• $8,5408
  • €10,099
  • 494.026
  • 1431.78
19 Haziran 2015 Cuma

Hikaye, senaryo, masal...

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Seçim sonuçlarının ortaya çıktığı günden itibaren siyasetle ilgilenen herkesin kafasındaki soru aynı:

-Nasıl olacak, koalisyon nasıl kurulacak?
Verilen cevaplar ve ortaya konulan formüller çok farklı. Her gün yeni bir senaryoyla uyanıyoruz. Ayrıca, cevap sahiplerinin çoğu da çok şey bildiği havasında.
Aslında hiçbir bildikleri yok!
Yazılıp çizilenlerin, sağda solda dillendirilenlerin tamamı hikaye, masal ve senaryo. Üstelik üretilen senaryoların büyük bölümünün de ayakları yere basmıyor. Bir kısmı dedikodudan öteye gitmezken, bazıları da siyaset mühendisliği kokuyor.
Olmayacaklar olduruluyor…
İmkansızlar imkan dahilinde gösterilip hayata geçirilmeye çalışılıyor.
* * *
Oysa neler olacağı üç aşağı, beş yukarı belli. Yapılan açıklamaları alt alta sıralayın, önümüzdeki günlerde neler yaşanacağı zaten ortaya çıkıyor.
Önce HDP’den başlayalım…
Selahattin Demirtaş, yeni açıkladı:
-Ne AKP ile koalisyon oluruz, ne de dışarıdan destek veririz.
Şimdi, “Dese ne olur, Karayılan hemen duygusal davranmamalarını söyleyip ayar verdi” diyebilirsiniz.
Doğrudur ama AK Parti cephesinden gelen sinyaller de farklı değil. Biliyorsunuz, Başbakan Davutoğlu, meydanlarda “HDP’ye verilen her oy Kandil’e verilmiş olur” ifadesini kullanmıştı. Yetmedi, daha yeni MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye hak verdiğini söyledi. “MHP-CHP koalisyonuna HDP dışarıdan destek versin demek, her kararı Kandil’den onaylatmak olur” değerlendirmesini yaptı.
Demek ki…
AK Parti de HDP’ye karşı sıcak değil.
Düştü mü bu formül, düştü.
* * *
CHP’den çeşitli açıklamalar yapılıyor. Kılıçdaroğlu’nun Başbakanlığı formülleri ortaya atılıyor. Kemal Bey de CHP, MHP ve HDP’nin aldığı oyları toplayarak “yüzde 60’lık bloktan” söz ediyor. Önceliğin iktidarın bu bloktan çıkması gerektiğini söylüyor.
Yok ki öyle bir blok!..
MHP, içinde HDP’nin yer aldığı her türlü formüle kapalı. Hem Genel Başkan Devlet Bahçeli, hem de parti sözcüleri bunu defalarca söyledi. Ayrıca, çok ağır ifadeler kullanılarak HDP ile aynı fotoğraf karesine girilemeyeceği ortaya konuldu.
Bu durumda, HDP’nin içinde olduğu veya desteklediği bir yapı içinde Kılıçdaroğlu’nun Başbakanlık hesapları da kayboldu.
Geriye AK Parti ile CHP’nin oluşturacağı bir koalisyonda “dönüşümlü başbakanlık” formülü kaldı. Biliyorsunuz, onu da Başbakan Davutoğlu “olacak iş değil” diyerek kestirip attı.
Bu durumda CHP ve Kılıçdaroğlu’nun ortaya attığı formüllerin hayata geçirilmesi mümkün değil.
* * *
Geriye iki tane formül kalıyor…
1) AK Parti-CHP Koalisyon Hükümeti.
2) AK Parti-MHP Koalisyon Hükümeti.
Böyle bir oluşum için CHP ve MHP’nin ortaya koyduğu gibi AK Parti’nin de kırmızı çizgileri var.
Birlikte ya da taraflardan birinin geri adım atması ile uzlaşma sağlanabilir. Bu koalisyon hükümetlerinden biri kurulabilir. Aksi halde kilitlenme kaçınılmaz. O durumda da Anayasa gereği Cumhurbaşkanı’nın seçimleri yeniler.
Demek ki…
1) Ya AK Parti ile CHP veya MHP arasında bir uzlaşma sağlanacak.
2) Ya da Türkiye yeniden seçime gidecek.
Bütün veriler gösteriyor ki, kilit halen AK Parti’nin elinde. Meclis’ten AK Parti’nin içinde yer almayacağı bir koalisyon çıkması mümkün değil. Kim ne derse desin, kim hangi senaryoyu yazarsa yazsın, ne tür siyaset mühendisliği ortaya konulursa konsun Türkiye’nin gerçeği değişmez.
Sözün kısası, Türkiye’nin yeniden seçime gidip gitmeyeceğini CHP ve MHP’nin bundan sonra sergileyecekleri tavır belirleyecek. Gerisi hikaye…

<p class='MsoNormal'>Çok Güzel Hareketler 2 programının sezon finali yapmasının  ardından soluğu Köy

Yılmaz Erdoğan, yardım malzemelerinin yangın bölgesine ulaştığını duyurdu

Iğdır'da yıkılan cezaevinin yerine yapılan sosyal yaşam alanı ilgi görüyor

Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

Uludağ'da yangın ihtimaline karşı helikopterli denetimler artırıldı