• $9,6245
  • €11,205
  • 554.705
  • 1471.16
15 Ocak 2014 Çarşamba

İftira, yalan, sindirme, şantaj...

Söyleyen, bu ülkenin en etkili ağzı. Söylenenler ise, üzerinde uzun uzun düşünülmesini gerektirecek cinsten. Başbakan, “Uluslararası kirli odakların elinde maşa olmuş bir örgütten” söz ediyor. Bunların “adeta efsunladığı elemanlarını kendi ülkesine karşı hareket ettirdiğini” ifade ediyor.
Maalesef öyle!..
Aynı ifadelerle olmasa da benzerlerini bu köşede defalarca yazdım. Gerçekten son derece garip ve izahı güç bir durumla karşı karşıyayız. Bu ülkenin saf, temiz, pırıl pırıl insanlarını toplamışlar. “Bir hizmettir” tutturmuş gidiyorlar. Buna karşılık kime ve neye hizmet ettikleri belli değil!
Birincisi, devletin çeşitli kademelerini öyle ya da böyle ele geçirmişler. Kendilerini devletin de üzerinde görüyorlar.
İkincisi, devletten beslenip, devlet yerine başka bir otoriteden emir alıyorlar.
Üçüncüsü de düşünmüyorlar, değerlendirmiyorlar, hatta sezmek bile istemiyorlar. Sadece kendilerine ulaşan talimatları uyguluyorlar.
***
Son bir aylık sürede yaptıkları “hizmetler” ortada:
Hukuk” adına hukuku ayaklar altına almak. Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu gibi bir ismin bile “hukuk ihlal edildi” tepkisine yol açmak!
Kendilerine en zor dönemlerinde el uzatan insanları arkadan vurup sıkıntıya sokmak!
Milli bir bankamızın itibar kaybına uğramasını sağlamak!
Borsa’yı çökertmek!
Doları yükseltip bu ülkenin ödemeler dengesine kurşun sıkmak!
Suriye’ye giden yardım TIR’larında “silah var” algısı yaratarak, ulusal çıkarlarımızı ayaklar altına almak!
Batılıları tahrik edip, Türkiye aleyhine açıklamalar yaptırmak!
Bu ülkenin dev yatırımlarının altına imza atmış işadamlarımızı, malvarlıklarına el koyarak, hareketsiz bırakmak!
Türkiye’nin dikkatini içe çevirmesine yol açıp çevremizdeki gelişmelerde ön almasını engellemek!
Belki de en önemlisi, çevreye nifak tohumları serpmek ve düne kadar sırt sırta veren insanları birbirine düşman etmek!
Bunlar mıdır hizmet?
Herhalde, Suriye Diktatörü Esad’ın eline imkan verilse, O da ancak bu kadarını yapardı.
***
Bir “algı operasyonu” başlattılar. İktidarı hedefe koydular. “Hırsızlık var” diye bağırıp çağırıp duruyorlar. Kendileri gibi davranmayana da “Sen hırsızlıktan yana mısın?” diye yükleniyorlar. Ellerinde bir kara kendilerinden olmayan herkese bulaştırmak için çırpınıyorlar.
Yine de bir an için diyelim ki doğru söylüyorlar...
İyi güzel de... Bu mudur “hırsızlıklarla” mücadelenin yolu? Bir insan “hırsızla” mücadele ederken kendi evini yakar mı? Gerçekten “hırsızlıkla” mücadeleyi savunan, kendi pisliğini halının altına süpürür mü? Üç kuruş çalan bir hırsızı yakalamak için koca bir ülke feda edilir mi?
Demek ki...
“Hırsız var” söylemi “cambaza bak” oyunundan farksız! Bu söylem, Türkiye üzerinde oynanan çirkin oyunun bir parçası!
***
Sözüm, nerede olursa olsun, kendisini hangi kesime mensup sayarsa saysın herkese...
Bir ülkede “milli unsurlar” böyle adımlar atmaz. Gerçekten ülkelerini düşünenler bu tür yollara ve oyunlara girmez. Türkiye’ye, Okyanus ötesinden gelen talimatlarla nizam ve intizam verilemez.
Başbakan’ın dünkü grup toplantısında söyledikleri çok önemli:
“Maşa olarak kullanılan örgüt, tüm taraftarlarını harekete geçirmiş; iftira, yalan, sindirme, şantaj her ne varsa devreye alınmış.”
Şimdi herkes için şapkayı önüne koyup düşünme ve ona göre tavır alma zamanı. Başkalarının maşası mı olacağız, yoksa Türkiye’nin yerli, milli ve asli unsurları mı?
Bugün hepimizin önündeki mesele budur!

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Yıkamaya getirdiği halı servet değerinde çıktı

Mega lüks yat ''Lady Gulya'' Marmaris'te

Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırıldı! Restorasyon çalışması sırasında şans eseri bulundu