• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
12 Kasım 2015 Perşembe

Gülen’in “şirretlik” itirafı

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Türkiye’nin dört bir yanında “Paralel Operasyonlar” sürüyor. Her gün yeni bir iddia ve suçlama ortaya atılıyor…

Son olarak Manisa ve Eskişehir’de gözaltılar oldu. Başı örtülü bazı bayanlara kelepçe takıldı. Ortalık ayağa kalktı. Belli başlı gazeteler ve televizyonlar, hep aynı noktaya odaklandı:
“Başörtülülere kelepçe.”
Operasyonun gerekçesiyle “ne, neden, niçin?” soruları ortadan kalktı. Olay, tamamen başörtüsüne indirgenmeye çalışıldı. Başörtüsü üzerinden toplumda bir algı ve tepki oluşturmaya yönelik yayınlar yapıldı.
Firari Fetullah Gülen bile Amerika’dan devreye girip yaylım ateşi açtı:
“Amnofis bile bunu yapmamıştı.”
Şimdi, “Evet, biliyoruz, niye yazdın bunları?” diyebilirsiniz. Bu sadece bir hatırlatma ama bundan sonra yazacaklarım son derece önemli. Göreceksiniz ki, Türkiye oldukça ciddi bir istismar ve saldırı altında.
Bakın ben demiyorum bunu…
Bu, terör örgütü kurmakla suçlanan ve bugün “firari” konumunda bulunan Fetullah Gülen’in görüşü.
* * *
Biliyorsunuz, bu ülkede dün bugünden çok farklıydı. Türkiye bu noktaya gelene kadar başörtüsü ciddi tartışmalara, gerilimlere ve acılara yol açtı…
Fetullah Gülen de sık sık bu konuda görüşlerini açıkladı. Bunlar, kendisine ait “herkul. org” adlı internet sitesinde de yayımlandı.
İşte onlardan biri…
Geçmişte Samanyolu TV’de defalarca verildi. Haberi, Fetullah Gülen’in yeğeni olan ana haber spikeri Kemal Gülen, aynen şu sözlerle duyurdu:
“Başörtüsü bahane edilerek Türkiye’deki istikrar ortamını bozmak isteyenlerin kavgaya zemin hazırladığını belirten Gülen, muhtemel provokasyonlar konusundaki endişelerini dile getirdi.”
Ardından F.Gülen’in görüşleri ekrana geldi. Önce “Bu meselede toplumu germenin hiç faydası yok” dedi:
“Bazıları, toplumu karşılıklı harbe sevk edecek şekilde birbiriyle karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Doğru değil, buna tahammül edemeyiz.”
Sonra, bugün kendi yaptıklarını yerden yere vurdu:
“Yarın kitle psikolojisiyle sokaklara dökülecekler. Toplantılar yapacaklar, farklı provokasyonlar olacak. Yığınlar, hiç bilmedikleri şeylere ‘istemezük’ diyecekler.”
Ardından da kendisi ve yandaşları bugün ne yapıyorsa yerden yere vurdu. Bugün ne diyorsa tam tersini söyledi. Hem de çok ağır ifadeler kullanarak…
“Buna şirretlik denir” dedi.
“Buna toplumu birbirine düşürme denir” diye devam etti.
Hızını alamadı, başörtüsü tartışmalarıyla toplumu gerenleri “toplumun gelişmesini engellemek ve istikrarı baltalamakla” suçladı.
Bitmedi, dahası var; frene basmadan verip veriştirdi:
“Buna Türk toplumu gibi müstesna, mutena bir toplumun, dünyadaki itibarını darbeleme denir.”
Yetmez, söylemediğini bırakmadı:
“Buna AB’ye girme sürecinin önünü tıkama denir. Ortadoğu’da şuur altı müktesebatımız var. Herkes gözümüzün içine bakıyor. Bu müktesebatı yıkma denir buna.”
En son sözleri ise tam bir itiraf niteliğinde:
“Buna düpedüz tahribat ve cinnet denir. Türkiye’ye kötülüktür bu.”
* * *
Soruyorum, böyle bir tablo karşısında ne denir şimdi?
Üstelik Fetullah Gülen zaten kimseye söylenecek laf da bırakmamış. Bugün kendisi tarafından sergilenen davranışları “şirretlik, cinnet hali, ülkeye kötülük ve tahribat” gibi sözcüklerle özetlemiş.
Bunların üzerine laf edilir mi?
Elbette bunun bir bedeli olacak!
Paralel Yapı, şimdi bu bedeli ödüyor. Gülen’in kurduğu yapı, bunun için çatırtılar çıkararak çöküyor. Ne kendisi, ne de yandaşları boşuna bağırmasın. Onca yaptıklarına ve bugünkü davranışlarına prim ve ödül mü bekliyorlar?

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi