• $8,155
  • €9,7349
  • 456.542
  • 1381.77
15 Şubat 2014 Cumartesi

Erdoğan düşmanlarına kılavuz

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

İlginç, daha düne kadar Cemaatle kanlı bıçaklı olanlar, bugün can ciğer kuzu sarması. CHP'den en uçtaki sola, MHP içindeki bazı gruplara kadar pek çok kişi "Cemaat Sevdalısı" oldu.
Cemaat, Hükümet'e vuruyor. Bunlar da el ele vermiş peşinden koşuyor...
Hepsini aynı potada birleştiren ise Tayyip Erdoğan düşmanlığı! Oysa birbirlerine o kadar uzaklar, o kadar farklı dünyalarda yaşıyorlar ki!
Bu tablo bana, 30 Ocak 1943'te yaşanan ünlü İsmet İnönü- Wilson Churchill görüşmesini hatırlattı...
İkinci Dünya Savaşı'nın en sıkıntılı günleriydi. Hitler, Alman askerleri ile Ege adalarına kadar dayanmıştı. Sovyet Rusya ve Batı, Hitler'i durdurmanın planlarını yapıyordu. Planlardan biri de üstün vasıflı Türk askerlerinden oluşan 45 tümeni Almanların karşısına çıkartmaktı.
İşte böyle bir ortamda İngiliz Başbakanı Sir Wilson Churchill, Milli Şef İsmet İnönü'den randevu istedi. Amacı, tarafsız kalmak için direnen Türkiye'yi, Hitler'e karşı harekete geçirmekti.
İnönü görüşmeyi kabul etti.
Randevu yeri olarak da Alman uçaklarının menzili hesap edilerek Çukurova bölgesi tercih edildi. Taraflar, Tarsus-Yenice'de bir tren vagonunda bir araya geldiler. Churchill'in beraberinde Sir Alexandre, Sir Maidland, Sir Broke, Sir Lindsel, Hava Meraşali Drummond ve donanmadan Komodor Dunkas gibi önemli isimler vardı.
Vaatler havada uçuştu. İngilizler, Türkiye'ye çeşitli taahhütlerde bulundular. Zaman zaman da tehditkâr ifadeler kullandılar.
İnönü direndi. Rivayetlere bakılırsa, bir ara Churchill'e akıl bile verdi. İnönü, "kulağıma iki ayrı ses geliyor" dedi:
- Birincisi, Hitler'in çöküşünün sesi. İkincisi de Stalin'in yükselişinin ayak sesleri.
Ardından ekledi:
- Bu sesler çok hayra alamet değil. Hitler sizin içinizden biri. Onu halledebilirsiniz. Ama göreceksiniz Stalin hepiniz için büyük bela olacak.
İnönü'nün öngörüsü gerçekleşti.
Hitler gitti, Stalin geldi. Sovyet Rusya, 1990'lı yıllara kadar batının büyük kâbusu oldu.
Sakın ola kimse çarpıtmasın. Şimdi kimse yanlış anlamlar yüklemeye kalkmasın. Bugünkü çekişmenin tarafları arasında Stalin veya Hitler'le herhangi bir bağlantı kurmuyorum. Sadece "kıssadan hisse, herkes aklını başına toplamalı" diyorum!
Demokrasinin kuralları belli: Sandıkla gelen AK Parti, halk desteğini yitirirse sandıkla gidebilir. Peki ya Cemaat? O iplerin tamamını ele geçirirse, ne olacağı belli mi?
***
Hani, zaman zaman "güçten" bahsedip o gücün "çok büyük işler yapabileceğini" iddia edenler var ya... Onlara da Osmanlı'dan bir örnek vermek istiyorum...
Fatih Sultan Mehmet'in babası Sultan Murat Han bir ferman çıkartmış. Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri'nin müritleri, ilim ile meşgul oldukları için askerlikten ve vergi ödemekten muaf tutulmuş.
Rivayet o ya, Ankara Bölgesi'nde herkes Hacı Bayram-ı Veli'nin müridi olmak için sıraya girmiş. Osmanlı, bölgeden vergi toplayamaz olmuş. Sonunda Padişah'a durum bildirilmiş:
- Sultanım, Ankara Bölgesi'nden vergi gelmez oldu.
2. Murat Han da Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri'ni Edirne'ye davet edip sormuş:
- Sizin kaç müridiniz var?
O büyük zat da "Bilmiyorum Padişahım; bana zaman verin size bildireyim" cevabını vermiş.
Hemen Ankara'ya dönüp Ulus'taki bir tepeye büyükçe bir çadır kurmuş. Bütün ahaliyi toplamış:
- Ey cemaati Müslimin... Aranızda kim benim için canını verir?
Kalabalık hep bir ağızdan "ben" ve "biz" diye bağırmaya başlamış. Hacı Bayram-ı Veli de "O zaman gelin buraya, canınızı alacağım" çağrısında bulunmuş.
Kalabalık içinden sadece bir baba, elinden tuttuğu çocuğu ile çadıra yönelmiş. Herkes ne olacağını şaşkın mı şaşkın beklerken, Hazret o iki kişiyi çadıra sokmuş. Ardından bir koyun kesmiş. Çadırdan sızan kanı gören ahalinin tamamı sırra kadem basmış.
Hacı Bayram-ı Veli de Padişah'ın huzuruna çıkıp "Hesapladım, benim sadece 1,5 müridim varmış" cevabını vermiş.
Yine kıssadan hisse: Bu işler böyledir! Menfaatler kaybolmaya ve zor kapıya dayanmaya görsün! O kalabalıklar dağılır, işte o zaman ortada sadece 1,5 mürit kalır!

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler

Petranboard'u kapan zirveye koştu

Muş'un yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplandı