• $9,3098
  • €10,8385
  • 529.648
  • 1429.85
11 Kasım 2016 Cuma

FETÖ’cü de aynı “Atatürkçü” de!

Bir 10 Kasım’ı daha geride bıraktık. Artık iyice emin oldum ki, bu ülkede Atatürk’ü hiç bilmeyen ve O’nu bir türlü anlayamayanların başında kendine “Atatürkçü” adını verenler geliyor.

Gazi Mustafa Kemal’e en büyük haksızlığı da onlar yapıyorlar. Kimi, O’nu olduğundan farklı yorumlayıp, üzerinden prim toplamaya çalışıyor. Kimisi de Atatürk’ü rakı ve balık arasına sıkıştırıp, kendi hayatını ve dar bakış açısını kutsallaştırmaya çabalıyor.

Yıllardır büyük bir istismarla karşı karşıyayız…

Bu ülkede kimileri din adına menfaat grupları kurup, halkı aldatırken; kimleri de farklı bir kulvarda benzer faaliyete devam ediyor.

Yok aslında aralarında hiçbir fark!

Dün, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu eski başkanı Prof. Sadık Kemal Tural’la konuştum. O da benzer bir yorum yaptı. “Bu ülkede Allah’ın, Peygamber’in demediklerini demiş gibi gösterip, istismar eden din baronları yok mu?” diye sorup, cevabını kendi verdi:

-Var olduğuna göre, bu devletin kurucusu üzerinden de kendine prim devşirmeye çalışanların bulunması kaçırılmazdır.

Sadık Hoca, önemli bir tespitte de bulundu:

-Hayatı boyunca Atatürk’ün Nutku ile Söylev ve Demeçlerini eline almamış insanlar, Atatürk’ü bir kalkan gibi görmeye ve göstermeye çalışıyorlar.

Biliyorsunuz, Atatürk’ü anma törenleri bu yıl ilk defa Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da aynen şu ifadeleri kullandı:

-Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı’nı kalkan yaparak, bu kavram üzerinden bizi yıpratmaya çalışanların, aslında Cumhuriyet Ruhu’na ne kadar yabancı oldukları ortadadır.

Erdoğan’ın hedefi CHP’ydi…

CHP’yi Atatürk’ün mesajlarını anlamamakla suçladı.

Aynen öyle. Dikkat ederseniz, ben de sürekli olarak bunu yazıyorum. Hatta zaman zaman Kılıçdaroğlu ve ekibinin Atatürk’ü anlamadığının değil, “anlamak istemediğinin” altını çizmeye çalışıyorum.

Kılıçdaroğlu’nun öyle söylemleri var ki… Hep dile getirdiğim gibi, bugün Atatürk yaşıyor olsa, en büyük tepkiyi O gösterirdi.

Yine örneği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinden verelim. Erdoğan, dün “Bu milleti üstün kılan, ‘ya istiklal ya ölüm’ parolasıyla yaşıyor olmasıdır” dedi. Üzerine bir de Atatürk’ün “bağımsızlık” hakkında söylediği sözleri ve yürüttüğü o kutlu mücadeleyi ekleyelim. Hiç şüphe yok ki, Atatürk yerliydi ve milliydi. Manda ve himayenin kabul edilemeyeceğini hep üzerine basa basa vurguladı. Kılıçdaroğlu ve ekibi ise, pek çok defalar Türkiye’yi dışarıya şikâyet eden tavırlar sergiledi!

Hangi birini sayalım…

Atatürk uzak görüşlü ve vizyon sahibiydi. Türkiye’nin savunmasının Afganistan’da başlayacağını, Anadolu’nun rahat etmesi için İngilizleri oralarda durdurmak gereğine defalarca işaret etmişti. CHP ise, bugün Türkiye’nin burnunun dibindeki, Suriye’deki gelişmelere bile karışmaması gerektiğini savunuyor.

Devam edelim…

Atatürk’ün millet egemenliğiyle ilgili görüşleri de oldukça açık ve net. Ne diyor, Gazi Mustafa Kemal:

“Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur.”

Peki CHP ne yapıyor?

Halk iradesine dayalı bir seçimle gelmesine ve milli irade öyle uygun görmesine rağmen, ilk günden bu yana Cumhurbaşkanlığı Makamı ile uğraşıyor!

Yetmiyor, Atatürk devlet yönetiminde olduğu dönemlerde ülkenin birlik ve bütünlüğüne yönelik sert tedbirler alıyor. Efendileri dışarıda olan bölücülere yönelik tavizsiz politikalar izliyor. Kılıçdaroğlu ve ekibi ise, bölücü teröristlerin siyasi ayağı olan HDP’nin avukatlığını yapıyor. CHP’nin ve bugün “Atatürkçülük” edebiyatı yapan çevrelerin O’nun görüşlerine taban tabana zıt söylem ve icraatları saymakla bitmez. Buna rağmen, hepsi “Atatürkçülük” deyince mangalda kül bırakmıyor.

FETÖ de bunu yaptı yıllarca!..

Din adına ahkâm kesip, tam tersi adımlar attı. Temiz, inanmış insanların kutsal duygularını istismar edip, kullandı.

Biri din adına haşa Allah ve Peygamber’i istismar etti. Diğeri de “Atatürkçülükten” dem vurup, Mustafa Kemal’den yararlanmaya çalıştı.

Şimdi sormak istiyorum:

Ne farkı var bunların birbirlerinden?

<p>Kardeşiyle birlikte aşıyı reddetti, koronavirüse  yakalandı. Şimdi onun en yakın arkadaşı, sürekl

“Son pişmanlık” fayda etmedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu