sökmekten” bahsediyor.

Meral Akşener de önüne gelenden “hesap soracağını” söylüyor. Kazanması halinde vali, kaymakam, belediye başkanı, bürokrat, devlet memuru önüne kim gelirse canına okuyacağını ilan ediyor.

Dinleyin yaptıkları konuşmaları: Tam bir diktatör edasıyla hareket ediyorlar. Devletin kurumlarını kapatıyorlar. Yakıyor, yıkıyor, satıyorlar. Tehditler savuruyorlar. Önüne gelene bedel ödetmekten söz ediyorlar...

Sonra da 81 milyonu kucaklayacaklarını iddia edip, Erdoğan’a yükleniyorlar: Diktatör!

? ? ?

Kimi “milliyetçiyim” diyor, kimi “solcu” olduğunu söylüyor, kimisi de “dindarlık” iddiasında bulunuyor. Oysa, yok birbirlerinden farkları. Hemen her konuda aynı noktada buluşuyorlar. Hepsinin ortak hedefi Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığı makamından indirmek. Bunun için yapabileceklerin sınırı da yok. HDP ve CHP de aynı ideale koşuyor, Meral Akşener’in partisi de.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Kandil’e operasyon yapılıyor. Gerekçeleri farklı olsa da hepsi birden eleştiriyor ve karşı çıkıyor.

En önemlisi de…

O cephede tek bir oy alabilmek için her şey mubah! Bütün değerler ayaklar altında. Düne kadar en azılı başörtüsü düşmanlarının arasında yer alan Muharrem İnce, “dindar” postuna bürünüyor. Meral Akşener de gidip, varlık sebebi sağa sola iftira atmak olan sözde medya kuruluşlarına röportajlar veriyor. Karamollaoğlu ise, yıllar boyunca kendilerine sövenlere, törenler düzenleyerek ödüller dağıtıyor.

Milletin karşısına çıkıp konuştukça daha fazla batıyorlar. Her geçen gün yaldızları biraz daha dökülüyor. Çünkü milletin kantarına çıktılar ve orada tartılıyorlar.

? ? ?

Keşke biraz daha vakit olsaydı… Seçim 10-15 gün sonra yapılsaydı…

Daha çok halkın karşısına çıksalar ve daha fazla televizyon programlarında boy gösterselerdi. Azıcık daha konuşsalardı. Biraz daha boşalsaydı frenleri. Dökselerdi içlerindekinin tamamını.

Ne iyi olurdu biliyor musunuz?

Var olan tereddütler de ortadan kalkardı. Yaldızlar tamamen döküldükçe suretler de iyice ortaya çıkardı!

İtalya´nın yer gözlemi için geliştirdiği PRISMA uydusu ESA’nın Vega roketi ile yörüngesine gönderild

İtalya´nın gözlem uydusu yörüngesine gönderildi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Terörle mücadelede yeni konsept: Yaşam alanlı güvenlik kuleleri

İşte SIM kart yerine gelecek teknoloji